Dolar
49,5283
0,14%
Euro
55,708
0,38%
Sterlin
66,0239
0,38%
Bitcoin
4.054.603
0,19%
BİST-100
11.806,96
-2,18%
Gram Altın
6.665,247
0,50%
Gümüş
57,72
0,54%
Faiz
39,3
0,00%

İMEAK Deniz Ticaret Odası’nda Recep Düzgit ile Şadan Kaptanoğlu arasındaki başkanlık yarışında bugün sonuç belli olacak

Recep Düzgit, 61’e 59’luk meclis tablosuyla avantajlı bir başlangıç yaparken, uluslararası denizcilikte önemli görevler üstlenen Kaptanoğlu, oda tarihinde bir ilki gerçekleştirmek için yarışıyor. Peki, Boğazlar’dan dünya denizlerine uzanan bu rekabette iki adayın geçmişi ve vaatleri ne söylüyor?

16.10.2026 07:10 • Güncelleme: 16.10.2026 07:19
İMEAK Deniz Ticaret Odası’nda Recep Düzgit ile Şadan Kaptanoğlu arasındaki başkanlık yarışında bugün sonuç belli olacak
16px
32px

Burak ARTUNER

Türkiye’nin deniz ticaretinde söz sahibi olmak, yalnızca gemilere, limanlara ya da taşınan yüklere sahip olmakla bitmiyor. Sektörün sorunlarını devlet nezdinde dile getirmek, uluslararası düzenlemeleri takip etmek, armatörlerin çıkarlarını savunmak ve denizciliğin geleceğine yön vermek de gerekiyor.

İşte bugün İMEAK Deniz Ticaret Odası’nda (DTO) yapılacak başkanlık seçimi, bütün bu başlıkların kesiştiği bir yarışa sahne oluyor.

Sekiz yıldır başkanlık koltuğunda oturan Tamer Kıran’ın yeniden aday olmamasıyla açılan yarışta iki isim öne çıktı: Recep Düzgit ve Şadan Kaptanoğlu.

11 Ekim’de yapılan meslek komiteleri ve meclis üyeliği seçimlerinde Düzgit’in Mavi Listesi 61, Kaptanoğlu’nun Sarı Listesi ise 59 üyelik kazandı. Aradaki iki üyelik fark, yarışın ne kadar başa baş geçtiğini ortaya koydu. Ancak meclis seçimlerinin sonucu, başkanlık seçiminin sonucu anlamına gelmiyor. Yeni yönetim bugün belirlenecek.

BOĞAZLAR’DAN GELEN ADAY: RECEP DÜZGİT

Recep Düzgit’in denizcilik hikâyesi, İstanbul Boğazı’nda şekillenen bir aile şirketi geleneğine dayanıyor.

Düzgit Grubu’nun temelleri, 1966 yılında Salim Düzgit tarafından İstanbul Boğazı Vapur Hizmetleri’nin kurulmasıyla atıldı. İlk döneminde gemilere hizmet veren bir işletme olarak yola çıkan grup, zaman içinde gemi acenteliği, gemi yönetimi, kumanya, gemi onarımı ve tersanecilik gibi alanlara yayıldı.

Grubun 1997’de ilk genel kargo gemisini satın alması, hizmet işletmeciliğinden gemi sahipliğine geçişin önemli adımlarından biri oldu.

Kimyasal ve petrol tankerleri alanındaki yatırımlar da bu büyümenin parçaları arasına girdi.

Bugün Düzgit Grup Yönetim Kurulu Başkanı olan Recep Düzgit, aile şirketi deneyimini meslek örgütlerindeki görevleriyle birleştiren bir isim.

Düzgit, İMEAK Deniz Ticaret Odası’nda uzun yıllardır görev alıyor. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı ve Meclis Başkanlığı görevlerinin yanı sıra TOBB Türkiye Denizcilik Meclisi Başkanlığı ve Vapur Donatanları Derneği Başkanlığı da kariyerinin önemli başlıkları arasında yer alıyor.

