'Bırakın yabancı damatlar gelsin'
TEB BAŞKANI CANEVİ, FİNANS SEKTÖRÜNDEKİ YABANCI DAMAT TARTIŞMALARI İÇİN...

Canevi, bankacılığa yabancı sermaye girişi tartışılırken sorulan soruların yanlış olduğunu öne sürdü.
Türkiye'de bankacılık sektörünün senelerdir bilanço, aktifler ve bankacılık hizmeti alan nüfus itibariyle küçük kaldığını belirten Canevi, sektörün yeni teknolojiler ve kuvvetli sermayeyle tabana yayılarak daha fazla nüfusa hizmet götürmesinin zorunlu olduğuna işaret etti.
Canevi, yabancı sermayenin, bankaların sermaye yapısını güçlendirirken tecrübesiyle bankaları, uluslararası ağın bir parçası haline getirdiğine dikkati çekti. Yabancı banka payının Polonya'da yüzde 90, Çek Cumhuriyeti'nde yüzde 88, Meksika'da yüzde 90'a yakın olduğunu, bunlar dışında Türkiye gibi kalkınmakta olan ülkelerde yüzde 20 ile 40 arasında olduğunu anlatan Canevi, şöyle konuştu:
'Türkiye'de bankacılık sisteminde yabancı sermaye payının varacağı yer maksimum yüzde 35-40'tır. Çünkü Türkiye'de oturmuş bir bankacılık sistemi vardır. İş Bankası, Akbank, Ziraat Bankası oturmuş bankalardır. Bu söylediğim ülkelerde böyle bir oturmuş bankacılık sistemi olmadığı için yabancı sermaye payı yüzde 90'lara çıkmıştır. Bundan endişe etmememiz lazım. Yüzde 35 - 40 yabancı sermaye payı da Türk bankacılık sistemine katkı yapar, zarar vermez. Dolayısıyla bırakın yabancı damatlar gelmeye devam etsin.
Çoğunluğun yüzde 50'yi aşması bence bir kritik dönüm noktasıdır. Yüzde 80 - 90 tabi biraz abartılı rakamlardır. Öyle bir şey olmasını ben de istemem ama 50'yi geçmesini de arzu etmem. Çünkü hala milli bir bankacılık yapısına alışkın bir kültüre sahibiz.' Türkiye'nin ekonomik performansını devam ettirdiği sürece yabancı banka gelişinin devam edeceğini, arkasından hizmetler ve sanayi sektörlerine girişlerin görüleceğini ifade eden Canevi, ülkenin her yıl yüzde 6 büyüyebilmesi için doğrudan yabancı sermayenin kaçınılmaz olduğunu söyledi.
'YANLIŞ SORULAR'
Yabancı Sermaye Derneği başkanlığı yaptığı dönemde doğrudan yatırım miktarının 500-800 milyon dolar arasında gerçekleştiğini söyleyen Canevi, şöyle devam etti:
'Yabancı sermaye 1 milyar dolar olunca dernekte şampanya patlattık. Yıllarca ağladık, şikayet ettik. Şimdi yabancı sermaye gelmeye başladı, 10.6 milyar dolar oldu. Bu sefer (hangi sektöre geliyor, niye geliyor, niye oraya gelmiyor da buraya geliyor, bunlar bankacılık sektörünü tamamen alırlar mı) diye bence yanlış sorular sormaya başladık.' BNP Paribas evliliği sonrası TEB'in bireysel bankacılık, gayrimenkul finansmanı, KOBİ finansmanı gibi alanlarda da iddialı hale geldiğini belirten Canevi, BNP'nin uluslararası ağından da yararlanmaya başladıklarını kaydetti.
İZMİR EKONOMİSİ
İzmir ekonomisinin dışarıdan dinamik görünmesine rağmen içine girildiğinde rehavetin göze çarptığını anlatan Canevi, bölgede birçok projenin ortaya atıldığını, ancak bunlardan çabuk vazgeçildiğini söyledi.
İzmirli işadamlarının, projelerin hayata geçmesi konusunda daha sabırlı olması gerektiğini ifade eden Canevi, bu konuda İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş ve Ege Serbest Bölgesi Kurucu ve İşleticisi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Kaya Tuncer'in örnek olabileceğini kaydetti.
İran savaşının başlamasının ardından füzelerin hedefi olan Körfez ülkeleri, büyük çaptaki organizasyonları iptal etti. Tüm dünyanın izlediği Bahreyn ve Suudi Arabistan’da yapılacak F1 yarışları da iptal oldu. Büyük kan kaybı yaşayan Dubai ise, uluslararası dünyada yıkılan güvenli ülke imajını diri tutmak için milyon dolarlık ödüllerin döndüğü at yarışı Dubai World Cup’u 28 Mart’ta yapmakta kararlı.
#dubaiOrta Doğu’daki savaş ve Merkez Bankası’nın örtülü sıkılaştırma adımları, reel sektörün finansman kanallarını iyice tıkadı. Döviz kredisine erişim neredeyse dururken; TL kredilere yönelen talep, faizlerin yüzde 55 seviyelerine yükselmesine yol açtı. Sektör temsilcileri tahsilatların aksadığı piyasada ‘yaprak dökümü’ uyarısında bulunurken, savaşın 2026’yı da ‘kayıp yıla’ dönüştürmesinden endişeli.















