Bağımlılıkla mücadelede kolluk önlemleri yetmiyor, ekonomi mantığıyla topyekûn bir sistem kurulmalı
Bağımlılık ile mücadele eden resmi ve özel kuruluşların tüm ilgili birim ve personeline akreditasyon şartı getirilmeli Uyuşturucuyla mücadelede çok paydaşlı ve tek merkezden koordine edilen yeni bir sisteme geçmenin şimdi tam zamanıdır! Topyekûn mücadelede basit bir ekonomi mantığı hayata geçirilmelidir: Arz kadar talebin de azaltılması hedeflenmelidir.

Feramuz ERDİN
Uyuşturucu kullanan ünlülere başlatılan operasyonlara sırayla verilen numaralar neredeyse ikili hanelere varmak üzeredir Bu kadar göz önündeki insanların isimlerinin bulaştığı uyuşturucu illeti, doğal olarak gelişme çağında veya yetişkin çocukları olan aileleri de çok tedirgin etmektedir. Süregelen adli soruşturmalar ve kolluk operasyonlarının yanında, ilgili kamu birimleri ve STK’ların tek bir merkezden yönetildiği koordineli bir “uyuşturucuyla mücadele ve müdahale” programına artık acil ihtiyaç vardır
KAMUSAL VE TOPLUMSAL ALGI DEĞİŞMELİ
Türkiye’de uyuşturucuyla mücadele bugüne kadar kaçakçılıkla mücadele ve belli bir ölçüde de genel kolluk birimlerinin görevi olarak görülmüş ve tüm idari yapılanmalar ile toplumsal algı buna göre şekillenmiştir. Oysaki uyuşturucu; aynen terörizm ve siber suçlar gibi, küresel asimetrik savaşın önemli bir unsurudur. Mücadelenin de bu kapsamda planlanması önemlidir. Bir yandan uyuşturucu arzı engellenirken, diğer yandan da bu tür maddelere olan özenti ve talebin azaltılması gereklidir.
BASİT EKONOMİ MANTIĞI
Son zamanlarda süregelen ve toplumsal rol modelleri hedef alan uyuşturucu operasyonlarının en çok eleştirilen tarafı, uyuşturucu kullandığı iddia edilen ünlüler tek tek yakalanırken, onlara uyuşturucu temin eden satıcı ve baronlara neden dokunulmadığıdır? Bir defa, bunu söyleyenlerin; hemen her gün medyaya yansıyan yüksek miktarlardaki uyuşturucu yakalama operasyonlarını yakından takip etmedikleri, sadece ünlü isimlere odaklanmaları nedeniyle fazla ses getirmeyen bu tür başarılı operasyonları gözden kaçırdıkları anlaşılmaktadır? Diğer yandan da ünlülere bile dokunulan bir ortamda artık insanların rahat rahat elini uyuşturucuya uzatamayacağı gibi bir gerçeklik de vardır. Dolayısıyla, talep ayağına yapılan bu operasyonlar da uyuşturucuyla genel mücadele kapsamında değerlendirilmelidir. Zaten bu yazıda sözünü ettiğimiz merkezi program da bu soruna, burada bahsettiğimiz gibi arz ve talep anlamında bütüncül şekilde yaklaşmalıdır.
AİLELER ENDİŞELİ
İnsanın karakterinin kökten değişmesine yol açan bu bağımlılık türünde, çocuğunun durumundan şüphelenen ailelerin kolaylıkla ulaşabileceği ve anında profesyonel destek alabileceği kurumsal yapılar oluşturulmalıdır. Buradaki faaliyetlerin çok popüler olması nedeniyle, bu alanda yetkili – yetkisiz, bilinçli – bilinçsiz birçok kişi ve kurumlar, çoğunlukla da amatörce faaliyet göstermektedir. Maalesef, uyuşturucu ile mücadeleyi bir gelir kapısı olarak gören kişi ve yapılar mevcuttur. Oysaki doğrudan insan sağlığını ilgilendiren bu mücadele her adımı planlanmış, kapsamlı bir profesyonel bir çalışma olmalıdır.
TEK ELDEN ÇOKLU YÖNETİM
Öncelikle bu mücadelenin çok disiplinli bir yaklaşım gerektirdiği unutulmamalıdır. Bedensel ve ruhsal sağlık, eğitim ve bilinçlendirme, bağımlıları topluma kazandırma, iş ve meslek edindirme, ailelerine destek olma, uyuşturucu arzı ve ticaretiyle mücadele gibi birçok aşamaları mevcuttur. Ancak ne olursa olsun, bu mücadelede yer alacak kişi ve kuruluşlara resmi bir eğitim ve akreditasyon şartı mutlaka getirilmelidir.
patronlardunyasi.com















