Dolar
45,1871
0,05%
Euro
52,9971
0,08%
Sterlin
61,4215
-0,18%
Bitcoin
3.553.119
2,92%
BİST-100
14.442,56
0,92%
Gram Altın
6.704,935
-0,10%
Gümüş
75,43
2,24%
Faiz
41,22
0,00%

Günay Güvenç'i, takıntı haline getirdiği Uğurcan Çakır'a olan duyguları mı bu hale getirdi?

Galatasaray kalecisi Günay Güvenç ile yazım henüz yayınlanmıştı ki, çok sevdiğim bir dostumun whatsapp mesajını gördüm. "Doğru noktadan yakalamışsın ama eksik yazmışsın" dedikten sonra Günay'ın kafasında sezon başından beri oluşan "sorunu" anlattı. Aklıma bu kez de Mozart ile Sailere'nin hikayesi geldi. Hasetlik ve kıskançlığa dair yazılacak bir öykü vardı bu gerçeğin içinde...

03.05.2026 10:40Güncelleme: 03.05.2026 10:52
Günay Güvenç'i, takıntı haline getirdiği Uğurcan Çakır'a olan duyguları mı bu hale getirdi?
16px
32px

Toygun ATİLLA

Muhtemeldir ki, bu yazacaklarımı futbol camiasının içinde olan hele hele de Galatasaray'ı takip eden muhabirlerin, yazarların hemen hemen hepsi biliyordur. Herkesin bildiği ama kimselerin konuşmadığı bir gerçeği yazmak ise bana kısmet oldu. 

Galatasaray kalecisi Günay Güvenç ile ilgili yazım Patronlar Dünyası web sitesinde yayınlanalı henüz dakikalar olmuştu ki, çok sevdiğim bir dostumdan mesaj geldi. "Doğru noktadan yakalamışsın ama eksik yazmışsın" diyordu. 

"Eksiğim nedir, diye sordum" 

Yanıtladı: "Günay, ligin en başından beri Uğurcan'ın transfer edilmesini hazmedemedi. Sağda solda sürekli, "Uğurcan gibi birisi Galatasaray'ın kalecisi olabilir mi, buna bu kadar para verilir mi, bunları hak etmiyor" gibi sözler söylüyordu. Hatta sağda solda her yerde bunları söylemekten de geri durmuyordu. 

Bana bunları anlatan dostum Galatasaray Kulübü'nün çok içindeydi. Hatta birkaç somut örnek daha verdi ama bunları burdan yazmam doğru olmaz. Ancak hem kendisi ile konuşmamdan hem de sonrasında yine kulübe yakın bir kaç isimle yaptığım sohbet tüm bunların yaşandığının açık kanıtı oldu benim için... 

Gerçekten tahmin ettiğim gibiymiş, meğer Günay Güvenç, "kırılgan" "takıntılı" biraz da anladığım kadarı ile "kıskançmış" 
Yukarı da saydığım duyguların hepsi insana dair, dolayısı ile Günay'ı "yaftalamak" onu kırmak gibi bir niyetim asla yok. Ancak işin perde arkasındaki nedeni de nakletmek bizlerin ödevi...

Günay'ın yaşadığı duygular ne bir ilk ne de son olacak insan hayatında... 

Yazımın başında Mozart ile Sailere örneğini vermiştim. Oradan devam edeyim. Amadeus filmini izleyenler hatırlayacaklardır. 

Sailere, Mozart'tan daha disiplinli, daha kontrollü hatta hatta daha "doğru" bir müzisyendir. 

Buna rağmen kaybeder. 

Sebebi ne midir ? 

Mozart'ı geçmeye çalışırken onunla yarışmayı bırakır, onu takıntı haline getirir. 

İşte o an, müzik biter... 

Tıpkı rahmetli gazeteci Ahmet Kekeç gibi... Bence çok usta bir kalemdi ta ki Ertuğrul Özkök'ü takıntı haline getirinceye kadar... Öyle olmuştu ki, o "nefret" o "takıntı" o usta kaleme Ahmet Kekeç'e Ertuğrul Özkök aleyhinde yazmaktan başka bir şey bırakmamıştı. 

Ne acı... 

İşte o gazetecilik bitmişti, tıpkı Sailere, Mozart örneğinde olduğu gibi tıpkı Uğurcan Çakır, Günay Güvenç örneğinde olduğu gibi...

İlk yazımda "reset atamamak" demiştim, şimdi ona şunu ekliyorum, "Haset, reset tuşunu bozar, rekabet nefrete dönüştüğünde strateji bozulur"

İLGİLİ HABER

Galatasaray kalecisi Günay Güvenç'in hatalarından patronlar, CEO'lar ders çıkarmalı

Resim

patronlardunyasi.com

editörün seçtikleri