Limak Filarmoni'den Ankara ve İstanbul’da iki görkemli konser
Limak Filarmoni Orkestrası, Limak Holding’in 50. kuruluş yılına özel olarak düzenlenen yeni yıl konserleri kapsamında Ankara ve İstanbul’da sanatseverlerle buluştu. Uluslararası üne sahip şef Mikhail Agrest yönetiminde sahne alan orkestra; dünyaca ünlü tenor Murat Karahan ve çağımızın en önemli sopranoları arasında gösterilen Rumen sanatçı Angela Gheorghiu ile birlikte iki şehirde unutulmaz performanslara imza attı. Yoğun ilgi gören konserleri toplam 6 bine yakın sanatsever izlerken, konserlerin tüm geliri Limak Vakfı tarafından yürütülen Türkiye’nin Mühendis Kızları programına aktarıldı.

Limak Filarmoni'den Ankara ve İstanbul’da iki görkemli konser
Limak Filarmoni Orkestrası, Limak Holding’in 50. kuruluş yılına özel olarak düzenlenen yeni yıl konserleri kapsamında Ankara ve İstanbul’da sanatseverlerle buluştu. Uluslararası üne sahip şef Mikhail Agrest yönetiminde sahne alan orkestra; dünyaca ünlü tenor Murat Karahan ve çağımızın en önemli sopranoları arasında gösterilen Rumen sanatçı Angela Gheorghiu ile birlikte iki şehirde unutulmaz performanslara imza attı. Yoğun ilgi gören konserleri toplam 6 bine yakın sanatsever izlerken, konserlerin tüm geliri Limak Vakfı tarafından yürütülen Türkiye’nin Mühendis Kızları programına aktarıldı.
Limak Vakfı tarafından çok sesli müziği geniş kitlelerle buluşturmak amacıyla kurulan ve dokuzuncu yaşını kutlayan Limak Filarmoni Orkestrası, 50. yıl konserleri kapsamında operanın en seçkin isimlerini Türkiye’de ağırladı. Ankara Congresium ve İstanbul Zorlu PSM’de gerçekleşen konserler; iş, bürokrasi, sanat ve medya dünyasından davetlilerin yanı sıra klasik müzik tutkunlarını bir araya getirdi. Opera ve senfonik repertuvardaki güçlü yorumlarıyla tanınan Mikhail Agrest yönetimindeki orkestra, iki gecede de izleyiciler tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.
KONSERLERDE MÜHENDİS KIZLARDAN ANLAMLI AÇILIŞ
Limak’ın 50. yılı dolayısıyla Ankara ve İstanbul’da düzenlenen konserlerin açılışında, Türkiye’nin Mühendis Kızları (TMK) programından yararlanan genç kadınlar sahneye çıkarak programın hayatlarında yarattığı etkiyi izleyicilerle paylaştı. İstanbul konserinde, Limak Vakfı tarafından 11 yıldır yürütülen Türkiye’nin Mühendis Kızları programının mezunlarından Gizem Feyyadoğlu açılış konuşmasını yaptı. Gaziantep Üniversitesi Makine Mühendisliği mezunu Feyyadoğlu, konuşmasında Türkiye’nin Mühendis Kızları’nın kendisi için yalnızca bir eğitim programı değil; özgüven, dayanışma ve aidiyet duygusuyla büyüyen bir yolculuk olduğunu vurgulayarak, “Bugün burada mezun bir mühendis olarak durabiliyorsam, bu bana inanan, yoluma eşlik eden bu büyük ailenin sayesinde” ifadelerini kullandı.
Konserlerin ilk bölümünde opera repertuvarının klasikleşmiş eserleri öne çıktı. Murat Karahan, Puccini’nin La Fanciulla del West operasından seslendirdiği Ch’ella mi creda libero aryası ile Nino Rota’nın Parla più piano yorumunda güçlü dramatik yorumu ve sahne hâkimiyetiyle dikkat çekerken; Angela Gheorghiu, Handel’in Rinaldo operasından aryalar ve Bizet’nin Carmen’inden seçkilerdeki zarif yorumu ve vokal derinliğiyle büyük beğeni topladı.
Konserin devamında repertuvar, klasik çizgiden çağdaş ve popüler eserlere uzandı. Gheorghiu’nun yorumladığı Somewhere Over the Rainbow eseri salonda sıcak ve evrensel bir etki yaratırken; Karahan, Nathalie ile Akdeniz coğrafyasının renklerini sahneye taşıdı. Programda ayrıca Rodrigo’nun Concierto de Aranjuezi orkestranın yorumu ile seslendirilerek gecenin dikkat çeken anlarından biri oldu. Gheorghiu ve Karahan’ın birlikte seslendirdiği Non ti scordar di me yorumu ise gecenin hafızalarda kalan anları arasında yer aldı.
Gecenin kapanışı, Murat Karahan ve Angela Gheorghiu’nun birlikte seslendirdiği Yaralı Gönül eseriyle yapıldı. İzleyicilerin tempoyla eşlik ettiği unutulmaz performans, konserin en enerjik ve coşkulu anlarından biri olarak uzun süre ayakta alkışlandı.