Adaylığını açıklarken mevcut başkan Tamer Kıran’la yıllara dayanan çalışma ilişkisine dikkat çeken Düzgit, istişareyi, kurumsal devamlılığı, liyakati ve sektörün uluslararası rekabet gücünü geliştirmeyi ön plana çıkardı.

Düzgit’in önündeki temel sınav, mevcut yönetim döneminde edinilen deneyimi yeni dönemin ihtiyaçlarıyla birleştirmek olacak. Denizcilik işletmelerinin maliyetleri, uluslararası rekabet, nitelikli insan kaynağı, limanlar ve tersaneler gibi konular, yeni yönetimin gündeminde önemli yer tutacak.

ŞADAN KAPTANOĞLU: DÜNYA DENİZCİLİĞİNDE İLKLERİ BAŞARAN KADIN

Şadan Kaptanoğlu’nun hikâyesi ise köklü bir denizci ailenin içinde başlıyor, uluslararası denizcilik örgütlerinin yönetim kademelerine uzanıyor.

Kaptanoğlu Denizcilik ailesinin bir ferdi olan Şadan Kaptanoğlu, aile şirketinde genel müdürlük yaptıktan sonra yönetim kurulu üyeliği görevini üstlendi. Böylece denizcilik sektörünü yalnızca uluslararası toplantı masalarından değil, şirket yönetimi ve ticari operasyonların içinden de tanıma fırsatı buldu.

Eğitim hayatında da denizciliğin ticari ve akademik boyutlarını bir araya getirdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nden mezun olan Kaptanoğlu, İngiltere’de denizcilik eğitimi aldı; denizcilik, finans ve ticaret alanında yüksek lisans yaptı ve doktorasını tamamladı.

Kaptanoğlu’nun kariyerindeki en dikkat çekici dönüm noktası, 2019 yılında geldi.

Dünya denizcilik sektörünün önemli uluslararası kuruluşlarından Baltık ve Uluslararası Denizcilik Konseyi’nin (BIMCO) başkanlığına seçildi. 

Böylece bu göreve gelen ilk Türk ve ilk kadın oldu. İki yıllık başkanlık dönemi 2021’de sona erdi.

Bu görev, yalnızca kişisel bir kariyer başarısı değildi. Türk denizciliğinin uluslararası platformlardaki temsili açısından da dikkat çekici bir gelişmeydi.

Kaptanoğlu, Türkiye’de de İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı yaptı; DenizTemiz Derneği/TURMEPA’nın yönetiminde görev aldı ve denizcilik eğitimi alanında çalışmalar yürüttü. Piri Reis Üniversitesi’ndeki mütevelli heyeti görevi de bu çalışmaların bir parçasıydı.

Dolayısıyla Kaptanoğlu’nun adaylığını yalnızca bir kadın yöneticinin başkanlık arayışı olarak değerlendirmek eksik kalır. Karşımızda, armatörlük deneyimi, uluslararası meslek örgütü yöneticiliği ve akademik birikimi bulunan bir aday var.

Ancak uluslararası alandaki deneyimin, Türkiye’deki sektörün farklı kesimlerinin beklentileriyle nasıl buluşturulacağı da başkanlık koltuğuna oturan kişinin önündeki önemli meselelerden biri olacak.

BİR KADIN İLK KEZ BAŞKAN OLACAK MI?

Şadan Kaptanoğlu’nun kazanması halinde, İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı tarihinde bir kadın ilk kez bu göreve gelmiş olacak.

Denizcilik, tarihsel olarak erkeklerin ağırlıkta olduğu sektörlerden biri. Gemi sahipliğinden teknik işletmeciliğe, liman yönetiminden deniz taşımacılığına kadar uzanan geniş alanda kadın yöneticilerin üstlendiği roller, sektörün dönüşümü açısından önem taşıyor.

Kaptanoğlu’nun BIMCO başkanlığına seçilmesi, Türk denizcilik tarihinde bu açıdan zaten bir ilkti. DTO başkanlığını üstlenmesi ise bu deneyimin Türkiye’nin en önemli denizcilik meslek kuruluşlarından birine taşınması anlamına gelecek.

