İşte böyle para kazanıyorlar: 9 uzmandan para kazanma tüyoları
Günde ortalama 5 trilyon doların döndüğü foreks piyasası Türkiye’de de hızla büyüyor. Foreks uzmanlarına göre bu yıl hangi yatırım araçları izlenmeli.

İdil Taraklı'nın haberi
Günde ortalama 5 trilyon doların döndüğü foreks piyasası Türkiye’de de hızla büyüyor. Türkiye foreks piyasasının 2013 sonuna kadar 10 milyar dolarlık günlük işlem hacmine ulaşması bekleniyor. Foreks uzmanlarına göre bu yıl özellikle euro/dolar, altın, gümüş ve Japon Yeni yakından izlenmeli...
BİLGİ ve iletişim teknolojilerindeki baş döndürücü gelişme, yatırım enstrümanlarına ve yatırım tercihlerine de aynı hızla yansıyor. Artık dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi bir tasarruf sahibi, sadece birkaç tuşa basarak istediği yatırım aracını alıp satabiliyor. Pek çok bölgede olduğu gibi elbette Türkiye’de de insanlar bu piyasada alım satım yapıyor.
Evet, foreks piyasasından bahsediyoruz. Bu piyasayı kısaca “kaldıraçlı alım satım işlemleri” olarak tanımlamak mümkün. Forekste yatırılan teminat tutarı karşılığında, her türlü döviz, mal, kıymetli maden ve diğer varlıkların kaldıraçlı olarak elektronik ortamda alım satımını yapmak mümkün.
Bir başka deyişle foreks işlemleri, dayanak varlıktaki fiyat değişimlerinden fiziki alım satım olmaksızın yararlanmayı amaçlıyor. Foreks piyasasının döviz ticareti anlamına gelen “foreign exchange” kelimelerinin kısaltması olduğunu da belirtelim. Tek yönlü olmayan bu piyasada kazanç elde etmek için sadece yükselişe veya düşüşe ihtiyaç duyulmuyor. Burada önemli olan ilgilenilen enstrümanın yönünü doğru analiz edebilmek...
Forekste işlem yapmak için yatırılan teminat tutarı karşılığında alınabilecek pozisyon tutarına “kaldıraç oranı” deniyor. Türkiye’de müşterilere uygulanan kaldıraç oranı 1’e 100. Dünyada ise 1’e 25’ten, 1’e 200 ile 400’e kadar farklı oranlar uygulanıyor.
Türkiye’de foreks için 2011 ağustos ayı sonunda SPK tarafından yapılan düzenlemeler söz konusu piyasaya güveni artırdı. Özellikle foreks teminatlarının Takasbank’ta saklamaya alınması yatırımcı için çok önemli bir adım olarak görülüyor. Daha önce foreks işlemleri yapmak isteyenler yurtdışında hesap açmak zorunda kalıyordu. Artık tüm işlemlerini buradan yapmayı tercih ediyorlar.
EN LİKİT, EN HACİMLİ PİYASA
Foreks, dünyanın en yüksek işlem hacmine piyasası. Öyle ki günde ortalama 5 trilyon dolarlık işlem gerçekleşiyor. Bütün dünyanın işlem yaptığı foreks piyasasında en yüksek işlem hacmine İngiltere, ABD ve Japonya’da ulaşılıyor. Londra’nın günlük işlem hacmi 2 trilyon doları buluyor. ABD’de 900 milyar, Japonya’da da 300 milyar dolarlık foreks işlem hacmi görülebiliyor.
Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşlar Birliği’nin (TSPAKB) resmi verilerine göre, Türkiye foreks piyasasının 2012 yılındaki aylık işlem hacminin 196 milyar TL’ye kadar çıktığı görülüyor. Ortalama aylık işlem hacmininse 125 milyar TL civarında olduğu ifade ediliyor. Bu da hafta sonları hariç 5 gün 24 saat açık olan piyasada ortalama 5.5 milyar TL civarında günlük işlem hacmine tekabül ediyor.
Analistlere göre, gelişmiş ülkelerdeki piyasalara göre çok küçük görünse de Türkiye’deki işlem hacminin bir yıl gibi kısa bir sürede bu büyüklüğe ulaşmış olması çok önemli. Bu piyasadaki işlem hacminin giderek artacağı konusunda hemen herkes hemfikir.