KONSERLERİN GELİRİ MÜHENDİS KIZLARA
Limak Vakfı, tüm konserlerinde olduğu gibi bu yılki konserlerin de tüm gelirini Türkiye’deki en güçlü eğitime destek programlarından biri olan ve 11 yıldır aralıksız sürdürülen ‘Türkiye’nin Mühendis Kızları’ projesine aktarıyor.

SAHNEDE BAŞLAYAN ETKİ, SALONUN ÖTESİNE TAŞINIYOR
Limak Filarmoni Orkestrası’nın, sanat ve toplumsal faydayı aynı zeminde buluşturduğunu vurgulayan Limak Şirketler Grubu ve Limak Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, şu ifadeleri kullandı:
“Limak olarak yarım asırlık bir yolu geride bırakırken, bugün bizim için en büyük değer; yaptığımız her işin merkezine insanı ve toplumsal faydayı yerleştirebilmek. Limak Filarmoni Orkestrası da bu anlayışın, yıllar içinde büyüyerek güçlenen en anlamlı örneklerinden biri. Sanatın birleştirici gücüyle binlerce insanı aynı salonda buluştururken, bu buluşmayı genç kadınların eğitim yolculuğuna dokunan bir faydayla taçlandırmak bizim için hem önemli bir sorumluluk hem de büyük bir gurur kaynağı.
Bu konserlerde sahnede yalnızca müzik yok; umut, emek ve dayanışma da paylaşılıyor. Konserlerin tüm gelirinin Türkiye’nin Mühendis Kızları programına aktarılması, sanat ile eğitimi aynı hedef etrafında buluşturduğumuz çok kıymetli bir birlikteliği temsil ediyor. Sahnede başlayan etki, salonun kapıları kapandıktan sonra da devam ediyor; çünkü yolculuğumuz, sahnede olanlarla birlikte salonu dolduran herkesin katkısıyla büyüyor. Bu anlamlı yolculuğun her adımında emeği olan Limak Filarmoni Orkestrası’nın değerli sanatçılarına, orkestra şefi Mikhail Agrest’e, sahnedeki performanslarıyla unutulmaz anlar yaşatan Murat Karahan ve Angela Gheorghiu’ya ve salonları doldurarak bu hikâyeye ortak olan tüm sanatseverlere gönülden teşekkür ediyorum.”
Türkiye’nin kültür mirasını, müziğin evrensel dili ile buluşturarak genç nesillere ve uluslararası sanatseverlere ulaşmayı hedefleyen Limak Filarmoni Orkestrası, 2017’den bu yana sürdürdüğü konserleriyle her yıl daha geniş kitlelere ulaşıyor. Orkestra, konserlerin yanı sıra dijital projelerle de sanatseverlere ulaşarak kültürel anlamda önemli bir misyon üstleniyor.
LİMAK FİLARMONİ ORKESTRASI HAKKINDA
Çok sesli müziği geniş kitlelere ulaştırma hedefiyle 2017’de Limak Vakfı tarafından kurulan Limak Filarmoni Orkestrası, sanatseverleri müziğin birleştirici ve iyileştirici gücüyle buluşturuyor. Orkestra, 9 yıldır başarıyla sürdürdüğü konserlerin yanı sıra dijital projelerle de sanatseverlere ulaşıyor. Projelerine uluslararası bir boyut kazandıran Orkestra, operanın dünyaca ünlü isimleriyle aynı sahneyi paylaşıyor.
MURAT KARAHAN
Ülkemizin yetiştirdiği dünyaca ünlü sanatçı, tenor Murat Karahan, Ankara Bilkent Üniversitesi’nin doktora düzeyindeki müzik eğitimi yanında, Santa Cecilia Akademisi’nde soprano Renata Scotto ve Akademi başkanı Prof. Bruno Cagli’nin de özel öğrencisi oldu. Kariyerinin başından itibaren Berlin Staatsoper, Berlin Deutscheoper, Münih Bayerische Staatsoper, Opera Frankfurt, Wiener Staatsoper, Teatro di San Carlo Napoli, Teatro Massimo di Palermo, Teatro Regio Torino, Teatro Regio Parma, Arena di Verona, Madrid Teatro Real, Las Palmas Opera, Bolshoi Theatre, Latvian National Opera gibi dünyanın en önemli opera evleri ve konser salonlarında, Tosca, Il Trovatore, Aida, Turandot, Carmen, Cavalleria Rusticana, Macbeth, Manon Lescaut gibi, 40’tan fazla eserin başrolüne sahip çok geniş repertuarı ve Türk müziğinden dünya müziğinin seçkin örneklerine uzanan çeşitlilikteki özgün performanslarıyla sahne almaya devam ediyor. Karahan, bugüne dek, klasik müziğin duayenleri Zubin Mehta, Daniel Oren, Marco Armiliato, Placido Domingo, Francesco Ivan Ciampa gibi büyük orkestra şefleri eşliğinde, Angela Gheorghiu, Anna Netrebko, Sonya Yoncheva, Anna Pirozzi, Kristine Opolais, Anita Rachvelishvili gibi pek çok özel isim ile sahne aldığı sayısız opera temsilleri ve konserleriyle büyük başarılara imza atmış, ülkemiz yanında, La Repubblica, La Stampa, La Provincia gibi dünyanın önemli basın organlarındaki övgü dolu haberleri ve röportajlarıyla da adından çokça söz ettirmiştir. 2018-2023 yılları arasında, “Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni” olarak da görev yapan Karahan, Türk kültürünü evrensel boyutlarda opera ve bale sahnesine taşıyan Troya, Yeniden Doğuş, Göbeklitepe ve Sinan gibi çok büyük çaplı eserlerin bestelenip sahnelenmesi, dünyaca ünlü isim ve prodüksiyonların sahnelerimizde sıkça yer alması gibi adımlarla, her sezon seyirci hasılat rekorları kırılarak, ülkemizde opera ve balenin geniş kitlelere tanıtılmasında büyük rol oynadı. Aldığı pek çok ödülün yanında, sanata vermiş olduğu üstün hizmetlerinden dolayı, İtalya Cumhuriyeti Üstün Hizmet Liyakat Nişanı ‘Ordine al Merito della Repubblica Italiana’yı aldı.

