Beyaz Saray'da çekilen bir fotoğraf, teknoloji dünyasının para ve güç haritasını tek kareye sığdırdı, 2 trilyon dolar bir masada buluştu
ABD Başkanı Donald Trump'ın etrafında Elon Musk, Nvidia CEO'su Jensen Huang, Meta CEO'su Mark Zuckerberg, Google CEO'su Sundar Pichai, OpenAI Başkanı Greg Brockman ve AMD CEO'su Lisa Su vardı. Masanın diğer tarafında ise Amazon'un kurucusu Jeff Bezos ve Microsoft CEO'su Satya Nadella gibi teknoloji dünyasının ağır topları oturuyordu.

PD HABER MERKEZİ
Ortaya çıkan tablo yalnızca bir Beyaz Saray fotoğrafı değildi.
New York Post'un hesabına göre toplantıya katılan teknoloji milyarderlerinin toplam kişisel serveti 1,8 trilyon doları aşıyordu.
Yanlış anlaşılmasın, bu kişisel servetleriydi, şirketlerinin değeri değil...
Yani fotoğrafın kadrajında neredeyse 2 trilyon dolarlık bir servet duruyordu.
Peki bu patronlar Trump'ın masasında ne konuştu?
Asıl konu yapay zekânın geleceği ve güvenliğiydi.
Trump ile teknoloji devleri, “White House Accord on Super Intelligence” adı verilen gönüllü bir anlaşmaya imza attı. Şirketler yapay zekâ sistemlerini kendi içlerinde daha sıkı kontrol etmeyi, bağımsız dış denetçilerle sistemlerini değerlendirmeyi ve yönetim kurulları bünyesinde bu süreçleri takip edecek bağımsız komiteler oluşturmayı kabul etti.
Anlaşmada özellikle yapay zekânın siber güvenlik, biyogüvenlik ve kimyasal tehditler gibi alanlarda tehlikeli biçimde kullanılmasını önlemeye yönelik kontroller öne çıktı. Sistemlerin kendi başına başka teknik sistemlere “sızmasının” önüne geçilmesi de taahhütler arasında yer aldı.

TRUMP'TAN 'ANAYASA' BENZETMESİ
Trump ise anlaşmayı adeta bir anayasa gibi gördüğünü söyleyerek “neredeyse bir anayasa” benzetmesi yaptı. Ancak ortada şimdilik yasal olarak bağlayıcı bir düzenleme değil, şirketlerin gönüllü olarak üstlendiği bir çerçeve bulunuyor.
Kısacası...
Bir tarafta Beyaz Saray, diğer tarafta yapay zekânın geleceğini şekillendiren teknoloji patronları.
Masa bir taneydi etrafında para da çoktu, yapay zekâ da...
SÜPER ZEKÂYA GEÇİŞ KARARNAMESİNDE NELER VAR?
Trump’ın kararnamesiyle federal kurumların resmi yazışmalarında, internet sitelerinde, raporlarında ve kamuoyuna yönelik belgelerinde “Yapay Zekâ” ve “YZ” yerine “Süper Zekâ” ve “SI” ifadelerinin kullanılması öngörülüyor. Ancak daha önce yayımlanmış yasa, yönetmelik, sözleşme, hibe ve benzeri belgelerin bu nedenle değiştirilmesi gerekmiyor.
Beyaz Saray Bilim ve Teknoloji Danışmanı Michael J. Kratsios’a, “Süper Zekâ” kavramının federal hukukta nasıl tanımlanacağına ilişkin yasal metin taslağını hazırlaması için 60 gün süre verildi. Hazırlanacak metinde mevcut yapay zekâ tanımının değiştirilmesi, genişletilmesi veya yürürlükten kaldırılması seçenekleri değerlendirilecek.

Kararnameyle aynı gün büyük yapay zekâ ve teknoloji şirketlerinin yöneticileri de “Süper Zekâ Üzerine Beyaz Saray Anlaşması”nı imzaladı. Anlaşma şirketleri güçlü iç kontroller, risk izleme ve iyileştirme süreçleri, bağımsız dış değerlendirme ve yönetim kurulu düzeyinde denetim uygulamaya çağırıyor. Ancak anlaşma hukuken bağlayıcı değil ve şirketlere yeni bir lisans, ön onay veya zorunlu açıklama yükümlülüğü getirmiyor.
Federal ihalelere, teşviklere, hibe programlarına veya düzenleyici süreçlere dahil olan şirketlerin kurumların formlarında ve resmi yazışmalarında “Süper Zekâ” terminolojisiyle karşılaşması bekleniyor. Önümüzdeki 60 gün içinde hazırlanacak yasal tanım ise gelecekteki federal teşvikler, ihracat kontrolleri, denetimler, kamu sözleşmeleri ve yapay zekâya ilişkin diğer düzenlemelerin kapsamı açısından önem taşıyabilir.
patronlardunyasi.com















