Dolar
45,5941
-0,01%
Euro
53,1559
0,21%
Sterlin
61,4657
0,20%
Bitcoin
3.530.914
-0,14%
BİST-100
13.163,88
-6,05%
Gram Altın
6.646,799
-0,22%
Gümüş
76,4
0,70%
Faiz
43,83
0,46%

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Yavaş, CHP yönetiminin ne yapması gerektiğini açıkladı

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, istinafın CHP kurultay davası kararına ilişkin, "Yapılması gereken, gerilimi büyütmek değil, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağını açıklaması ve süreci demokratik teamüller içerisinde işletmesidir" ifadesini kullandı.

21.05.2026 18:30Güncelleme: 21.05.2026 18:31
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Yavaş, CHP yönetiminin ne yapması gerektiğini açıkladı
16px
32px

Mansur Yavaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nın iptali istemiyle açılan davada, Genel Başkan Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile önceki parti organlarının göreve iadesine ilişkin verdiği ihtiyati tedbir kararına yönelik değerlendirmede bulundu.

YAVAŞ: HENÜZ CEZA DAVALARI SONUÇLANMAMIŞKEN...

Mansur Yavaş, "Cumhuriyet Halk Partimizle ilgili mutlak butlan kararı verilmiş olması, Türkiye'de hukukun, demokrasinin ve millet iradesinin nasıl ağır bir baskı altında bırakıldığının en açık göstergelerinden biridir. Üstelik burada en dikkat çekici ve en vahim noktalardan biri şudur, henüz ceza davaları sonuçlanmamışken, mahkemenin fiilen 'seçime hile karıştırıldığı' yönünde bir kanaat ortaya koyması, ceza mahkemesinin yerine geçerek hüküm tesis etmesi anlamına gelmektedir. Oysa hukuk devletinde hiç kimse, hiçbir kurum kesinleşmemiş bir yargılama sürecinin yerine geçemez" ifadelerine yer verdi.

YSK KARARLARININ KESİN OLDUĞUNU VURGULADI

Anayasa'nın ilgili maddesinin açık olduğunu belirten Yavaş, seçimlerin yönetimi ve denetimi Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) yetkisinde bulunduğunu ve YSK kararlarının kesin olduğunu vurguladı.

Seçim süreçlerinin yönetimi ve siyasi partilerin kongre iradesi konusunda yetkinin hangi kurumlarda olduğunun Anayasa'da da açıkça belirtildiğini aktaran Yavaş, il ve ilçe seçim kurullarının görev ve yetkileri ortadayken bu sınırların aşılamaz olduğunu kaydetti.

'BEN DAHİL BU SORUMLULUKTAN HİÇBİRİMİZ KAÇAMAYIZ'

Ortada bir yargı kararı olduğunu ve hukuk devletinde hiçbir kararın yok sayılmadığını aktaran Yavaş, "Ancak hukuki süreçler, siyasi partileri zayıflatmanın, bölmenin ya da tasfiye etmenin aracı haline de getirilemez. Amaç, Cumhuriyet Halk Partisini kendi içinde tartışmaların içine çekmek, birlik duygusunu zedelemek ve Türkiye'nin ana muhalefetini etkisiz hale getirmektir. Böyle bir sürecin Türkiye'ye hiçbir faydası yoktur. Tam tersine bu tablo, toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir, siyasete olan güveni zayıflatır ve yalnızca iktidarın ekmeğine yağ sürer" ifadelerini kullandı.

YAVAŞ, YAPILMASI GEREKENİ SÖYLEDİ

Yavaş, şunları kaydetti:

"Bu nedenle yapılması gereken, gerilimi büyütmek değil, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağını açıklaması ve süreci demokratik teamüller içerisinde işletmesidir. Bu süreci birlik ve beraberlik içerisinde, sükunetle atlatmak, bize umudunu bağlamış milyonlarca insana karşı en büyük sorumluluğumuzdur. Ben dahil bu sorumluluktan hiçbirimiz kaçamayız. Bu süreçte birlik ve beraberliğimize zarar verecek tutum ve söylemlerden özellikle kaçınmak gerekmektedir. Aksi takdirde bu kararları alanlar ve bu tartışmaları büyütmek isteyenler amaçlarına ulaşmış olacaktır.

Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal tablo ortadayken, iktidarın önümüzdeki dönemde baskın seçim dahil her türlü siyasi hamleyi gündeme getirme ihtimalinin de oldukça yüksek olduğu unutulmamalıdır. Bugün ihtiyaç duyulan şey sadece CHP'nin kendi içinde kenetlenmesi değildir. Türkiye'nin demokrasiye, hukuka ve millet iradesine inanan tüm muhalefet kesimlerinin ortak akıl ve ortak vicdanda bir araya gelmesidir."

patronlardunyasi.com