2024 Yaz Olimpiyatları şantiyesinde kaçak işçi iddiasında Türk patron dahil 24 sanık yargılanıyor
Paris 2024 Olimpiyat Oyunları için inşa edilen spor tesisleri ve özellikle sporcular köyü, oyunların ardından bu kez büyük bir “kaçak işçi” davasıyla gündemde. Bobigny Adliyesi’nde 2 Şubat’ta başlayan ve 20 Şubat’a kadar sürmesi planlanan davada 21 kişi ile 3 şirket yargılanıyor. Sanıklar arasında, Türk kökenli olduğu belirtilen 42 yaşındaki iş insanı M. B. de bulunuyor. Yargılanan şirket yöneticileri ve sanıkların devleti 8 milyon euro zarara uğrattığı iddia ediliyor. Türk patron M. B. geçtiğimiz hafta görülen duruşmada tüm suçlamaları reddetti.

Paris 2024 Yaz Olimpiyat Oyunları’nın inşaat şantiyelerinde patlak veren “kaçak işçi” skandalı, Fransa’da yargı gündemini meşgul etmeye devam ediyor. Seine-Saint-Denis départementine bağlı Bobigny Adliyesi’nde 2 Şubat 2026’da başlayan ve 20 Şubat’a kadar devam etmesi beklenen üç hafta sürmesi beklenen davanın ana temasını devlettin uğradığı 8 milyon euroluk zarar oluşturuyor
Sanıklar; örgütlü şekilde kaçak işçi çalıştırma, çalışma izni bulunmayan yabancıları istihdam etme ve kayıt dışı işçi çalıştırma suçlamalarıyla hâkim karşısına çıktı. Sosyal güvenlik kurumu Urssaf’ın hesaplamalarına göre kamu zararı yaklaşık 8 milyon euroyu buluyor.
“KAĞITSIZ” İŞÇİLER OLİMPİYAT KÖYÜ ŞANTİYESİNDE
Soruşturmanın başlangıcı 25 Mart 2022’de yapılan bir iş müfettişi kontrolüne dayanıyor. Kontroller sırasında, sporcular köyü inşaatında görev yapan bazı taşeron firmalarda oturma ve çalışma izni bulunmayan işçilerin çalıştırıldığı tespit edildi.
İddialara göre çoğu Malili olan bu işçiler, resmi kaydı yapılmadan ve sosyal güvenlik primleri ödenmeden şantiyede istihdam edildi. Bazı işçilerin kötü çalışma koşullarını ve güvencesizliği şikâyet ettiği de dosyaya girdi.
“ŞİRKETLER AĞI” VE PARAVAN YÖNETİCİLER
Savcılığın iddianamesinde, inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir dizi taşeron şirketten oluşan “karmaşık bir yapı” tarif ediliyor. Bu yapı içinde bazı şirketlerin “paravan yöneticiler” üzerinden yönetildiği, fiili kontrolün ise perde arkasındaki isimlerde olduğu öne sürülüyor.
Türk kökenli M. B.’nin, bu taşeron ağının merkezindeki isim olduğu iddia ediliyor. Savcılık, sanığın hem işçilerin fiili amiri gibi davrandığını hem de ihalelerin alınmasında etkili olduğunu savunuyor. M.B. ise mahkemede hakkındaki suçlamaları reddederek herhangi bir “örgütlü yapı”nın lideri olmadığını söyledi.
BÜYÜK MÜTEAHHİTLER DE SANIK SANDALYESİNDE
Dava yalnızca küçük taşeronları değil, ana yüklenici konumundaki büyük firmaları da kapsıyor. Sporcular köyünde altı binanın yapımını üstlenen ve Fransa’nın önde gelen BTP (inşaat ve kamu işleri) şirketlerinden biri olan GCC de sanıklar arasında yer alıyor.
Savcılık, GCC’nin “gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini” ileri sürdü. İddianameye göre şirket, milyonlarca euroluk işleri alt yüklenicilere devrederken, bu firmaların çalışanlarının önemli bir bölümünü kayıt dışı ve oturma izinsiz çalıştırdığını fark etmedi ya da yeterli denetim yapmadı.
GCC tüzel kişiliğinin yanı sıra bir ajans direktörü, bir şantiye müdürü ve bir saha şefi de bireysel olarak yargılanıyor.
8 MİLYON EUROLUK SOSYAL GÜVENLİK KAYBI
Fransız sosyal güvenlik kurumu Urssaf, dosyada yer alan hesaplamalara göre devlete ödenmeyen prim ve vergiler nedeniyle yaklaşık 8 milyon euro zarar oluştuğunu belirtiyor.
Kaçak işçi çalıştırma suçlaması, Fransa’da hem idari hem de cezai yaptırımlar doğuruyor. Özellikle “örgütlü şekilde” işlendiği tespit edilen vakalarda hapis ve yüksek para cezaları gündeme gelebiliyor.
patronlardunyasi.com















