Dolar
48,9612
0,07%
Euro
55,7396
0,14%
Sterlin
64,9443
0,28%
Bitcoin
4.136.208
-0,05%
BİST-100
12.899,35
0,09%
Gram Altın
6.745,791
0,33%
Gümüş
64,33
0,77%
Faiz
40,24
0,00%

Ertuğrul Özkök yazdı, Paris’te 5 yıllığına kapılarını kapatan Centre Pompidou’nun eserleri İzmir’e geliyor

Paris’in dünyaca ünlü Centre Pompidou’su beş yıllık büyük bir renovasyon için kapılarını kapatırken, koleksiyonundaki başyapıtlardan bazıları İzmir’e geliyor. Ertuğrul Özkök sanat dünyasının sihirli kapısını açıyor…

27.09.2026 21:15 • Güncelleme: 27.09.2026 21:23
Ertuğrul Özkök yazdı, Paris’te 5 yıllığına kapılarını kapatan Centre Pompidou’nun eserleri İzmir’e geliyor
16px
32px

ERTUĞRUL ÖZKÖK

LUCİEN ARKAS ASIL İKİ BÜYÜK HABERİ VASARELY TABLOSU ÖNÜNDE PATLATTI

Geçen Cumartesi sabah, İzmir’in Torbalı ilçesinde, tam bir Toscana tablosu önünde uyandım.
Önümde tam bir Toskana tablosu…
Tek parsel 1000 dönüm bir üzüm bağı uzanıyor.
Yan tarafında Toscana’ya kartpostal kimliğini veren uzun selviler yükseliyor.
Burası Lucien Arkas bağları.

BİR AKŞAM ÖNCE SALHANE’DE, KIRK KATLI BİR BİNADA GÖRDÜĞÜM RÜYA

Bir gece önce İzmir’in Bayraklı semtinde 40 katlı bir binadaydım.
Burası çocukluğumun İzmir’inde “Salhane” diye bildiğimiz yerdi.
Adı hâlâ Salhane…
Yani hayvanların kesildiği mezbahadan adını alan bir mıntıka.
İşte tam orada bir Braque, bir Kandinsky, Vasarely tablosu göreceğimi söyleselerdi inanmazdım.
Ama geçen Salı akşamı gördüm…
Rüya gibiydi.

BİR ZAMANLAR İZMİR MEZBAHASININ BULUNDUĞU YERDE HÜRMÜZ SOHBETİ

Bir akşam önce işte tam orada, bir kültür merkezinde Lucien Bey’le uzun uzun sohbet etmiştik.
Sadece Türkiye’nin değil, Akdeniz’in belki de en büyük deniz taşımacılık sistemini kurmuş ve bugüne getirmiş vizyoner bir iş insanı.
Tabii konu deniz taşımacılığı olunca, siz de gazeteci iseniz aklınıza hemen iki Boğaz geliyor.
Hürmüz ve Süveyş…
Birini ucunu İran, ötekinin ucunu Hussi’ler tutmuş.
Acaba Lucien Arkas’ın oralarda gemileri var mı?
Tabii ki varmış…
Ama onun sorunu sadece orası değil.
Karadeniz de taşımacılar için çok zor bir yer hâline gelmiş.
Ama o geceki konumuz ticaret değil, kültür.

SAVAŞIN ORTASINDA, İŞTE O MEZBAHADA YEPYENİ BİR KÜLTÜR MODELİ DOĞDU

Cuma gecesi, belki de dünya kültür ekonomisine geçecek olağanüstü bir projenin ilk ayağını gerçekleştirdi.
İzmir’deki Lucien Arkas Sanat Merkezi ile, Paris’in Louvre’dan sonra en önemli müzesi olan Centre George Pompidou arasındaki kurulan bir iş modeli sayesinde, İzmir’de olağanüstü bir serginin açılışı yapıldı.
O ortaklık sayesinde Pompidou’dan gelen 83 eser İzmir’de sergileniyor.
Hem de hangi eserler?
Braque’tan Kandinsky’ye, Joan Mitchell’dan Gerhard Richter’e, Vasarely’e kadar modern sanatın biricik parçaları.
Sergi çok etkileyici.
Ama beni ondan çok etkileyen Lucien Arkas ile Pompidou Merkezinin müdürü le Bon’un kültür alanında yarattıkları yeni iş modeli oldu.

