Avrupa Birliği, ticaret hacminde günde 1 milyar euro açık verdiği Çin'e karşı alarma geçti
Küresel ticaretin merkez üssü ve hatta fabrikası konumunda bulunan Çin, Avrupa Birliği (AB) ülkelerini alarma geçirdi. Yüksek teknolojili elektronik cihazlar, makine parçaları, yeşil enerji teknolojileri ve elektrikli otomobillerin ihraç edildiği Avrupa ülkeleri, adeta savunmaya geçti. Bunun nedeni ise günde 1 milyar euroya varan ticaret açığı. İlk kez bütün AB üyesi ülkelerin Çin'e karşı ticaret açığı verdi. AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, "Günde 1 milyar euroluk ticaret açığı kesinlikle sürdürülebilir değildir" ifadelerini kullanırken, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, "Geçen yıl AB, Çin ile ticaretinde tarihin en yüksek açığını verdi" ifadelerini kullandı. AB liderleri, Çin ile artan ticari dengesizlikler ve stratejik bağımlılıklara karşı Birliğin ekonomik savunma araçlarını güçlendirmesi gerektiği konusunda görüş birliğine vardı.

AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Brüksel'de gerçekleştirilen AB Liderler Zirvesi'nin ardından basın toplantısı düzenledi.
Antonio Costa ve Ursula von der Leyen'in açıklamalarından öne çıkan başlık ise 'ÇİN'di.

'GÜNDE 1 MİLYAR EUROLUK TİCARET AÇIĞI SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL'
Liderlerin küresel ekonomik dengesizliklerin ele alınmasına ilişkin stratejik bir görüşme yaptığını belirten Costa, AB'nin stratejisinin "kopuş değil, risk azaltma" olduğunu söyledi.
Çin ile diyaloğu sürdürmek istediklerini ancak karşı karşıya oldukları sorunları da çözmeleri gerektiğini vurgulayan Costa, "Günde 1 milyar euroluk ticaret açığı kesinlikle sürdürülebilir değildir" ifadesini kullandı.
TİCARET SAVUNMASI İLE SANAYİ POLİTİKASI LANLARINDA YENİ ARAÇLAR GELİŞTİRİLECEK
Costa, Çin ile yaşanan ticaret dengesizlikleri konusunda bugüne kadar somut sonuç alınamadığını belirterek, liderlerin AB Komisyonundan mevcut araç setini gözden geçirmesini, kısa vadede atılabilecek adımları belirlemesini ve ticaret savunması ile sanayi politikası alanlarında yeni araçlar geliştirmesini istediğini vurguladı.
'AB'NİN ÇIKARLARINI KORUYACAK YENİ MEKANİZMALARA İHTİYAÇ VAR'
AB'nin kurallara ve mütekabiliyet ilkesine dayanan ekonomik ilişkilerden yana olduğunu dile getiren Costa, adil şartlar altında rekabet edilmesi gerektiğini söyledi.
Liderlerin, Komisyonu ekonomik ve güvenlik çıkarlarını korumak amacıyla başlıca ekonomik ortaklarla yapıcı diyaloğu sürdürmek ve mevcut araçları güçlendirmekle görevlendirdiğini kaydeden Costa, AB'nin çıkarlarını koruyacak yeni mekanizmalara ihtiyaç duyulduğunu anlattı.

