İngiliz futbolu patronlara kaybettirdi, kulüplere yatırım yapanlar 5 yılda yüzde 41 zarar ederken FTSE 100 endeksi yüzde 36'dan fazla kazandırdı
Futbolun beşiği olarak nitelendirilen ve dünyanın en çok izlenen liglerinin başında gelen İngiliz futbolu, yatırımcısına kaybettiriyor. Ülkedeki Bağımsız Futbol Düzenleyicisi (IFR) kurumunun hazırladığı rapora göre en üst beş ligdeki kulüplere yatırım yapanlar patronlar, son 5 yılda yatırımlarının yüzde 41'ini kaybetti. Rapora göre, aynı dönemde FTSE 100 endeksi yüzde 36'dan fazla getiri sağladı. Premier Lig'e yükselen kulüplerde ise yatırım getirisi yüzde 187'ye ulaştı.

İngiliz futbolunda BAE Devlet Başkan Yardımcısı Şeyh Mansur bin Zayid Al Nahyan'ın sahibi olduğu Manchester City ile ilgili finansal kuralları ihlal ettiğine ilişkin tartışmalar sürerken, İngiltere Bağımsız Futbol Düzenleyicisi (IFR) ülke futboluyla ilgili dikkat çeken bir rapor yayımladı.

AVRUPA FUTBOL PAZARININ TOPLAM GELİRİ 38 MİLYAR EURO
Rapora geçmeden önce küresel bir endüstriye dönüşen futbol ile ilgili dikkat çeken bazı rakamları paylaşmakta fayda var.
Forbes'te yer alan Boston Consulting Group'un son araştırmasına göre Avrupa futbol pazarının toplam geliri bugün 38 milyar euroyu aşıyor. En yüksek gelire sahip 20 kulüp artık 11 milyar eurodan fazla kazanıyor. Bu rakam, Avrupa'nın en büyük beş ligindeki toplam gelirin yarısından fazlasını oluşturuyor.

PREMIER KULÜPLERİNİN TOPLAM GELİRİ REKOR KIRDI
Yerel yayın haklarının büyümesi yavaşlarken, Premier Lig'in uluslararası hakları 2010'daki 500 milyon sterlin seviyesinden bugün 2,2 milyar sterlinin (yaklaşık 3 milyar dolar) üzerine çıktı.
Premier Lig kulüplerinin toplam geliri rekor kırarak 9 milyar sterlini aştı. Deloitte verilerine göre sadece en üst ligdeki 20 kulübün yarattığı gelir 7 milyar sterlinin üzerinde.
IFR'NİN RAPORU: MALİ KRİZLE KARŞI KARŞIYA KALABİLİR
Ancak İngiliz futboluyla ilgili bu rakamlara rağmen ülke futbolunun bağımsız düzenleyici kuruluşunun raporu, sporun gidişatını değiştirmediği takdirde mali bir krizle karşı karşıya kalacağına dair yıkıcı bir tablo çiziyor.
Bağımsız Futbol Düzenleyicisi (IFR) kurumunun başkanı David Kogan ve CEO'su Richard Monks'un görüşlerine raporun girişinde yer verildi. İki yöneticinin analizinin, "İngiliz kulüp futbolunun aynı anda dünyanın en zengin, en iyi ve en rekabetçi futbolu olurken, aynı zamanda mali felaketin eşiğinde olmasının nasıl mümkün olduğunu" gösterdiği belirtildi.

116 KULÜBÜN MALİ PERFORMANSINI İNCELEDİ
2025 yılında yürürlüğe giren bir yasayla kurulan ve denetimi altındaki 116 kulübün mali performansına erişimi olan düzenleyici kurum, oyuncu ve stadyum yenileme gibi altyapı maliyetlerindeki artış nedeniyle neredeyse tüm takımların zarar bildirdiğini ifade ediyor. Kulüplerin bu duruma ayak uydurmak için genellikle yüksek faiz oranlarıyla borç aldığı veya sahiplerden mali destek istemek zorunda kaldığı belirtiliyor. Rapora göre, kulüplerin yaklaşık üçte ikisi, patronlarından bu tür bir yardım almadan 90 gün bile hayatta kalamaz.
Raporun bir diğer önemli noktası ise, İngiliz futboluna yatırım yapmanın birçok kulüp sahibi için kötü bir bahis haline geldiği yönünde.

KULÜP YATIRIMI VE FTSE 100 ENDEKSİ KARŞILAŞTIRMASI
2025-26 sezonuna kadar olan beş sezonluk bir dönemde, en üst beş ligdeki kulüplere yatırım yapan patronların yatırımlarının yüzde 41'ini kaybettiği tahmin ediliyor. Rapora göre, aynı dönemde FTSE 100 endeksine yapılan yatırım yüzde 36'dan fazla getiri sağlayabilirdi.
Finansal getiriler, sportif performansla yakından ilişkili. Bir üst lige yükselen kulüpler yüzde 85 getiri elde ederken, Premier Lig'e ulaşmaları halinde ise bu kazanç oranı yüzde 187'ye çıkıyor.
Aynı ligde kalan veya küme düşen kulüpler ise yüzde 67 ile yüzde 75 arasında kayıp yaşadı.
Bloomberg'de yer alan habere göre, geçen ay Premier Lig'in yaptığı açıklamada, en iyi performans gösteren kulüp Manchester City'nin yaklaşık 10 yıldır mali kuralları ihlal ettiğini ve bu sayede oyunculara daha fazla harcama yapabildiğini ortaya koyan bir soruşturmanın ardından, İngiliz futbolunun mali durumu gündeme geldi.

Masumiyetini savunan Manchester City'ye yöneltilen suçlamalar, 2008 yılında Birleşik Arap Emirlikleri başkanının kardeşi Şeyh Mansur'un desteklediği bir şirket tarafından devralınmasının ardından geldi. Bu satın alma, İngiliz futboluna yapılan uluslararası yatırım patlamasının ve oyunculara yapılan harcamalardaki benzeri görülmemiş artışın bir parçasıydı.
Geçtiğimiz sezon, İngiliz futbolu genel olarak yetenekli oyuncuları kadrosuna katmak için 4,8 milyar sterlin transfer ücreti öderken, oyuncu satışlarından sadece 1,5 milyar sterlin geri dönüş aldı.
Raporda, takımların transfer ücretlerini birkaç yıl içinde geri ödediği belirtilse de, bu tür finansmanın bilançolar üzerinde daha fazla baskı yarattığı ve nakit desteğe ihtiyaç duyulmasına neden olduğu kaydediliyor.
Raporda, "Artan gelirler orantılı bir şekilde paylaşılmadı ve bu durum ligler arasında ve liglerin kendi içlerinde uçurumlar yarattı" denildi.
Premier Lig'in en çok kazanan kulübü, Ulusal Lig'in en az kazanan kulübünün gelirinin 605 katını kazanıyor.
Premier Lig yaptığı açıklamada, kulüplerin öncülüğünde bir çözüm bulmak için düzenleyici kurum ve diğer paydaşlarla birlikte çalışacağını belirtti.
patronlardunyasi.com