ÜNLÜ MÜZE ONARIMA GİRİNCE “CONSTELLATION” MODELİ DOĞDU

Pompidou Merkezi 5 yıl sürecek bir büyük onarıma giriyor.
Müzenin kapalı olduğu bu dönemde, içerdeki eserlerin dünyanın çok önemli bazı kültürel kurumlarıyla ortaklık fikri ortaya atılmış.
Yani Pompidou Müzesindeki eserlerin bu kurumlarda sergilenmesi düşünülmüş.
Buna “Constellation” programı deniyor.
Bunun için de, her biri çok önemli ve prestijli bazı ortaklık kurumları seçilmiş.

 

Deniz Zeyrek, Merve Arkas, Lucien Arkas, Ertuğrul Özkök

İZMİR BAKIN HANGİ MÜZELERLE AYNI ORTAKLIK MODELİNE GİRDİ

İşte bu ortaklardan biri İzmir’deki Arkas Sanat Merkezi…
Peki Pompidou Müzesi’nin seçtiği öteki ortaklar kimler?
Buyrun listeyi siz değerlendirin:
(*) Paris’te Grand Palais ve Paris Modern Sanat Müzesi;
(*) Centre Pompidou-Metz
(*) Lyon Güzel Sanatlar Müzesi
(*) Amsterdam’daki H’ART Museum,
(*) Şanghay’daki West Bund Museum,
(*) Brüksel’deki Kanal–Centre Pompidou…
Cuma akşamı işte bu programın İzmir ayağının açılışı vardı.

40 KATLI MISTRAL BİNASINDA MÜTHİŞ BİR MODERN SANAT MERKEZİ

Arkas Sanat Merkezi, Bayraklı semtinde 40 katlı Mistral binasının içinde çok güzel bir mekan.
Aslına bakarsanız bütün binaya karakterini veren bu sanat merkezi.
Çok kalabalık bir davetli ile serginin açılışı yapıldı.
Pompidou Merkezi yönetimi bu sergiye çok önem veriyor.
Centre Pompidou yönetimi bu ortaklığa çok önem veriyor.
Müzenin Müdürü açılış için İzmir’e geldi.

JEFF KOONS VE PİCASSO KÜRATÖRÜ BİR MÜDÜR

Laurent Le Bon, tanınmış bir Fransız sanat tarihçisi ve müze yöneticisi. 19 Temmuz 2021’den beri Centre Pompidou’nun başkanı.
Parlak bir kültürel kariyeri var.
Yaklaşık 50 serginin küratörlüğünü yapmış.
Bunlar arasında Pompidou’daki Dada, Versailles Sarayı’ndaki Jeff Koons, Versailles ve Orsay Müzesi’ndeki Picasso: Mavi ve Pembe sergileri var.
İzmir’deki serginin hazırlanmasında her şeyi Pompidou Müzesinin uzmanları yapmış.
Gerçekten mükemmel bir sergi olmuş.
Işığı, eserlerin konumu, bölümlenmeleri, açıklamaları modern müzeciliğin çok iyi bir örneği.
Eserler insanın üzerine yığılmıyor.
Büyük bir ferahlık duygusu ile geziyorsunuz.

ARKADAŞLAR BU ÖYLE BİR ATIMLIK SERGİ DEĞİL

Bir ara Victor Vasarely’nin tablosunun önünde gazeteci arkadaşım Deniz Zeyrek’le birlikte Lucien Arkas’la sohbet ettik.
Orada bize iki büyük kültür haberini verdi.
Birincisi şuydu:
Bu öyle bir defalık bir sergi değilmiş.
Pompidou Müzesi 2030 yılına kadar kapalı.
O nedenle 5 yıllık bir ortaklık projesi geliştirilmiş.
Önümüzdeki 5 yıl boyunca, her yıl ayrı temalı 2 sergi açılacakmış.
Böylece 5 yılda 10 sergi olacak.
Bu da demek ki Pompidou Merkezi’ndeki o harika eserlerin çok büyük bölümünü burada görmek imkanına kavuşacağız.