“10 MİLYAR $’IN ÜSTÜNE ÇIKAR”
Gedik Menkul Değerler Genel Müdür Yardımcısı Bülent Ertuna, bu yıl foreks hacmin 10 milyar doların üzerine çıkacağını tahmin ediyor. Bu piyasadan kurumsal yatırımcıların yanı sıra bireysel yatırımcıların da faydalanabileceğini ifade eden Ertuna, foreksin avantajlarını şöyle anlatıyor:
“Dünyada kurumsal yatırımcıların forekse ilgisi son derece yüksek. Ülkemizde ise ağırlıklı bireysel yatırımcılar işlem yapıyor. Kurumsal yatırımcıların işlem hacmi henüz oldukça düşük. Foreks piyasasından tüm dünyada merkez bankaları, hedge fonlar, sigorta şirketleri, ihracatçılar, ithalatçılar daha çok faydalanıyor. Bunun sebebi kurumların kur riskine karşı korunma isteği ve kaldıraç etkisiyle bu riskten en küçük teminatla korunabilmeleri.”
24 SAAT İŞLEM YAPMA İMKANI
Foreks piyasasında her iki yönde (hem alım hem satım) pozisyonu açarak işlem yapılabiliyor. GCM Menkul Kıymetler Genel Müdürü Alper Nergiz, “Foreks varlıklarını oluşturan döviz, mal ve kıymetli madenlerde hem yükselişe hem de düşüşe pozisyon açmak mümkün. Piyasa hafta içi tüm gün 24 saat açık. Türkiye saatiyle pazar gecesi açılan piyasa, cuma gecesine kadar devam ediyor. Yani haftada 5 gün 24 saat açık piyasada dilediğiniz an işlem yapma imkanı var” diyor.
Peki bu piyasanın manipülatif olduğu yönündeki eleştirilere ne demeli? Nergiz, katılımcı sayısının çokluğu ve çeşitliliği nedeniyle herhangi bir kişi veya kuruluşun forekste kendi işlem gücüyle fiyatlara yön vermesinin pek mümkün olmadığını söylüyor. Dolayısıyla bu piyasanın manipülasyondan uzak olduğunu düşünüyor. Likit olması ve yüksek kaldıraç imkanının ise foreks piyasasını cazip kılan etkenler olduğunu sözlerine ekliyor.
ÖNEMLİ OLAN RİSKİ YÖNETMEK
Destek FX Genel Müdür Yardımcısı Tuna Yılmaz da foreks piyasasının sanıldığı kadar riskli olmadığını belirtiyor. Yılmaz, “Risksiz bir yatırım aracı olarak bilinen mevduat faizinde bile, eğer doğru değerleme yapmamışsanız, enflasyon oranının altında gelir elde edebilirsiniz. Yani kazanacağınızı düşündüğünüz gelir kağıt üzerinde kalabilir, gerçekte zarar edebilirsiniz. Kısacası her yatırım aracında bir risk vardır” diyor.
Risk algısının kişiden kişiye değişen bir kavram olduğunu hatırlatan Yılmaz’a göre, riskin olmadığı yerde kazanç da yoktur. Ancak sadece kazanca odaklanıp riski sonradan kabul etmek yanlış bir tutum olacaktır. Risk yönetimi, yatırım düşünülen bütün piyasalar için geçerli bir durum. Önemli olan riski yönetebilmek. Tuna Yılmaz’ın yatırımcılara önerisi ise şöyle:
“Sadece foreks değil bütün piyasalar için şunu önerebilirim: Piyasada deneyim sahibi olana, dinamiklerini öğrenene kadar sermayenizin küçük bir kısmıyla yatırım yapın. Bu dönemi eğitim süreci olarak kabul edin.”
Evet, Türkiye için yeni de olsa çok hızlı büyüyen ve yatırımcılardan büyük bir ilgi gören foreks piyasalarında dikkatli olmak, beklentilere göre pozisyon alarak hareket etmek çok önemli.
PARİTE, ALTIN, GÜMÜŞ...
Uzmanlar rahatlatıcı konuşsa da oldukça volatil (oynak) olan foreks piyasalarında kısa zamanda ciddi zararlar yaşanabileceği de unutulmamalı. Öncelikle işlemlerin ve tutulan pozisyonların çok yakından izlenmesi gerekiyor. Analistlere göre işlem saatleri uzun olduğu için gecelik bırakılan pozisyonlarda, olası olumsuz gelişmelere karşı zararlar sınırlandırılmalı ve mutlaka “zararı durdur” emirlerinden faydalanılmalı. Volatilitesi yüksek, ekonomik ve siyasi gelişmelere çok duyarlı; çok hızlı, çok yüksek fiyat hareketleriyle reaksiyon verebilen forekste çok dikkatli adımlar atılması gerekiyor.
