Bankacılıkta asıl rekabet yeni başlıyor
Yerli bankaların notları yabancı bankalardan düşük olduğu için, ucuz kredi cephesinde fırtınalar kopacak..

Türk bankalarının son birkaç yılda yabancılarla evlilik yapmak istemelerinin asıl nedeni, 2007 de devreye girecek olan Basel Kurallarına uyum sağlamanın tek başına yeterli olunamayacağından kaynaklanıyor. Bugüne kadar yabancı ortaklık düşünmeyen Türk bankaları, değişen konjonktüre ayak uydurmanın giderek zorlaştığı uluslarası finans piyasalarında en önemli sorun haline gelen güçlü sermaye yapısına sahip olmanın zorluğunu daha fazla hissetmeye başladılar. 1999 ve 2001 deki banka operasyonlarından sonra oluşmaya başlayan BDDK’nın da etkisiyle değişen Türk para ve sermaye piyasalarında, bankalar kendilerini artık kasalarını hazine kağıtları ile doldurmak ve repo yapmak yerine reel sektöre kredi verenin karlı çıkacağı bir oluşum içinde bulmaya başladı. Kısacası Türk bankacılık sistemi hiç olmadığı kadar batı standartlarında bankacılık yapmaya başladı.
YABANCILAR KREDİYİ MERKEZDEN ALIYOR
Ancak sektörü zorlayan çok şey var. Bunlaırn başında her ne kadar bankaların sermaye yeterlilik rasyoları % 35 lere yükseldiyse de Basel’in devreye girmesiyle bu oran çok daha aşağılara çekilecek ve asıl rekabet o zaman başlayacak. Türk pazarına girmek isteyen ve giren yabancı bankalar ile birlikte tüketici ve konut kredileri derken şimdi de mevduat faizlerinden reel sektör kredi faizlerine kadar büyük ve gizli bir yarış başladı. Mevduat kapma yarışı bir süre sonra faizlerin seviyesini yükseltecek. Yabancı bankaların reel sektöre ucuz kredi vermesi yerli bankaları daha da zorlayacak. Gelelim en büyük soruna. Türk bankalarının ortalama ratingi ülkenin rating tavanına takıldığı için BB-‘yi geçemiyor. Yani dışarından bu notla hiçbir Türk bankası ucuz kredi temin edemez. Oysa Türkiye deki yabancı bankaların, merkezdeki notlarını kulanarak (genelde AAA ) yurt dışından merkez aracılığı ile ucuz kredi sağlaması yerli bankaların rekabet etmesini zorlaştıracak. Zira yerli bankalar dışarıdan LIBOR+3-5 arasında sendikasyon ve seküritizasyon kredisi sağlarken yabancı bankalar sadece LIBOR’un Avrupa daki çok düşük faiziyle borçlanabiliyorlar. Bu da yerli bankaların reel sektöre kullandıracağı kredileri en az 5 katı pahalı hale getiriyor.
RİSK METODU DÖNEMİ BAŞLIYOR
Küresel nakliye kapasitesinin yaklaşık beşte birini kontrol eden ve kruvaziyer pazarında da önemli bir paya sahip olan MSC'nin patronu Gianluigi Aponte, şirketi Ela Soyuer'le evli olan oğlu Diego ve kızı Alexa'ya devretti ama yönetim kurulu başkanlığına devam edecek. Kız kardeşiyle beraber değeri yüz milyarlarca dolarla ölçülen şirketin sahibi olan Diego Aponte, böylece 'Türkiye'nin en zengin yabancı damadı' unvanını da aldı. Diego Aponte, cumhuriyetin 100'üncü yılında karısı Ela Soyuer'in isteği üzerine dünyanın en büyük konteyner gemisine 'Türkiye' adını vermişti. Ayrıca Kahramanmaraş depremi sonrası bir gemisi de depremzedelere tahsis etmişti.
#MSCGalatasaray Lisesi'nin 108 dönemi mezunları, 50'nci yılları dolayısıyla Galatasaray Adası'nda bir araya geldi. Galatasaray Lisesi'yle güçlü bağları olan ve bunu da "Ben hakikaten mektep manyağıyım, bunu herkes bilir" sözleriyle ifade eden Yüce Auto Skoda Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yüce, Avusturya Lisesi'nden ağlayarak çıkıp nasıl Galatasaray Liseli olduğunu anlattı.















