Türkiye’nin ilk tek kişilik operası Deli Dumrul ile Tehlikeli Oyun aynı sahnede buluşuyor
İstanbul Devlet Opera ve Balesi, “Tehlikeli Oyun” ve “Deli Dumrul”u sahneye taşıyarak iki çağdaş opera eserini birlikte sanatseverlerle buluşturuyor.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi, iki çağdaş opera eserini aynı akşam sahneleyerek sanatseverlere farklı bir deneyim yaşatıyor. “Tehlikeli Oyun”un prömiyer temsili, yakın zamanda hayata veda eden, geçmiş dönem İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdür ve Sanat Yönetmeni, opera sanatçısı ve akademisyen Prof. Mesut İktu anısına sahnelenmişti. Türkiye’nin ilk tek kişilik operası olan “Deli Dumrul” ise epik olarak kurgulanmış bir anlatı olma özelliğini taşıyor. Psikolojik hesaplaşma
Librettosu Mehmet Ergüven tarafından kaleme alınan ve Mesruh Savaş’ın müziğiyle ilk kez sahneye taşınan “Tehlikeli Oyun”, iki kişi arasında geçen bir ilişkinin, kapalı bir mekânda psikolojik bir hesaplaşmaya dönüşmesini anlatan çağdaş bir opera. Zaman, korku ve suçluluk duygusu etrafında örülen eser; gerçek ile kuruntu arasındaki ince çizgiyi, giderek artan bir gerilimle sahneye taşıyor. “Tehlikeli Oyun”, 1920’lerde bir hapishanenin görüş salonunda geçen, iki kişilik dramatik yapıya sahip. Kadın ve erkek arasındaki diyaloglar üzerine kurulu yapısı, farklı bestecilerden alıntı içeren bölümler, çiftin geçmişine ve ilişkilerine dair anıları yansıtan siyah-beyaz kısa film sahneleriyle destekleniyor. Nazlı İktu’nun sahneye koyduğu eserde, İDOB Orkestrası’nı Murat Kodallı yönetiyor. Dekor ve kostüm tasarımı Nilsu Baldan, Işık tasarımı Bersan Baş imzalı. Eserde solistler Şebnem Ağrıdağ Kışlalı/Gülbin Günay ve Zafer Erdaş/Alper Göçeri sahne alıyor.
DEDE KORKUT’UN ŞAH ESERİ
Türkiye’nin ilk tek kişilik operası olan, Sinan Bayraktar’ın librettosunu yazdığı, ulusal müziğimizin önemli bestecilerinden Çetin Işıközlü’nün melodileriyle zenginleşen “Deli Dumrul”, bale ağırlıklı yapısıyla dikkat çekiyor. Dede Korkut’un şah eseri olan eser, Türk sineması ve tiyatrosunun dramatik anlatım geleneğinden beslenen bir sahneleme sunuyor. Eser rejisinde Deli Dumrul’u folklorik bir kahraman olarak yüceltmek yerine, eserin merkezindeki etik, varoluşsal ve iktidar temalarını günümüz izleyicisiyle buluşturmayı hedefliyor. Geleneksel anlatıların aksine bu yorumda Dumrul; sınırları zorlayan, deliliği bir maske gibi kullanan ve otoriteyi kendi kurallarıyla kurmaya çalışan bir figür olarak ele alınıyor. Cenk Bıyık’ın sahneye koyduğu eserde İDOB Orkestrası’nı Murat Kodallı yönetiyor. Dekor ve kostüm tasarımı Tan Ergin, ışık tasarımı Gürkan Dökmetaş, koreografi Deniz Özaydın imzalı. Deli Dumrul rolünde Burak Kul ve Işık Belen dönüşümlü sahne alıyor.
''Tehlikeli Oyun” ve “Deli Dumrul” 20-24-27 Şubat ve 13 Mart’ta Süreyya Opera Sahnesi’nde.
İDOB Müdürü ve Sanat Yönetmeni Caner Akgün: ‘Opera geleneğimizi yaratıyoruz’
“Opera sanatında müzikal dramaturji anlamında geleneğimizi yaratabilmek için deneysel laboratuvar ortamlarının, dil ve müzik birliği anlamında enstitü niteliğinde oluşumların artması ve mutlaka eylemsel düzeyde yaratıların sahnelenmesi gerekiyor. Bu vizyonla 28 Mart akşamı yeni bir Türk operasının daha dünya prömiyeri geliyor. İskender Pala’nın librettosu, Güldiyar Tanrıdağlı’nın (opera eseri sahnelenen ilk Türk kadın besteci) bestesiyle “Edusa” adlı iki perdelik opera, “Gilgameş”in sahneleme tekniklerini takip ederken Anadolu efsanelerine tuttuğumuz merceğin devamı olacak.”
patronlardunyasi.com