Peki foreks uzmanları, bu yıl bu piyasada özellikle euro/dolar, altın, gümüş ve Japon Yeni’ne dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyor. Her yatırımcı mutlaka kendi beklentisine göre pozisyon alacak ama emtialardaki, paritelerdeki gelişmelerin yakından izlenerek pozisyon alınması öneriliyor...
Alper NERGİZ / GCM Menkul Kıymetler Genel Müdürü
“Şeker yeni dip seviyeleri deneyebilir”
Şeker: Geçen yıl “tarihi dip” seviyelerini gören şeker fiyatları, bu yıl da yeni dipler oluşturabilir. Düşüş trendindeki fiyatlar, 20.60 ve 21.70 dolar altında kalmayı sürdürüyor. 2013 yılı içinde 16 ve 15 doları görme ihtimalleri güçlü.
Euro/dolar: Foreks yatırımcılarının en çok işlem açtıkları finansal varlık. Euro/dolar paritesinin yılın ilk çeyreğine kadar yukarı yönlü hareketlerine devam etmesini bekliyoruz. Çıkışın 1.35’e kadar sürme ihtimali güçlü. Ancak Avrupa’daki sorunların şimdilik sadece geçici çözümlerle yönetilmesi nedeniyle riskler devam ediyor. Euro/dolar paritesinde uzun vadede 1.25-1.20 seviyeleri hedeflenebilir.
Japon Yeni: Japonya’da gerek hükümetin gerekse Merkez Bankası’nın (BoJ) ülkeyi resesyondan kurtarabilmek için gerçekleştirdiği parasal genişleme, yen üzerinde negatif baskı yaratıyor. Ancak ilerleyen dönemlerde yen’in yeniden güçlenme ihtimali mevcut. Bunun için önce olası geri çekilmeler ardından yeniden yükseliş gerekiyor. Bu durumda yen’de 90 dolar direnci geçilirse ardından 95 ve 100’e gidebilir.
Altın: 1.625 dolar desteğinden aldığı güçle yukarı yönlü hareketlerine devam etmek istiyor. Bu yükseliş ilk etapta 1.750’ye kadar sürebilir. Eğer FED parasal genişlemesini devam ettirirse altında 1.750-1.800 aralığı hedeflenebilir. FED’in parasal genişlemesini 2013 yılında sonlandırma düşüncesinin kuvvetlenmesi ise altına olan talebi azaltır. Bu durumda altın 1.625-1.550 dolar bandına yaklaşabilir.
Gümüş: Gümüş fiyatları için de altında belirttiğimiz parasal genişleme haberleri önemli olacak. Öte yandan gümüş fiyatlarında 32.40 ile 33.00 dolar dirençleri arasında güçlü bir baskı oluştu. Gümüş fiyatları bu baskıyı geçmediği sürece alıcılar dikkatli olmalı. 2011 yılından itibaren 26 dolar desteği üzerinde hareket eden gümüş, 33 direncini geçebilirse 35 ve 37.50 seviyelerini hedefleyebilir.
Borsa: Başta ABD olmak üzere Asya, Avrupa ve hatta Türkiye borsalarında yılın ilk çeyreği sonuna kadar yükseliş beklentimizi koruyoruz. Ancak ilk çeyreğin bitmesiyle beraber borsalarda tepki satışları gelebilir. Bu süreçte ülkelerin makro-ekonomik konumları tekrar gözden geçirilmeli.
Kıvanç MEMİŞOĞLU / İntegral Menkul Değerler Genel Müdürü
“Dow Jones için orta vadeli hedef 14 bin”
Dow Jones Endeksi: Türkiye’de ucuz maliyetlerle ABD endekslerine de yatırım yapılabilir. Önümüzdeki çeyrekte ABD’de gerçekleşecek borç tavanı görüşmeleri sırasında Dow Jones’ta satışlar görülebilir. Endekste 13 bin-13 bin 200 dolar aralığı alım için uygun olacak. 2013 içerisinde Dow Jones’ta orta vadede 14 bin, uzun vadede ise 14 bin 700’ler hedeflenebilir.
Altın: Uzun vadede 2013 yılı için öngörümüz 2012’nin son çeyreğinde görülen düşüşlerden sonra bir kısım toparlanma olacağı yönünde. 2013’ün ikinci yarısında FED tarafından sıkılaştırma politikaları izlenebilir. Dolayısıyla altın fiyatlarında düşüş potansiyeli görünüyor. Ancak yılın ilk yarısında 1.670-1.700 seviyelerinden 1.730-1.750 dolara doğru yükseliş görülebilir.