ABU DABİ’DEKİ LOUVRE’A BİR FÜZE İSABET EDERSE NE OLUR

Cumartesi sabahı o muazzam bağın önünde sabah kahvemi içerken işte bu ortaklığı düşündüm.
Körfez ülkeleri geçtiğimiz 10 yılda kültür ve sanata muazzam paralar yatırdı.
Abu Dabi’de Louvre Müzesinin devasa bir şubesi açıldı.
Onları okudukça bir Türk olarak komplekse kapılıyordum.
Ama İran Savaşı patlayınca aklıma gelen sorulardan biri de şu olmuştu.
Acaba o müzelere bir füze isabet ederse ne olur?

ABU DABİ LOUVRE’DA GİZLİCE YAPILAN FÜZE TATBİKATI

Fransa Kültür Bakanlığı, savaş başladıktan sonra bir açıklama yapmıştı. Oradaki eserler için kademeli bir acil durum planı hazırlanmış.
Müzede eğitimli ekipler ve koruma malzemeleri bulunuyormuş. Onlar tatbikatlar yapmış ve eserlerin hangilerine önce müdahale edileceğini belirlenmiş. Ayrıca binanın içinde eserlerin sığınabileceği yüksek güvenlikli bir koruma alanı da varmış.

İZMİR MODELİ Mİ DAHA AKILLI VE DİNAMİK ABU DABİ MODELİ Mİ

Abu Dabi Müzesi yapılınca bir Türk olarak biraz kompleks duymuştum.
Ancak bu savaş patlayınca ve “Constellation Modeli” bulununca fikrim değişti.
Bir kere, Atatürk’ün “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” prensibinden uzaklaşmayan Türkiye’nin, savaş coğrafyası dışında kalmasına sevindim.
Çok pahalı bir projeydi Louvre operasyonu.
Mösyö le Bon ile Lucien Arkas’ın buldukları İzmir modeli acaba çok daha rantabl ve akılcı değil mi.
Üstelik daha da dinamik bir kültür anlayışına dayanıyor.
Bence İzmir Modeli harika ve çok daha iyi.

BİR İŞ İNSANI DOĞUP BÜYÜDÜĞÜ ŞEHİRE KAÇ SANAT MÜZESİ AÇAR Kİ

Arkas’tan ikinci büyük kültür haberini de orada öğreniyorum.
Aslında herkesin gözü önünde olan, herkesin bildiği bir sır bu.
Bayraklı’daki bu Sanat Merkezi, Arkas grubunun İzmir’de açtığı 7’inci müze ve kültür merkeziymiş.
Bu 7 mekân şunlar;
Alsancak, Arkas Deniz Tarihi Merkezi, Bornova, Urla, Alaçatı, Göztepe ve Bayraklı’daki Lucien Arkas Sanat Merkezi.
Doğrusu ben Urla ve Alsancak’ta kalmıştım.
Beş tane daha gelmiş…

BU ARADA URLA GASTRONOMİDEN SONRA KÜLTÜR MERKEZİ OLUYOR

Bu listeye bakarken bir Urlalı olarak aklıma şu geldi.
Lucien Arkas’ın oradaki müzesinden sonra Urla’ya ikinci bir müze daha geliyor.
Ahmet Güneştekin belki de Hüsamettin Koçan’ın Bayburt’taki Baksi müzesinden sonra Türkiye’de tekil bir sanatçının kendi adına açtığı en büyük müzeyi Urla’da açıyor.
Benim de hayalimde hep Urla’da bir “Tanju Okan Müzik Müzesi” var.
Amerika’daki “Hall of Fame” türü bir kurum hayal ediyorum.
Türk pop, rock, caz müziği müzesi…
İnşallah belki bir gün bunu da başarırız.

ANKARA… ANADOLU KAPLANLARI PEKİ SİZLER KAÇ MÜZE AÇTINIZ

Tabii şunu da düşündüm.
Türkiye’nin başkenti Ankara’da onlarca büyük şirket var.
Acaba onlardan müze açan bir kişi var mı…
Deniz Zeyrek Ankara’da yaşıyor. Ona sordum, çıkaramadı.
Ya Anadolu kaplanları dediğimiz “Yeni Türkiye” zenginleri…
Şehirlerine bırakın 7 müzeyi, bir tane açan kaç kişi var.