ÇİN İLE TİCARET AÇIĞI 360 MİLYAR EUROYA ULAŞTI
AB Komisyonu Başkanı von der Leyen de son 5 yılda Çin'den AB'ye yapılan ithalatın yüzde 45 arttığını belirterek "Geçen yıl AB, Çin ile ticaretinde tarihin en yüksek açığını verdi. Bu açık 360 milyar euroya ulaştı. Başka bir ifadeyle AB her gün yaklaşık 1 milyar euro ticaret açığı verdi" diye konuştu.
İLK KEZ BÜTÜN AB ÜYESİ ÜLKELERİ ÇİN'E KARŞI TİCARET AÇIĞI VERDİ
Bu hafta yapılan G7 Zirvesi'nde ve AB liderleri arasındaki görüşmelerde yapısal aşırı kapasite sorunu ile bunun küresel ekonomik dengesizlikler üzerindeki etkilerinin ele alındığını anlatan von der Leyen, ilk kez bütün AB üyesi ülkelerin Çin'e karşı ticaret açığı verdiğini, sorunun ucuz ithalat olmadığını, Avrupa'nın üretim tabanını aşındıran aşırı kapasiteyle karşı karşıya olduğunu ve durumun sürdürülemez olduğunu anlattı.
Von der Leyen, AB'nin kendi rekabet gücünü artırması gerektiğini ancak küresel dengesizliklerin de ele alınmasının zorunlu olduğunu vurguladı.
Liderlerin çeşitlendirme ve risk azaltma stratejisinin sürdürülmesine güçlü destek verdiğini ifade eden von der Leyen, stratejik bağımlılıkların siyasi baskı aracı olarak kullanılmasını önlemek istediklerini sözlerine ekledi.
Von der Leyen, AB'nin son yıllarda ticaret ve sanayi politikası alanında kapsamlı bir araç seti oluşturduğunu hatırlatarak, bunların daha proaktif ve stratejik şekilde kullanılacağını söyledi.
'ÇEŞİTLENDİRME ARACI' GİBİ YENİ MEKANİZMALAR ÜZERİNDE ÇALIŞILACAK
AB Komisyonunun yeni "çeşitlendirme aracı" gibi yeni mekanizmalar üzerinde çalışacağına dikkati çeken von der Leyen, söz konusu mekanizmanın herhangi bir ülkeyi hedef almayacağını ve şirketlerin risk azaltma sürecini hızlandırmayı amaçlayacağını ifade etti.
İş dünyasının tedarik zincirlerindeki riskleri azaltma konusunda yıllardır yavaş hareket ettiğini belirten von der Leyen, risklere verilen tepkilerin yeterince hızlı ve uygun olmadığını anlattı.
Von der Leyen, yeni aracın ideal olarak hiç kullanılmamasını tercih edeceğini ancak mevcut baskılar nedeniyle buna ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.
AB'NİN 2028 SONRASI BÜTÇESİNDE İLERLEME SAĞLANDI
Liderlerin zirvede AB'nin 2028 sonrası dönemini kapsayacak yeni Çok Yıllı Mali Çerçeve'yi (MFF) de ele aldıklarını belirten von der Leyen, üye ülkelerin yeni bütçenin genel mimarisi üzerinde anlaşmaya vardığını ifade etti.
Von der Leyen, yeni bütçenin Avrupa'nın rekabet gücünü artıracak, güvenlik ve savunmasını güçlendirecek ve çiftçiler ile bölgeleri desteklemeyi sürdürecek şekilde tasarlanacağını kaydetti.
AB'nin yeni bütçesinin finansmanı için yeni öz kaynaklara ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan von der Leyen, yıl sonuna kadar genel bir uzlaşıya ulaşılması halinde bütçenin 1 Ocak 2028'de yürürlüğe girebileceğini sözlerine ekledi.
Bu arada AB ülkeleri, 2028-2034 dönemini kapsayacak yeni Çok Yıllı Mali Çerçeve'yi (MFF) tartışmaya başladı.
AB bütçesi, harcama tavanlarının belirlendiği 7 yıllık dönemler için hazırlanıyor.
AB'nin 2021-2027 dönemini kapsayan yaklaşık 1,2 trilyon euroluk mevcut bütçesi 2020 yılında kararlaştırılmıştı.
AB Komisyonu, yeni dönemde bütçenin yaklaşık 2 trilyon euroya çıkarılmasını ve mevcut yapıya göre daha esnek kullanılmasını öneriyor.
Üye ülkelerin bütçenin büyüklüğü, finansman kaynakları ve öncelikleri konusunda farklı pozisyonlar benimsemesi nedeniyle müzakerelerin zorlu geçmesi bekleniyor.
Yeni bütçenin 1 Ocak 2028'de yürürlüğe girebilmesi için siyasi anlaşmanın 2026 yılı sonuna kadar sağlanması gerekiyor.
Bütçe görüşmelerinde üye ülkelerin katkı payları, savunma harcamaları, rekabetçilik, tarım, uyum fonları ve yeni önceliklere ayrılacak kaynaklar konusunda yoğun tartışmalar yaşanması öngörülüyor.
Uzun vadeli bütçenin kabulü için Avrupa Parlamentosunun (AP) onayı ve üye ülkelerin AB Konseyinde oy birliği gerekiyor.
patronlardunyasi.com















