Dolar
41,1429
0,02%
Euro
48,0752
0,05%
Sterlin
55,6235
0,09%
Bitcoin
4.463.146
-2,93%
BİST-100
11.288,05
-0,71%
Gram Altın
4.561,202
0,93%
Gümüş
39,79
1,79%
Faiz
43,99
0,00%

Çin gazetesine Erdoğan makalesi: Türkiye ve Çin Halk Cumhuriyeti, Asya kıtasının doğu batı ucundaki iki kadim medeniyetin temsilcileridir

Şanghay İşbirliği Örgütünün 25. Devlet Başkanları Konseyi Zirvesi için Çin'e giden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çin'in People's Daily gazetesi için bir makale kaleme aldı.

31.08.2025 09:44Güncelleme: 31.08.2025 09:54
Çin gazetesine Erdoğan makalesi: Türkiye ve Çin Halk Cumhuriyeti, Asya kıtasının doğu batı ucundaki iki kadim medeniyetin temsilcileridir
16px
32px

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütünün 25. Devlet Başkanları Konseyi Zirvesi için bulunduğu Çin'in Tiencin şehrinde, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile bir araya geldi.

Görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Türkiye'nin Pekin Büyükelçisi Selçuk Ünal da yer aldı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, ÇİN GAZETESİNE MAKALE YAZDI

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ise, NSosyal'den yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kaleme aldığı "Barış ve adalet için ortak yol" konulu makalesinin Çin'in en büyük gazetelerinden People's Daily'de Çince ve İngilizce yayımlandığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, makalesinde Türkiye'nin dış politikasında güven tesis etme, diyalog kanallarını açık tutma ve krizleri çözme iradesini vurgulayarak, "Savaşın kazananı, adil bir barışın kaybedeni olmaz." mesajını bir kez daha aktardığını ifade eden Duran, Erdoğan'ın, Karadeniz Tahıl Girişimi, Rusya ile Ukrayna arasında İstanbul'da ve Antalya'da yapılan barış görüşmeleri örnekleriyle Türkiye'nin küresel barışa ve diplomasiye katkısını hatırlattığını, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda insani koridorların açılması ve esir takaslarında üstlenilen kritik rolün altını çizdiğini kaydetti.

Duran, bugün ve yarın Çin'in Tiencin şehrinde düzenlenen Şanghay İşbirliği Teşkilatı 25. Devlet Başkanları Konseyi Zirvesi'ne de değinen Erdoğan'ın, burada Türkiye'nin küresel adalet, hakkaniyet ve kapsayıcı düzen vizyonunu uluslararası toplumla paylaşacağını vurguladığını, iki kadim medeniyetin temsilcileri Türkiye ve Çin ilişkilerinin karşılıklı güven ve kazan-kazan temelinde daha da derinleşeceğini belirttiğini aktardı.

İletişim Başkanı Duran, şu ifadeleri kullandı:

"Gazze'de yaşanan soykırıma ve insani trajediye dikkat çeken Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin net tavrını yineledi: 'Dünyamız, bugün tarihin görmediği kadar çok ve karmaşık krizlerle sarsılıyor. Mevcut uluslararası sistem, maalesef bu krizlerin üstesinden gelmekte ve masumların haklarını korumakta yetersiz kalıyor. Gazze'de yaşananlar, İsrail'in gerçekleştirdiği zulüm ve soykırım, bu gerçeğin en çarpıcı örneklerinden biridir. Gazze konusunda Türkiye'nin tavrı nettir çünkü siyasetimizin merkezinde insan ve insan hakları vardır. Sivil halkın güvenliği, insani yardımlara kesintisiz erişim ve kalıcı bir ateşkes için yürüttüğümüz çalışmalar artarak devam ediyor. Bir yandan sahada ihtiyaç sahiplerinin elinden tutarken diğer yandan diplomasi ile ateşkesin hayata geçirilmesi ve masum sivillerin güvenliğinin teminat altına alınması için çalışıyoruz."

"SAVAŞIN KAZANANI, ADİL BİR BARIŞIN KAYBEDENİ OLMAZ"

İletişim Başkanlığının internet sitesinde de paylaşılan makalede Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin, tarih boyunca köprüler kuran ve medeniyetleri yan yana getiren bir ülke olduğunu belirtti.

Dış politikanın temelinde güven tesis etmenin, iletişim kanallarını açık tutmanın ve krizleri çözme kararlılığını göstermenin yattığını ifade eden Erdoğan, bu anlayışla hem bölgenin hem de küresel toplumun istikrarına önemli katkılar sunduklarını, barışın, istikrarın ve diyaloğun egemen olması için yoğun gayret gösterdiklerini bildirdi.