SOHBET BİTERKEN LUCİEN ARKAS’IN SÖYLEDİĞİ SON SÖZ

İzmir bu bakımlardan şanslı.
Lucien Arkas şahsi gayretleri ve yatırımları ile İzmir’i, İstanbul’dan sonra Türkiye’nin ikinci büyük kültür şehri haline getiriyor.
Üstelik İzmir’i kültür ilişkileri bakımından şimdiden Avrupa Birliğine tam üye yaptı.
Ancak Lucien Arkas, açılışta söylediği bir şeyi sohbetimizin sonunda da tekrarlıyor:
“Sanat herkesin. Bu sergi de İzmir’in değil Türkiye’nin sergisi.”
Ben aynı şeyi onun öteki müzeleri için de söyleyeceğim.

GECEYİ TÜRKİYE’DE YEDİĞİM EN İYİ NAPOLİ TARZI PİZZALARDAN BİRİ İLE KAPATIYORUM

O akşam bu güzel olaydan ayrılıp, Torbalı’daki bağlara döndüğümde beni harika bir yemek bekliyordu.
Montiano Restoranın şefi Turan Kakan bana harika bir salata ve Türkiye’de yiyebileceğim en güzel Napoli tarzı pizzalardan birini yaptı.
Böylece beni çok mutlu eden bir kültür gecesini kapattım ve güzel bir uyku çektim.
Cumartesi sabahı uyandığımda beni işte o harika Toskana manzarası bekliyordu.

İSTEYENE SERGİ İLE İLGİLİ BİLGİLER LUMİNA: RENK VE IŞIK SANATI

Serginin adı “Lumina: Renk ve Işık Sanatı…”
Küratörlüğünü Anna Hiddleston ve Noémie Fillon yapmış.
Yirminci Yüzyılın başlarından 1970’lere uzanıyor.
Sergiyi küratörlerinin gözünden ve kaleminden özetliyorum:

İLK DURAK BRAQUE, DERAİN, VLAMINCK, MARQUET

İlk duraklardan biri Fovizm: Georges Braque, André Derain ve Maurice de Vlaminck’in güçlü renkleri, Albert Marquet’nin daha dingin deniz görünümleriyle buluşuyor.

ELEKTRİK IŞIĞI GELİP SALONLAR AYDINLANINCA

Ardından elektrik ışığı sahneye çıkıyor. Kentlerin gecesi, makinelerin hızı ve modern hayatın ritmi resmin dilini değiştiriyor.

YENİ DÜNYANIN ENERJİSİ YAKALANIYOR

Natalia Goncharova ile Luigi Russolo bu yeni dünyanın enerjisini yakalarken, Kandinsky ve František Kupka gibi sanatçılar renk ile müzik arasındaki ilişkiyi araştırıyor.

SİYAH BEYAZ BİLİMSEL FOTOĞRAFLAR

Serginin siyah beyaza ayrılan bölümü ise Berenice Abbott’ın bilimsel fotoğrafları aracılığıyla dalgaları, titreşimleri ve hareketi görünür kılıyor. Teknolojinin hızına karşı doğaya yeniden bakan sanatçılar da var.

MİLLİ EĞİTİM BAKANINA:BİR DİLEK VE BİR DİLEKÇE

Sergiden ayrılırken içimde şöyle bir temenni vardı.
Umarım Milli Eğitim Bakanı da okullara bu sergiyi öğrencilere tavsiye etme, hatta programlar çerçevesinde öğrencileri götürüp bilgilendirme talimatı verir.
Yani bir temenni ve bir dilekçe…
“Lumina: Renk ve Işık Sanatı” 14 Şubat 2027’ye kadar ziyaret edilebilir.

patronlardunyasi.com

benzer haberler
Ünlü şefler başkentin lezzet haritasını çıkardı, Ankara Kültür Yolu Festivali’nde 60 lezzet noktası
Ünlü şefler başkentin lezzet haritasını çıkardı, Ankara Kültür Yolu Festivali’nde 60 lezzet noktası