Euro/dolar: Paritede geçen kasım ayı başından bu yana görülen yükseliş 2013 yılı içinde bir miktar daha devam edebilir. Ancak 1.3410-1.3485 seviyelerinde alımlar zayıflayabilir. Euro/dolar paritesinde 2013’ün ilk çeyreğinde 1.3450’lerin üzerine yükselişler görülürse buradan satış yönünde pozisyon açılabilir. Bu durumda 1.3045-1.3130 aralığı hedeflenebilir.
Amerikan ham petrolü (WTI): Hem brent hem de Amerikan petrolünün yükselmesinde; euro bölgesinde alınan ekonomik önlemler, parasal genişlemeler ve ABD’nin ayda 85 milyar dolara ulaşan parasal genişlemesi etkili oldu. Euro bölgesi borç krizinin en derin olduğu noktalarda 78 dolara kadar düşen Amerikan ham petrolü, ülke ekonomisinin toparlanma sinyallerinin artmasıyla brent ile arasındaki farkı kapatmaya doğru gidiyor. ABD’nin borç tavanı tartışmaları sırasında 95.40-96.50 dolar bandından geri çekilmeler görülebilir. O zamana kadar 91.50-92 bandı alıma uygun olacak. Orta vade ABD ham petrolünde 98.95-100 aralığı hedeflenebilir. ABD ekonomisinin toparlanmaya devam etmesi durumunda ise bu yıl hedef 105 dolar olabilir.
Bakır: 2011 yılında dünyada bakır madeni üretimi 16 bin 100 tona ulaşmıştı. Bölgesel olarak en fazla üretim Asya ve Amerika’da gerçekleşiyor. Bu bölgelerde görülen parasal genişleme etkenleriyle ekonomilerin büyüme potansiyelleri, bakırda yükselişi destekliyor. Amerika’da Chicago bakır fiyatlarında kademeli yükselişlerin görüldüğü kasım ayındaki 345-350 dolarlar alım için uygun seviyeler. Eylülde ABD’nin parasal genişlemesiyle görülen 380 dolar, 2013’ün ilk yarısında hedeflenebilir. Yılın ikinci yarısında ABD ekonomisinde toparlanma sinyallerinin artması durumunda 394 seviyesi de görülebilir.
Euro/sterlin: Euro/dolar ile sterlin/doların oranı şeklinde düşünülebilecek bu parite, euro bölgesi ile İngiltere’nin ekonomik fiyatlanması üzerine kurulu. Son zamanlarda İngiltere Başbakanı David Cameron’ın İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkacağı yönündeki açıklamaları ve düzenli şekilde zayıf gelen İngiltere verilerinin sterlini zayıflatmasıyla euro/sterlin paritesi, yükselen trendde hareket ediyor. 0.8345-0.8420 bandından bir kısım kar realizasyonları görülmesi durumunda 0.8225-0.8320 aralığından alımlar düşünülebilir. 0.85 seviyesi ise 2013’ün ikinci çeyreğinden itibaren hedeflenebilir.
Dolar/Yen: Japonya’nın eski başbakanı Abe, geçen eylül ayında muhalefet partisinin liderliğine geçmişti. Aralık sonunda başbakanlığına tekrar seçilmesiyle Japonya’nın agresif parasal genişleme politikası meyvelerini paritede 77.50’den 90.20’lere ulaşarak verdi. 2013’te kar realizasyonlarının ve başlayacak parasal genişlemelerin yatırımcılara alım fırsatı vereceğini düşünüyoruz. 85.50-86.10 aralığı alıma uygun bölge olabilir. Orta vadede 89.60-90.10, uzun vadede ise 92.85-93.50 hedeflenebilir.
Dolar/TL: İMKB’de rekorlar kırılsa da Merkez Bankası TL’nin aşırı değerlenmesine müdahale edebiliyor. Kısa vadede paritede 1.7500-1.7550 arasından alımlarda 1.79 hedeflenebilir. Uzun vadede paritenin dalgalanma olasılığı da var. Bu nedenle piyasanın çift yönlü özelliğini kullanılarak 1.8050 satış, 1.7600 alış stratejisi kullanılmalı.
NZD (Yeni Zelanda Doları)/dolar: Şubat ayında 0.8225-0.8260 bandına geri çekilmelerde alımlar düşünülebilir. Bu alımların kısa vadeli hedefi 0.8325, orta vadeli hedefi ise 0.8450 olabilir.