Karadeniz Tahıl Girişimi örneğinde olduğu gibi Rusya-Ukrayna Savaşı'nın körüklediği küresel krizlerin etkilerini azaltmak için pratik çözümler geliştirdiklerini vurgulayan Erdoğan, girişim sayesinde dünya genelinde milyonlarca insanın gıda güvenliğinin teminat altına alındığını, tarafları Antalya ve İstanbul'da ev sahipliği yapılan barış görüşmelerinde bir araya getirerek hem diplomasi trafiğini sürdürdüklerini hem de insani koridorların açılmasını sağladıklarını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca Rusya ile Ukrayna arasındaki esir takaslarında da kritik rol üstlendiklerini anımsatarak, son olarak Temmuz 2025'te İstanbul'da yeniden başlayan barış görüşmelerine ev sahipliği yaparak sürece katkıyı artırdıklarını, "Savaşın kazananı, adil bir barışın kaybedeni olmaz." düsturuyla barış diplomasisini sabırla devam ettirdiklerini belirtti.

"BÖLGESEL BARIŞ İÇİN ATILAN ADIMLAR ÇOK CEPHELİ OLMALI"

Dünyanın bugün tarihin görmediği kadar çok ve karmaşık krizlerle sarsıldığına dikkati çeken Erdoğan, mevcut uluslararası sistemin maalesef bu krizlerin üstesinden gelmekte ve masumların haklarını korumakta yetersiz kaldığına işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Gazze'de yaşananlar, İsrail'in gerçekleştirdiği işgal ve katliam, bu gerçeğin en çarpıcı örneklerinden biridir. Gazze konusunda Türkiye'nin tavrı nettir çünkü siyasetimizin merkezinde insan ve insan hakları vardır. Sivil halkın güvenliği, insani yardımlara kesintisiz erişim ve kalıcı bir ateşkes için yürüttüğümüz çalışmalar artarak devam ediyor. Bir yandan sahada ihtiyaç sahiplerinin elinden tutarken diğer yandan diplomasi ile ateşkesin hayata geçirilmesi ve masum sivillerin güvenliğinin teminat altına alınması için çalışıyoruz. Filistin meselesinde kalıcı barışın teminatı bizce açıktır, 1967 sınırları esas alınarak başkenti Doğu Kudüs olacak tam bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti inşa edilmelidir. Filistin Devletinin inşası, tüm bölgenin kalıcı barışı için hayati önemdedir. Bölgesel barış için atılan adımlar çok cepheli olmalıdır. Ekonomik bağlantılar, altyapı projeleri, enerji işbirlikleri ve kültürel değişim, güveni pekiştiren kurumsal unsurlardır. Türkiye, farklı coğrafyalarda yürüttüğü projelerle küresel istikrarı güçlendiren, insani yardım kapasitesini artıran ve çok taraflı platformlarda çözüm üreten bir aktör olmayı sürdürecektir."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Ağustos-1 Eylül 2025 tarihlerinde Çin'in kadim şehirlerinden Tiencin'de düzenlenen Şanghay İşbirliği Teşkilatı 25. Devlet Başkanları Konseyi Zirvesi'nin, Türkiye'nin bölgesel ve küresel meselelerde görüşlerini paylaşmak açısından önemli bir platform olacağını belirtti.

Erdoğan, şunları kaydetti:

"Ülkemiz, Diyalog Ortağı sıfatıyla bu zirvede yer alırken bölgesel barış, kalkınma, güvenlik ve iktisadi meselelerin yanı sıra uluslararası ilişkilerde adaletin, hakkaniyetin ve küresel düzenin daha kapsayıcı bir anlayışla yeniden şekillendirilmesinin gerekliliğini gündeme getirmeyi, asli bir sorumluluk olarak görmektedir. Türkiye ve Çin Halk Cumhuriyeti, güçlü devlet gelenekleri, kalkınma yolundaki kararlı tutumları ve büyüyen ekonomileriyle Asya kıtasının doğu batı ucundaki iki kadim medeniyetin temsilcileridir. Halklarımız arasındaki münasebetlerin geçmişi binlerce yıl ötesine gidiyor. Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti arasında 1971 yılında diplomatik bağların kurulmasından itibaren kapsamlı siyasi, iktisadi, sosyal ve kültürel ilişkiler istikrarlı bir gelişme kaydetmiştir. Bu köklü ve yakın işbirliğinin, karşılıklı saygı ve kazan-kazan temelinde ilerletilmesine büyük önem veriyoruz."

Şanghay İşbirliği Teşkilatı Zirvesi marjında Çin'e gerçekleştireceği ziyareti sırasında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşeceğine dikkati çeken Erdoğan, bu görüşmenin, öncelikle aradaki güvenin pekiştirilmesine ve ikili ilişkilerin derinleştirilmesine katkı sağlamasını temenni etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye olarak geçmişten aldığımız güç ve tecrübeyle bugünü şekillendiriyor, yarını ise barış, güven ve işbirliği temeli üzerinde inşa ediyoruz. Attığımız her adım, bölgemizden başlayarak dünyaya yeni ufuklar açmaktadır. 'Tuhaf zamanlardan geçerken' güven tesis etme, diyalog kanallarını açık tutma ve krizleri çözme iradesiyle sorumluluk üstlenmeye devam edeceğiz. Çin Halk Cumhuriyeti'nin öncü bir aktörü olduğu uluslararası toplumun da ortak vicdan ve müşterek çıkarlar etrafında birleşmesinin daha adil ve müreffeh bir dünyanın kapısını açacağına inanıyoruz." değerlendirmesini yaptı.

patronlardunyasi.com