Enflasyon beklentilerinde derin ayrışma, hanehalkı, reel sektör ve piyasa arasında büyük tahmin farkı oluştu
Enflasyon sürecinin oynak ve öngörülmesi zor olmasının da etkisiyle, piyasa katılımcıları, reel sektör ve hanehalkı olmak üzere üç kesimin gelecek 12 ayın sonundaki düzeye ilişkin her ay ölçülen tahminleri son iki yılda hep saptı. Bu dönemde aylar itibarıyla hem gerçekleşen enflasyon hem de sosyal kesimlerin gelecek 12 ay beklentileri aşağı yönlü bir seyir izliyor. Ancak her ay yapılan ölçümlerde gelecek 12 ay sonrası için yapılan tahminler ile bunlarla eşleşen tarihler itibarıyla gerçekleşen yıllık enflasyon oranlarına bakıldığında isabetsizlik göze çarpıyor.

Tahminlerde görece en yüksek isabet piyasa katılımcılarında görülürken, hanehalkı beklentilerinin gerçekleşmelerden yukarı yönlü olarak belirgin biçimde ayrıştığı dikkati çekiyor. Merkez Bankası’nın sektörel enflasyon beklentilerine ilişkin veri seti, söz konusu 25 aylık dönemde ortalama tahmin hatası piyasa katılımcılarında 8,5 puanda kalırken, ortalamada reel sektör tahminlerinin 15 puan, hanehalkı tahminlerinin ise 31 puan saptığını gösteriyor.
PİYASA TUTTURMAYA YAKLAŞTI
Veriler, dezenflasyon sürecini finansal piyasaların daha hızlı fiyatladığını, vatandaşın ise geçmiş yüksek enflasyon deneyiminin etkisiyle gelecekteki fiyat artışlarını daha yüksek öngörmeye devam ettiğini işaret ediyor.
Dünya gazetesinden Naki Bakır'ın haberine göre, bu dönemde enflasyon beklentilerinde piyasa katılımcıları ve reel sektör ile vatandaş arasındaki derin makasın da açık kalmaya devam ettiği dikkati çekiyor. Piyasa katılımcılarının Mayıs 2023’ten itibaren her ay yaptıkları tahminlerin bir yıl sonraki gerçekleşmelerin hep altında kaldığı, ancak giderek marjın kapandığı belirlendi. Bu kesim Mayıs 2023’te gelecek bir yılın sonunda enflasyonu yüzde 29,84 öngörürken, gerçekleşme yüzde 75,5’le oran bunun 45,6 puan üzerine çıkmıştı.
Tahmin ve gerçekleşme aralığı Haziran 2023-Haziran 2024’te 41 puana, Temmuz 2023-Temmuz 2024 eşleşmesinde 28,6 puana, Ağustos 2023-Ağustos 2024’e göre 10 puana düştü. İzleyen dönemde giderek kapanan marjla bu fark Şubat 2024-Şubat 2025’e göre 1,3 puana kadar indi. Söz konusu marj izleyen dönemde yavaş da olsa yeniden büyümeye başladı ve Mayıs 2025 tahmini-Mayıs 2026 gerçekleşmesine göre 7,6 puan oldu.
Reel sektörün ise Mayıs-Temmuz 2023 döneminde yaptığı gelecek 12 ay sonu enflasyon tahminleri gerçekleşmelere göre düşük kalırken, izleyen dönemde tahminler gerçekleşen oranların hep üzerinde seyretti. Bu kesimin Temmuz 2024-Temmuz 2025’e göre 21,5 puana kadar çıkan tahmin ve gerçekleşme farkı, sonrasında giderek kapanmaya yüz tuttu ve Mayıs 2025-Mayıs 2026’ya göre 8,4 puana kadar düştü. Hanehalkı Mayıs 2023’te yüzde 68,78 oranında yıllık enflasyon tahmin ederken, bir yıl sonraki gerçekleşme yüzde 75,45’le bunun 6,7 puan üzerinde geldi.