Volkan KIZILTAN / Yapı Kredi Yatırım Genel Müdür Yardımcısı
“GYO’lara ağırlık verilebilir”
Borsa: Amerika endeksleri yılın ilk çeyreğinde borç tavanı ve bütçe kaygılarıyla baskı altında kalabilir. Ancak yılın ikinci yarısında daha güçlü performans göstereceğini öngörüyoruz. Yılın ilk yarısında altyapı ve yeraltı kaynakları hisseleriyle güçlü nakit akışı, temettüsü, düşük betası olan hisselere (gayrimenkul yatırım ortaklığı) ve MLP’ye (işlem gören enerjiye dayalı yatım ortaklıklarına) ağırlık verilebilir. Yılın ikinci yarısında ise ekonomik büyümeye daha duyarlı dönemsel hisselere geçilebilir.
Emtialar: 2013 yılı için Çin ve Çin’le korelasyonu yüksek olan emtialara, hisselere olumlu bakıyoruz. Çin’deki yeni liderlerin ekonomiyi canlandırmaya yönelik girişimleri, şehirleşme vizyonu, ülkede duraksayan büyümeyi hızlandıracak. Çin’de yüzde 8’i aşabilecek bir büyüme yakalanabilir. Bu anlamda bakır ve çelik sektörlerine olumlu bakıyoruz. Özellikle geçen yıl Amerika’da geride kalan çelik hisseleri, bu yıl daha iyi performans gösterebilir. Çin hisselerine yönelik borsa yatırım fonları (NYSE:FXI gibi) da değerlendirilebilir.
Platin-paladyum (PGM): Platin ve paladyum grubu, beğendiğimiz diğer emtialardan. Güçlü otomotiv satışları dolayısıyla bu metallerin sektördeki kullanımlarının artacağını düşünüyoruz. Ayrıca mücevher ve değerli metal olarak da söz konusu emtialara talep güçlü seyredebilir. Öte yandan, geçen yıl Güney Afrika’da yaşanan grevler bu madenlerde global stokların erimesine yol açmıştı. Bu nedenle 2013’te bir arz açığı yaşanabilir.
Tarımsal emtialar: Geçen yıl güçlü performans gösteren buğday ve soyada 2013’te ekim alanları ve arzın artacağını düşünüyoruz. Yüksek fiyatlar sebebiyle talepte nispeten daralma yaşanabilir. Bu ürünlerin performansı kahve ve pamuğa oranla daha zayıf olabilir.
Petrol: Brent petrolde bir arz sıkıntısı yaşanmayacağını düşünüyoruz. Ancak jeopolitik riskler dolayısıyla fiyatların çok fazla gerilemeyeceğini ve 105 dolar civarında seyredeceğini tahmin ediyoruz.
M. Metin AYTEKİN / ALB Menkul Değerler Genel Müdürü
“Altının onsu 1.850 dolara ulaşabilir”
Altın: FED’in uyguladığı politikalara bağlı olarak faizler düşük tutulmaya çalışılıyor. Ayrıca ABD’de işsizlik oranı yüzde 7’nin altına inmediği sürece parasal genişlemenin devam edeceğini düşünüyoruz. Bütün bu faktörlerin etkisiyle altın yıl içinde 1.850 dolara ulaşabilir. Bu aşamada ABD işsizlik oranının takip edilmesi önemli. Çünkü bu oran FED’in bir sonraki adımını tahmin etmemize yardımcı olacak.
Mısır-pamuk: Mısır ve pamuk fiyatlarında yukarı yönlü hareket bekliyoruz. Özellikle mısırda yeni zirveler denenebilir. Buradaki fiyatları Amerika’da yaz dönemindeki hava koşullarının yanı sıra Çin ile Avustralya’nın büyüme oranları etkileyecek. Mısır mart kontratının 740 sent/bu’yu (bushel = 34.7 kg) geçmesi halinde yukarı yönlü hareket görülebilir. Bizim tahminimiz 2013’te mısırın 850 sent/bu seviyesini görmesi yönünde. Pamukta beklentimizse 90 sent/lb... (lb: Libre. 1 libre = 0,45359237 kg.)
