Dolar
50,0017
0,05%
Euro
56,0108
0,08%
Sterlin
67,1336
0,09%
Bitcoin
3.812.666
-0,46%
BİST-100
10.961,67
1,88%
Gram Altın
6.299,972
-0,63%
Gümüş
49,3
-2,42%
Faiz
39,55
0,00%

İngiliz gazetesi anlattı, Londra’nın milyarderleri kıyamete hazırlanıyor, yeraltı sığınakları, deniz uçakları ve ikinci pasaportlar

İngiliz Evening Standart gazetesi, Londra'nın süper zenginlerinin, savaş ve büyük felaket ihtimaline karşı hazırlıklarını artırdığını anlattı. Malikânelerin altına nükleer saldırılara karşı sığınaklar yaptırılırken, bazı iş insanları kendi elektriğini ve suyunu üreten çiftlikler satın alıyor. Acil durumda ülkeyi terk edebilmek için deniz uçağı kullanmayı öğrenen de var, ailesine ikinci pasaport çıkartan da.

04.11.2026 22:30 • Güncelleme: 04.11.2026 22:32
İngiliz gazetesi anlattı, Londra’nın milyarderleri kıyamete hazırlanıyor, yeraltı sığınakları, deniz uçakları ve ikinci pasaportlar
16px
32px

PD HABER MERKEZİ

Dünyanın en zengin insanlarının yaşadığı şehirlerden Londra'da, lüks konut anlayışı değişiyor. Milyonlarca sterlinlik malikânelerde artık yalnızca yüzme havuzları, sinema salonları ve spor alanları değil, olası savaşlara ve büyük felaketlere karşı hazırlanan sığınaklar da bulunuyor.

İngiliz Evening Standard gazetesinin haberine göre, Londra'nın varlıklı aileleri son dönemde güvenlik önlemlerini artırırken, hazırlıklar evlerin altına inşa edilen özel odalardan kırsal bölgelerde kurulan kendi kendine yeten çiftliklere kadar uzanıyor.

Bazı iş insanları ise olası bir kriz durumunda ülkeyi hızla terk edebilmek için alternatif ulaşım yöntemleri ve ikinci vatandaşlık seçenekleri üzerinde çalışıyor.

MALİKÂNELERİN 12 METRE ALTINDA SIĞINAKLAR

Londra'da lüks gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren Glentree Estates'in temsilcisi Trevor Abrahmsohn, varlıklı müşterilerinin uzun yıllardır olağanüstü durumlara karşı hazırlık yaptığını anlattı.

Abrahmsohn, müşterilerinden birinin satın aldığı her mülkün altına nükleer saldırılara karşı sığınak inşa ettirdiğini belirtti. Bu sığınaklarda yiyecek, su ve filtrelenmiş hava sistemleri bulunuyor.

Londra'daki bazı büyük malikânelerin bodrum katları ise yerin yaklaşık 9 ila 12 metre altına kadar uzanıyor.

Normal zamanlarda sinema, spor salonu ve eğlence alanı olarak kullanılan bu bölümler, olağanüstü durumlarda korunma amacıyla da değerlendiriliyor.

Abrahmsohn, müşterilerinden birinin yeraltında balo salonu bile bulunduğunu söyledi.

SAVAŞLAR SIĞINAK TALEBİNİ ARTIRDI

Lüks konutlarda güvenli odalar olarak bilinen özel korunaklı alanlara yönelik talep de artıyor.

The Panic Room Company'den Paul Weldon, Ukrayna ve İran'daki savaşlar gibi gelişmelerin ardından sığınak ve güvenli oda taleplerinde yoğun artış yaşandığını belirtti.

Geçmişte bu tür odalar daha çok kaçırılma tehlikesine karşı yaptırılırken, artık savaş ve diğer güvenlik riskleri de talebin gerekçeleri arasında yer alıyor.

Üstelik bu önlemler yalnızca milyarderlerle sınırlı değil. Birkaç milyon sterlinlik servete sahip kişiler de evlerine güvenli odalar yaptırmak istiyor.

Gayrimenkul danışmanı Sara Ransom'a göre, yeni nesil güvenli odalarda hava filtreleme sistemleri, bağımsız elektrik ve su kaynakları, tıbbi malzemeler, nakit para kasaları ve uzun süre saklanabilen gıdalar bulunuyor.

Akıllı teknolojilere bağımlı olmayan iletişim sistemleri de bu odaların önemli donanımları arasında yer alıyor.