Elbette bir kadının başkan seçilmesi tek başına sektörün bütün sorunlarını çözmeyecek. Asıl mesele, temsil çeşitliliğinin yönetim anlayışına, karar alma süreçlerine, kadınların sektördeki konumuna ve genç denizcilerin önünün açılmasına ne ölçüde yansıyacağı.

Bu nedenle Kaptanoğlu’nun adaylığı, kişisel bir kariyer hedefinin ötesinde, denizcilik sektöründe liderliğin kimler tarafından üstlenilebileceğine ilişkin daha geniş bir tartışmayı da beraberinde getiriyor.

İKİ ADAY, İKİ FARKLI DENEYİM

Recep Düzgit ile Şadan Kaptanoğlu’nun kariyerlerinde ortak bir nokta var: Her ikisi de denizcilik işletmelerinin içinden geliyor ve İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın yönetim süreçlerinde görev almış isimler.

Fark ise öne çıkan deneyim alanlarında belirginleşiyor.

Düzgit’in kariyerinde aile şirketinin büyümesi, denizcilik hizmetleri, gemi sahipliği ve meslek örgütlerinde uzun yıllara dayanan çalışma deneyimi öne çıkıyor. Mevcut başkan Tamer Kıran’ın desteği de Düzgit’in adaylığını mevcut yönetim döneminin devamlılığı tartışmasının merkezine yerleştiriyor.

Kaptanoğlu ise armatörlük ve şirket yönetimi deneyiminin yanında, BIMCO başkanlığıyla uluslararası alanda kazandığı görünürlüğü ve değişim vurgusunu öne çıkarıyor.

Ancak bu ayrımı keskin bir devamlılık-değişim karşıtlığına indirgemek de doğru olmaz. Her iki adayın da sektörün sorunlarına ilişkin açıklamalarını, somut önerilerini ve oluşturacakları yönetim ekiplerini birlikte değerlendirmek gerekiyor.

DENİZİN PATRONU DEĞİL, DENİZCİLİĞİN YÖNÜ BELİRLENECEK

İMEAK Deniz Ticaret Odası, yaklaşık 11 bin üyesiyle Türk denizcilik sektörünün önemli temsil kurumlarından biri. Burada seçilecek yönetim, armatörlerden gemi acentelerine, liman işletmelerinden tersanelere ve deniz turizmi şirketlerine kadar çok farklı alanların talepleriyle karşı karşıya kalacak.

Yeni dönemde sektörün önünde kolay başlıklar yok. Uluslararası rekabet, gemi işletme maliyetleri, çevresel düzenlemeler, dijitalleşme, denizcilik eğitimi ve nitelikli personel ihtiyacı, yönetimin yaklaşımını sınayacak konular arasında.

Bugünkü seçimde ortaya çıkacak sonuç, bu farklı deneyimlerden hangisinin DTO yönetimine yön vereceğini gösterecek.

Recep Düzgit, Boğazlar’da başlayan bir denizcilik geleneğinin temsilcisi olarak kurumsal deneyimi ve devamlılığı öne çıkarıyor. Şadan

Kaptanoğlu ise aynı sektörün içinden gelen bir yönetici olarak uluslararası deneyimini ve değişim iddiasını ortaya koyuyor.

Denizcilerin yeni patronu kim olacak sorusunun yanıtı bugün belli olacak. Fakat asıl mesele, seçimi kimin kazandığından sonra başlayacak: Türk denizciliğinin geleceğini hangi yönetim anlayışının şekillendireceği…

patronlardunyasi.com

editörün seçtikleri
Avrupa Birlliği’nin Rusya yaptırım listesine Türk şirketleri Begler Tekstil ile Medse Group da dahil edildi
Avrupa Birlliği’nin Rusya yaptırım listesine Türk şirketleri Begler Tekstil ile Medse Group da dahil edildi#Begler Tekstil