Dolar/TL ve euro/TL: Dolar/TL’nin 1.75’in altına gerilemesi istenmiyor. Bu aşamada dolar/TL paritesinde aşağıda 1.750 seviyesinden güçlü alımlar gelebilir. Euro/TL paritesinde ise 2.40 seviyesi önemli. Paritenin 2.40’ın üzerinde tutunması halinde 2.70 görülebilir. Euro bölgesi krizinde en sorunlu dönemin aşıldığını düşünüyoruz. Bölgedeki toparlanmayla birlikte euro’da değer artışı olabilir.
Gümüş: Gümüş fiyatlarında düşüş trendi gözleniyor. Ancak yıl içerisinde ABD’de parasal genişlemenin devam etmesi ve diğer ülke merkez bankalarının da bu akımın içinde kalmasıyla gümüşte 35 dolarlar görülebilir. Gümüş fiyatının 35.40 dolar üzerinde tutunması durumunda 37.50 ve 44.20 seviyeleri hedeflenebilir.
Euro/dolar: Yıl içerisinde Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) faiz indirimine gitmesi bekleniyor. Bu indirim gelene kadar euro/dolar paritesinde yukarı yönlü hareketler görülebilir. Ancak faiz indiriminin gelmesi durumunda düşüşler hızlanır. FED’in parasal genişlemeyi sonlandırması da paritede aşağı yönlü hareketleri tetikleyebilir. Bu durumda 1.25’ler görülebilir. ECB’nin faiz indirimine gitmemesi ve ABD’de işsizliğin yüzde 7’nin altına gerilememesi halinde ise 1.40’lar görülebilir. Döviz pariteleri içerisinde yükselmesini beklediğimiz ürünler arasında dolar/Japon Yeni, sterlin (GBP)/dolar, euro/dolar’ı sayabiliriz.
Lars Seier CHRISTENSEN / Saxo Bank Kurucu Ortağı ve CEO’su
“Soya fasulyesi, mısır ve buğdayı takip edin”
Soya fasulyesi, mısır ve buğday: Bu ürünlerde geçen yaz kuraklık nedeniyle fiyatlarda yukarı yönlü hareketler yaşanmıştı. Portföylerini 2012’nin üçüncü çeyreğinde değer kaybetmiş olan tarım ürünleriyle çeşitlendirmek isteyen yatırımcılara soya fasulyesi, mısır ve buğday hareketlerini izlemelerini öneriyorum.
Emtialar: Bu yıl yatırımcıları emtia tarafında 2012’den daha hareketli bir piyasa bekliyor. ABD ekonomisi toparlanma sinyallerini verdi, Çin ekonomisinden iyi veriler gelmeye başladı, fakat euro bölgesine ilişkin riskler piyasalarda baskı yaratmaya devam ediyor. Dünya ekonomisinin toparlanmasıyla talep artsa da enerji, bakır ve çinko gibi ürünlerde yukarı yönlü hareketlerin arz tarafının çok hızlı doldurularak sınırlı kalacağını düşünüyoruz.
Petrol: Kaya petrolü gibi yeni üretim tekniklerinin ortaya çıkması ya da maden kapasitelerinin artması, petrolde arz tarafının elini güçlü kılıyor. Brent petrolde beklentimiz fiyatların 100 ile 115 dolar arasında hareket edeceği yönünde. İran ve nükleer faaliyetlerine ilişkin siyasi tansiyonu artırıcı gelişmeler yaşanmayacağı varsayımında petrol fiyatlarında aşağı yönlü risk ağırlığı bir parça daha fazla.
Altın ve gümüş: 12 yıldır üst üste pozitif getiri sağladılar. Zayıflamakta olan dolara ve ABD’nin son parasal genişleme hamlesine rağmen bu emtialarda geçen yıl sonuna doğru kar realizasyonları yaşandı. Ancak merkez bankaları (özellikle gelişmekte olan ülkedekilerin), dip seviyelerden net alıcılar. Japonya, ABD ve Avrupa ülkelerinin parasal genişlemelere devam edecek olması, altında yukarı yönlü potansiyeli destekliyor. Bu arada ABD istihdam piyasasından veriler beklenenden iyi gelirse, parasal genişleme öngörülenden önce bitebilir. Dolayısıyla altın fiyatları, bu sona erişten olumsuz etkilenebilir. Altında 1.800 dolar seviyesini orta vadede kritik direnç olarak görüyoruz. Yılın büyük bölümünde fiyatlar 1.550-1.850 dolar arasında seyredebilir.