17 DÖNÜMLÜK ARAZİDE KENDİ KENDİNE YETEN ÇİFTLİK

Bazı zenginler ise şehirdeki sığınaklarla yetinmeyerek kırsal bölgelerde alternatif yaşam alanları oluşturuyor.

Stacks Property Search şirketinden James Greenwood, müşterilerinden birinin özellikle gözlerden uzak, geniş araziye sahip bir mülk satın almak istediğini anlattı.

Müşteri, yaklaşık 6,9 hektarlık (69 dönüm) araziye sahip bir çiftlik evi satın aldı.

Ardından araziye su kuyusu açtırıldı, güneş panelleri ve jeneratör kuruldu. Evin mahzeni de acil durum sığınağına dönüştürüldü.

Sığınakta LED aydınlatmalar, su depoları, kuru ve konserve gıdalar ile bataryalar bulunuyor.

Arazinin bir bölümünde sebze yetiştiriliyor, küçük bir koyun sürüsü besleniyor. Çiftliğin bakımı, mülk sahipleri orada bulunmadığında da sürdürülüyor.

Böylece elektrik, su ve gıda açısından dışarıya bağımlılığı azaltılmış bir yaşam alanı oluşturulmuş durumda.

ÜLKEYİ TERK ETMEK İÇİN DENİZ UÇAĞI KULLANMAYI ÖĞRENİYOR

Hazırlıkların en sıra dışı örneklerinden biri ise ulaşım alanında yaşanıyor.

Lüks gayrimenkul danışmanı Jess Simpson, müşterilerinden birinin olası bir kriz durumunda İngiltere'den hızla ayrılabilmek için deniz uçağı kullanmayı öğrenmeye başladığını söyledi.

Bir başka Londralı ise şehirde satın alacağı evin, kırsaldaki mülküne tek depo yakıtla ulaşabileceği mesafede olmasını şart koştu.

Property Vision'dan Ed Lucas, müşterisinin böylece kriz sırasında yakıt almak için durmadan şehirden ayrılmayı planladığını belirtti.

Lucas, on yıl önce müşterilerinden bu tür talepler almadıklarını söyledi.

İKİNCİ PASAPORT DA HAZIRLIĞIN PARÇASI

Londra'nın varlıklı aileleri yalnızca evlerini ve ulaşım imkânlarını değil, vatandaşlık seçeneklerini de çeşitlendiriyor.

Eccord adlı gayrimenkul danışmanlık şirketinin Genel Müdürü Jo Eccles, müşterilerinin savaş, büyük iklim olayları veya vergi düzenlemelerindeki değişiklikler nedeniyle başka ülkelere taşınma ihtimaline karşı alternatif pasaport seçeneklerini araştırdığını anlattı.

Eccles'ın verdiği örneğe göre, annesi Yeni Zelandalı olan bir girişimci, eşi ve iki çocuğu için Yeni Zelanda pasaportu başvuru sürecini tamamladı.

Yaklaşık 30 saatlik bürokratik işlem gerektiren başvuru, ailenin gerektiğinde kısa sürede başka bir ülkeye yerleşebilmesini amaçlıyordu.

YENİ LÜKS: KİMSEYE BAĞIMLI OLMAMAK

Zenginlerin hazırlıkları yalnızca savaş ve nükleer saldırı ihtimaliyle sınırlı değil.

Londra'daki lüks konut sahipleri sel baskınlarına karşı su tahliye pompaları, fırtınalara karşı koruyucu panjurlar ve olası ağaç devrilmelerine karşı incelemeler gibi önlemlere de yatırım yapıyor.

Özel tasarım mutfaklarda ise uzun süre dayanabilen gıdaların depolanabileceği büyük kilerler, ek buzdolapları ve derin dondurucular giderek daha fazla tercih ediliyor.

Tasarım şirketi Arya Douge'un kurucu ortağı Adam Arya'ya göre, varlıklı aileler için kendi elektriğini üretebilen ve şebekeden bağımsız çalışabilen bir eve sahip olmak giderek daha önemli hale geliyor.

Arya, bu yaklaşımı, bir evin başkalarına bağımlı olmadan işlevini sürdürebilmesinin yeni bir lüks anlayışına dönüşmesi olarak değerlendiriyor.

Londra'nın süper zenginleri için lüks artık yalnızca pahalı otomobiller, gösterişli malikâneler ve özel uçaklarla ölçülmüyor. Olası bir kriz sırasında dış dünyaya bağımlı olmadan yaşamını sürdürebilmek de servetin sağladığı ayrıcalıklar arasına giriyor.

patronlardunyasi.com