Bu kesim izleyen ay tahminini yüzde 72,65’e çıkarırken, Haziran 2024 gerçekleşmesi yüzde 71,60’la bunun altında kaldı. İzleyen dönemde ise hanehalkında tahmin hep gerçekleşmeden yüksek olmak üzere aradaki fark açıldı, Mart 2024-Mart 2025 eşleşmesinde 42 puana kadar yaklaştı. Sonrasında ise bu fark görece küçüldü; Mayıs 2025-Mayıs 2026’ya göre 27,3 puana geriledi. Ancak hanehalkının bir yıl önceki yıllık tahmininin gerçekleşen oranın hala bu denli üzerinde kalması, önemli bir sapmaya ve beklentideki yapışkanlığa işaret etti.
VATANDAŞ GELECEK 12 AY İÇİN DE KÖTÜMSER
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Tüketici Fiyat Endeksinde (TÜFE) yıllık artış Mayıs 2026 sonu itibarıyla yüzde 32,61 olurken, aynı ayda gelecek 12 ayın (Mayıs 2027) sonu için enflasyon beklentisi piyasa katılımcılarında yüzde 23,82, reel sektörde yüzde 33,10, hanehalkında yüzde 49,51 olarak ölçüldü.
Bu tahminlerin isabet oranı bir yılın sonunda test edilecek. Hanehalkında bu yıl ocakta yüzde 48,81’e inen, ABD/İsrail-İran savaşının etkisiyle izleyen süreçte yükselerek nisanda yüzde 51,56’ya çıkan gelecek 12 ay sonu enflasyon beklentisinin mayısta yeniden yüzde 50’nin altına inmesi dikkati çekiyor. Ancak söz konusu oranın, piyasa katılımcıları ve reel sektör tahminleri ile gerçekleşen manşet enflasyonun geldiği platoya göre hala çok yüksek kaldığı görülüyor.
VATANDAŞIN BEKLENTİSİ NEDEN KIRILAMIYOR?
Hanehalkının gelecek 12 aya ilişkin enflasyon beklentisinin piyasa ve reel sektörden belirgin şekilde yüksek seyretmesi, yüksek enflasyon döneminin vatandaş üzerindeki kalıcı etkisinin sürdüğüne işaret ediyor. Hanehalkının 12 ay sonrası enflasyon beklentisinin piyasa ve reel sektörden sürekli çok daha yüksek çıkması, sadece ekonomik değil aynı zamanda davranışsal ve sosyolojik bir olgu.
Uzmanlara göre gıda, kira, eğitim, sağlık ve enerji gibi temel harcamalarda hissettiği fiyat artışları dolayısıyla vatandaşın zihninde oluşan enflasyon algısı daha yüksek. Geçmiş yıllardaki yüksek enflasyon deneyimi de beklentilerin aşağı gelmesini yavaşlatıyor. Yüksek enflasyon dönemleri insanlarda kalıcı psikolojik iz bırakıyor. İnsanlar geleceği tahmin ederken son yıllardaki deneyimleri baz alıyor. Bu nedenlerle, enflasyon gerilediği halde vatandaşın hala düşüşe ikna olmadığı görülüyor.
DEZENFLASYON SÜRECİNİN KLASİK ÖZELLİĞİ
Uzmanlara göre enflasyon uzun süre yüksek kaldığında insanlar geçmiş deneyimlerini geleceğe taşıyorlar. Enflasyon düşmeye başladığında ise finansal piyasa daha hızlı, şirketler daha yavaş hanehalkı ise en yavaş adapte oluyor.
Son iki yıla bakıldığında 2023’te enflasyonu en fazla küçümseyen kesim piyasa katılımcıları olurken, 2026’ya gelindiğinde tablonun tersine döndüğü, düşüşü en hızlı fiyatlayan kesim finansal piyasalar olurken, hanehalkının gelecek dönem beklentilerinin yüzde 30’lar dolayına gerilemiş bulunan gerçekleşmelerin çok üzerinde kalmaya devam ettiği görülüyor. Bu durum dezenflasyon sürecinde fiyat algısının vatandaş nezdinde hâlâ tam olarak normalleşmediğine işaret ediyor.
patronlardunyasi.com