Tuna YILMAZ / DestekFX Genel Müdür Yardımcısı
“Çin’deki büyüme emtiaları canlı tutar”
Emtialar: Çin’de büyümenin ayak sesleri duyuluyor. Bu durum bakır gibi emtiaları canlı tutabilir. Altın ise geçmiş yıllardaki performansını devam ettirmekte zorlanıyor. Ciddi yükselişler yaşayan altın, bol likiditenin sonuna yaklaşıldığı şeklinde haberler geldikçe geriliyor. Altın 1.720 dolar üzerinde kalmadan bu yıl için 1.800’lerden bahsetmek çok anlamlı değil. 1.660 dolar altına gerilerse gündeme 1.550-1.600 aralığı gelebilir.
Euro/dolar: Her iki ekonomik merkezden parasal genişleme hamleleri pariteyi dar bir banda sıkıştırıyor. 1.33 dolar üzerinde kalındıkça 1.36-1.38 seviyelerinin görülmesi mümkün. Ülkelerin para birimlerinin diğer para birimlerine karşı değerlenmesi, rekabet gücünü azaltıyor.
Japon Yen’i: Küresel piyasalara Japon Merkez Bankası (BoJ) programının etkisini önümüzdeki yıl göreceğiz. Bu programla risk iştahının artması ve dolayısıyla emtia fiyatlarının yükselmesi olası. Bu durumda yen’in değer kaybı da kaçınılmaz olacak. Sadece biraz zamana ihtiyaç var.
Bülent ERTUNA / Gedik Menkul Değerler Genel Müdür Yardımcısı
“TL’de önemli destek 1.73 dolar”
Dolar/TL: Türkiye’nin güçlü ekonomik görünümü ve “yatırım yapılabilir” ülke notu alması nedeniyle bu yıl sıcak para girişinde artış olabilir. Bu doğrultuda TL değerlenebilir. Ancak Merkez Bankası’nın cari açıkta ve kredilerdeki genişleme tehlikesi nedeniyle TL’nin 1.75 dolar altına gitmesini istemediği göz ardı edilmemeli. TL’de aşağıda 1.73 dolar seviyeleri önemli destek iken 1.81 ise önemli direnç noktası.
Euro/ Japon Yeni: Paritenin euro ayağı Avrupa’da süren krizler nedeniyle sert hareketlerine devam ediyor. 117 direncini kırıp yükselişe geçen paritede dikkatli olmak gerek. Çünkü kısa vadeli yatırımcılar kar realizasyonuna geçip pariteyi gevşetebilir. ECB’nin likidite sağlamaması halinde bu durum euro’yu değerli hale de getirebilir.
Paund/dolar: Parite bu ay İngiltere Başbakanı David Cameron’ın Avrupa Birliği’nden çıkıp çıkmayacaklarına dair yapacağı açıklamanın sürekli ertelenmesi sebebiyle kararsız seyrediyor. Kesin bir karar çıkması durumunda GBP’de (pound, sterlin) sert hareketler meydana gelebilir. Avrupa Birliği’nden çıkılması durumunda İngiltere’nin en büyük ithalatçısından göreceği rağbet azalabilir. Dolayısıyla şimdilik orta vadeli trend yukarı doğru görünse de parite, yatırımcıları her an terse düşürebilir.
Dolar/Japon Yeni: Son aylardaki güvenli liman özelliğini korumaya devam eden yen, Japonya’nın makroekonomik anlamdaki dengeleri sebebiyle uzun vadede değer kaybına devam edecek. Bu noktada uzun vadede Japon Yeni kotasyonlarında ortaya çıkan düşüş trendi, çaprazındaki paritelere gelen düzeltmelerle kısa vadede yükselişlere yol açabilir.
Altın: Enflasyon endişelerinin artacağı beklentisiyle güvenli liman olarak görülen altında yıl içinde 1.900 dolar seviyeleri görülebilir. Altında 1.625 dolar ana destek,1.750 seviyesi ise ana direnç olacak.
Euro/dolar: Paritede 1.37 dolar seviyelerine kadar yükseliş gözlenebilir. ECB’den faiz indirimi kararı gelir veya FED parasal genişlemeden vazgeçerse 1.27 dolar öngörülebilir.
Ramazan ÖZNACAR / Şeker Yatırım Genel Müdür Yardımcısı
“Yılın favori ürünü Japon Yeni olacak”
Japon Yeni: Bu yılın favori ürünü olacak. 2013 başında Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) aktif bir piyasa oyuncusu olacağını deklare etmesiyle 76’lardan 90’lara ilerleyen dolar/Japon Yeni bu nedenle yakından takip edilmeli. BoJ’un genişlemeci para politikalarında kararlılık göstermesi durumunda bu paritede 100 doların üstüne doğru bir hareket görülebilir.
