Hem İran’ın hem de ABD’nin geçişlerden para isteyeceğini açıkladığı Hürmüz taşımacılık şirketlerinin rotasından çıktı
Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizliklerin ardından hem İran’ın hem de ABD’nin ücret talep edeceğini açıklaması, Arap Yarımadası için hayati önemdeki su yolunu bir çok taşımacılık şirketi tarafından rota dışında bıraktı.

Hürmüz Boğazı'nda tırmanan jeopolitik gerilim, küresel deniz taşımacılığında yeni bir dönemin kapısını açtı. Dünyanın en büyük beşinci konteyner taşımacılığı şirketi olan Almanya merkezli Hapag-Lloyd, filosunu Hürmüz Boğazı'ndan geçmeyecek şekilde yeniden düzenlediğini açıklarken, ABD'nin geçişlerden yüzde 20 ücret alma planına da sert tepki gösterdi.
PANAMA VE SÜVEYŞ’LE AYNI KATEGORİDE DEĞİL
Şirket, uluslararası sulardan geçiş için ücret alınmasının ilkesel olarak yanlış olduğunu belirterek, Hürmüz'ün Panama ve Süveyş kanallarıyla aynı kategoride değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Hapag-Lloyd'a göre Panama ve Süveyş'te alınan ücretler altyapının finansmanı için uygulanırken, Hürmüz Boğazı doğal bir uluslararası geçiş noktası niteliği taşıyor.

BUNUN SONU NEREYE VARACAK
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın bu ay yeniden uygulamaya başladığı deniz ablukasının ardından, Amerikan donanmasının bölgedeki güvenlik maliyetlerini karşılamak amacıyla Hürmüz'den geçen yüklerden yüzde 20 oranında ücret alınmasını önermişti. İran da daha önce boğaz üzerindeki kontrolünü kullanarak geçişleri kısıtlamış ve ticari gemiler üzerinde baskı oluşturmuştu.
Alman Armatörler Birliği (VDR) ise planın uluslararası hukuka aykırı olduğunu savundu. Birlik Başkanı Martin Kroeger, "Bugün Hürmüz, yarın Malakka, ertesi gün başka bir uluslararası boğaz... Bunun sonu nereye varacak?" diyerek uygulamanın küresel deniz taşımacılığı açısından tehlikeli bir emsal oluşturacağını söyledi.
VDR ayrıca sivil ticaret gemilerinin jeopolitik mücadelelerin bir aracı haline getirilmemesi gerektiğini vurguladı.

PETROL VE DOGALGAZIN BEŞTE BİRİ ORADAN GEÇİYOR
Hürmüz Boğazı, savaş öncesinde dünya petrolünün ve sıvılaştırılmış doğalgaz ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği en kritik enerji koridorlarından biri olarak kabul ediliyordu. Boğazın kullanımının azalması yalnızca enerji piyasalarını değil, küresel konteyner taşımacılığı, tekstil ve hazır giyim sektörlerini de etkilemeye başladı.
Uzayan deniz rotaları teslimat sürelerini artırırken, yükselen navlun ve sigorta maliyetleri özellikle polyester gibi petrol türevi hammaddelere bağımlı tekstil üreticileri üzerinde ilave maliyet baskısı oluşturuyor.
patronlardunyasi.com