ANGELA GHEORGHİU
Dünyanın en seçkin opera sahnelerinde sergilediği yorumlarla çağımızın en önemli sopranoları arasında gösterilen Rumen soprano Angela Gheorghiu, Bükreş Ulusal Müzik Üniversitesi’ndeki eğitiminin ardından uluslararası kariyerine 1992 yılında Royal Opera House Covent Garden’da, La bohème operasında seslendirdiği Mimì rolüyle güçlü bir çıkış yaptı. Bu performans, sanatçının kısa sürede dünya opera sahnesinin aranan isimlerinden biri haline gelmesinde belirleyici oldu. Kariyeri boyunca Metropolitan Opera, Teatro alla Scala, Wiener Staatsoper, Paris Opéra, Berlin Staatsoper, Arena di Verona ve Teatro di San Carlo Napoli gibi dünyanın en prestijli opera evlerinde başroller üstlenen Gheorghiu; La Traviata, Tosca, Adriana Lecouvreur, La bohème, Manon Lescaut, Faust ve Roméo et Juliette gibi pek çok eserdeki yorumlarıyla uluslararası eleştirmenlerden büyük övgü aldı. Zengin repertuvarı, güçlü sahne duruşu ve karakter yorumlarındaki derinliğiyle tanınan Angela Gheorghiu, bugüne dek Zubin Mehta, Antonio Pappano, Riccardo Muti ve Daniel Oren gibi dünyanın önde gelen orkestra şefleriyle çalıştı. Sanatçı, uluslararası müzik otoriteleri tarafından verilen Gramophone Awards ve Echo Klassik gibi önemli ödüllere layık görülürken, opera sahnesindeki başarılarının yanı sıra resital ve konserleriyle de klasik müziği geniş kitlelerle buluşturmaya devam ediyor.

MİKHAİL AGREST
Uluslararası opera ve senfonik repertuvardaki yetkinliğiyle çağdaş orkestra şefleri arasında özel bir yere sahip olan Mikhail Agrest, müzik eğitimine Saint Petersburg’da başladı. Amerika Birleşik Devletleri’nde Indiana University Jacobs School of Music’te keman eğitimi alan Agrest, şeflik çalışmalarını ise Saint Petersburg Devlet Konservatuvarı’nda, efsanevi pedagog Ilya Musin ile sürdürerek kariyerinin temelini attı. 2001–2010 yılları arasında Mariinsky Theatre’da Valery Gergiev ile yakın çalışma yürüten Agrest, bu dönemde opera, bale ve senfonik repertuvarda edindiği derin deneyimle uluslararası sahnelere açıldı. Kariyeri boyunca Metropolitan Opera, Royal Opera House Covent Garden, Semperoper Dresden, Opernhaus Zürich, Teatro di San Carlo Napoli, English National Opera, Paris Opéra, Swedish Royal Opera ve Opera Australia gibi dünyanın önde gelen opera evlerinde sahne aldı. Senfonik alanda ise Staatskapelle Dresden, Orchestre Philharmonique de Radio France, BBC Symphony Orchestra, London Philharmonic Orchestra, Seattle Symphony, Vancouver Symphony Orchestra ve Tokyo Symphony Orchestra gibi önemli orkestralarla konserler yöneten Agrest, opera ve senfonik müzik arasındaki dramatik dengeyi güçlü bir anlatımla kurmasıyla tanınıyor. Operanın yanı sıra bale repertuvarında da önemli yapımlara imza atan Mikhail Agrest, yorumlarındaki müzikal berraklık, orkestral renk zenginliği ve sahneyle kurduğu bütüncül ilişki sayesinde, günümüzün uluslararası ölçekte en çok davet edilen şefleri arasında yer alıyor.
patronlardunyasi.com