Euro/dolar: 2013 yılında piyasaların yönünde merkez bankalarının pozisyonu belirleyici olacak. Genişlemeci para politikalarının devam etmesi durumunda doların değer kaybettiği bir dönem yaşanabilir. Bu durumda euro/dolar yukarı çıkmaya başlayabilir. Ancak merkez bankaları politika değişikliğine gittiği anda (yani sıkılaştırmaya yönelmeleri durumunda) bambaşka bir tablo ortaya çıkar. Böyle bir durumda euro/dolar hızlı bir şekilde geri çekilir.
Can PAMİR / İş Yatırım Menkul Değerler Pazarlama Müdürü
“Günlük hacim 7-8 milyar dolara çıkabilir”
Bu yıl yeni oyuncuların da devreye girmesiyle foreks işlemlerindeki rekabet artacak. Dolar/euro, dolar/TL ve altın/dolar paritelerine yoğunlaşan işlemlerin daha farklı paritelere de yayıldığını ve fiyat rekabetinin arttığını görebiliriz. Dalgalı bir seyir söz konusu olduğu için işlem hacminin ulaşacağı seviye olarak bir rakam vermek kolay değil. Ancak 2013 sonunda günlük ortalama hacmin 7-8 milyar dolar civarında olduğunu görebiliriz.
Oldukça volatil olan bu piyasalarda küçük teminatlarla büyük pozisyon alma imkanını sunan yüksek kaldıraç oranı, kısa zamanda ciddi zararlar yaşanması gibi önemli bir risk ortaya çıkıyor. Dolayısıyla bu piyasalarda, yüksek volatilitenin bilincinde olan, kısa süre içerisindeki büyük fiyat değişikliklerini tolere edebilecek yatırımcılar işlem yapmalı. Bu piyasalarda yapılan işlemlerin ve tutulan pozisyonların yakından ve sıkı bir şekilde takibi çok önemli.
İşlem saatleri uzun olduğu için gecelik bırakılan pozisyonlarda yatırımcılar olası olumsuz gelişmelere karşı zararlarını sınırlandırmalı ve mutlaka “zararı durdur” emirlerinden faydalanmalılar. Bu arada yüksek volatilitenin üstüne yüksek kaldıraç oranını eklediğinizde risk daha da artar. Dolayısıyla yatırımcılar kaldıraç kullanımında çok dikkatli olmalılar. Piyasadaki gelişmelere, yatırım yapılan döviz paritesinin cinsine, ekonomik gelişmelere bağlı olarak kaldıraç oranı ayarlanmalı. Yatırımcılar her döviz paritesinin işleyiş ve davranış özelliklerinin de farklı olabileceğini bilmeli.
Kaldıraçlı piyasalarda nasıl işlem yapılır?
* Öncelikle SPK’dan izin almış yani denetime tabi şirketlere başvurulur.
* Başvurulan şirket tarafından istenen dokümantasyonlar doldurularak hesap açma işlemi yapılır.
* Aracı kurumun belirlediği hesaba “yatırım amaçlı” yurtiçinde bir bankaya teminat gönderilir. (Bu teminat Takasbank’ta saklanıyor.)
* Müşteriler hesaplarını TL ya da dolar olarak fonlayabilir.
* Ancak işlem platformunda tüm hesaplamalar dolar üzerinden yapılır.
* Ardından kullanıcı adı ve şifresiyle aracı kurumun sağladığı platforma giriş yapılarak işlemlere başlanabilir.
*Yatırım yapılacak enstrüman ve yatırım miktarı seçilip “al” ya da “sat” tuşuna basarak istenilen yönde işlem gerçekleştirilebilir.
Foreks’te yatırım yapacaklara uyarılar
* Önce demo hesaplarda işlem yaparak piyasa dinamiklerini öğrenip deneyim kazanın.
* Geri testler yaparak günlük, haftalık, aylık raporlarla geçmişte yaptığınız hataları görün, bunları tekrarlamamaya çalışın.
* Stop loss (kaybetmeyi durdurma) emrini kullanarak olası zararı baştan kontrol altına alın.
* İşlem yapmak istediğiniz ürünle ilgili bilgileri aracı kurumunuzdan isteyin. Mümkünse ücretsiz eğitimlere katılın.
* Riskleri dağıtacak bir işlem planı oluşturun.
* Elinizdeki sermayenin tümü kullanmayın.
* Piyasa trendlerini yakından takip edin...
Para Dergisi