İstanbul kendi başına bir festival iken, 54 yıldır İSTANBUL MÜZİK FESTİVALİ ile taçlanması daha da vazgeçilmez yapıyor. Yılın en güzel zamanlarından biri… İSTANBUL MÜZİK VFESTİVALİ, İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından İstanbul'a, İstanbulluya verilen büyük armağan.

Bu yılın teması çok manidar: “Anın içinde”… Bir türlü içinde kalamadığımız, hep telaşlı, hep online, hep kaçırmama kaygısı ile içinden geçtiğimiz bu şehir festival ile birlikte farklı mekânlarda yapılan etkinliklerle bize “an”ı hatırlatır umarım.

Bülent Eczacıbaşı, açılış konuşmasında “Zamanla ve yaşamlar derin bir bağ kurmamızı sağlayan klasik müzik” diyerek şahane bir tanımlama yaptı. Aynı fikirdeyim, aidiyet hissi kaybettiğimiz an’da zamanın ve telaşın kölesi oluyoruz. Klasik müzik de bu aidiyet hissini oluşturacak bağlardan en güçlüsü.
Programlara online platformlardan ulaşabilirsiniz. İçinizde bir umut, anın içinde bir anı yaratmak için büyük fırsat.
Açılış konserinde, Tekfen Filarmoni şef Aziz Shokhakimov yönetiminde Racmaninoff ve Stravinsky eserleriyle bizi büyüledi. Racmaninoff, Behzod Abduraimov’un piyano icrasıyla an içinde bizi sürükledi.

Stravinsky’nin Ateş Kuşu, bale müziği olmasına rağmen Tekfen Filarmoni’nin ve şef Shokhakimov’un muhteşem performansları ile şehire festivalin geldiğini müjdeler gibiydi.
Ateş Kuşu’nu bu yıl ikinci dinleyişim. İlki Bejart Bale İstanbul'a geldiğinde bu besteyi dinlemenin ötesinde bize yaşatmışlardı. Stravinsky’nin 1910 yılında bestelediği eserin teması Rus halk masallarından birine dayanıyor.
Bir avcı prens, büyülü bir ateş kuşu, canavar ve 13 prensesin etrafında dönen hikâye, bestecinin masalsı anlatımıyla klasikler arasında kendine güçlü bir yer edindi. Stravinsky armonik çeşitlilik ile adeta algoritmik bir düzende masalı notalarla, hayal ile gerçek arasındaki tonları bile vurgulayark bestelemiş. Ateş Kuşu festivale ve şehrimize uğur getirsin.
GENÇ BİR SANATÇIYA DESTEK OLMAK İSTER MİSİNİZ?
Kemancı Veriko Tchumburidze, Gürcü asıllı, 1996 yılı Adana doğumlu, ileride adını sık duyacağımız bir sanatçı. Mersin Konservatuvarı’nda başlayan müzik eğitimini sonraları Viyana Müzik ve Sahne Sanatları Üniversitesi’nde sürdüren Veriko, 20 yaşındayken 15. Uluslararası Henryk Wieniawski Keman Yarışmasını kazanıyor ve solist kariyeri inşa etme yolunda önemli bir adım atıyor.

O tarihten bu yana geçen 10 yıl içinde, Avrupa’nın birçok konser salonunda solist ve oda müziği sanatçısı olarak davet alarak çoktan Türkiye’nin sınırlarını aşmaya başarmış, neslinin önde gelen klasik müzisyenlerinden biri oldu. İlk albümü için çevrimiçi kitlesel fonlamaya (crowdfunding) ilerleyerek bizim pek alışık olmadığımız ama günümüz şartlarında çok mantıklı olan bir yöntemle “gönlünüzden ne koparsa” mantığında sponsorluk bütçesi yaratmaya çalışıyor. Destek vermek isterseniz www.startnext.com/en/veriko bu link size yönelendirecek.
patronlardunyasi.com