Toygun ATİLLA
Bu satırları havalimanında Manchester uçağını beklerken yazıyorum.
Acun Ilıcalı’nın davetiyle yarın Hull City’nin Premier Lig’deki ilk maçını izlemeye gidiyorum.
Rakip Manchester United.
Yan yana yazınca bile yarın oynanacak maçın anlamı ortaya çıkıyor: Hull City-Manchester United.
Bir tarafta dünya futbolunun en büyük markalarından biri.
Diğer tarafta dört buçuk yıl önce bir Türk girişimcinin satın aldığı, dokuz yıllık hasretin ardından yeniden Premier Lig’e taşıdığı Hull City.

20 MİLYON STERLİNLİK HAYAL
Takvimi dört buçuk yıl geriye saralım.
Ocak 2022.
Acun Ilıcalı, İngiliz futbolunun köklü kulüplerinden Hull City’yi Allam ailesinden yaklaşık 20 milyon sterline satın aldı.
O gün Hull City Premier Lig’de değildi. Hatta Premier Lig uzakta görünüyordu.
Acun ise daha ilk günden hedefini saklamadı: Premier Lig.

Sonrası dümdüz bir başarı hikayesi olmadı.
Teknik direktörler değişti.
Futbolcular geldi, gitti.
Doğru transferler de yapıldı, yanlışları da.
Hayal bazen yaklaştı, bazen uzaklaştı.
4 yıl sonra ise Hull City kendisini Wembley’de buldu.
23 Mayıs 2026 günü Middlesbrough ile oynanan play-off finali…
Dakikalar tükeniyor.
Maç golsüz gidiyor.
Uzatma dakikalarında Oli McBurnie…

Gol.
1-0.
Hull City dokuz yıl sonra yeniden Premier Lig’deydi.
Acun Ilıcalı’nın dört yıl önce söylediği o iki kelime artık bir hedef değil, gerçekti: Premier Lig.
ASIL SINAV ŞİMDİ BAŞLIYOR
İngiliz futbolunda Premier Lig’e çıkmak başlangıç.
Dünyanın en zengin, en rekabetçi ve en acımasız futbol ekonomilerinden birine giriyorsunuz.
Championship’te rakip olduğunuz kulüpler değişiyor.
Artık karşınızda Manchester City var.
Liverpool var.
Arsenal var.
Chelsea var.
Manchester United var.
Bir başka ifadeyle mesele artık Premier Lig’e çıkmak değil.
Premier Lig’de kalabilmek.
Acun Ilıcalı da bunun farkında.

Bu nedenle Hull City yaz boyunca kadrosunu yeniden şekillendirdi.
Yeni futbolcular geldi.
Yeni bir bütçe ortaya konuldu.
Kulüp yönetimi ve teknik ekip hâlâ eksik gördüğü bölgelere oyuncu arıyor.
Acun’un Premier Lig’e çıktıktan sonra yaptığı açıklamalardan da anlaşılıyor:
Hull City buraya bir sezonluk misafir olmaya gelmek istemiyor.
KARŞIDA 148 YILLIK BİR MARKA
İşin bir de Manchester United tarafı var.
1878…
Newton Heath adıyla başlayan bir hikâye.
Sir Matt Busby…
Münih faciası…
George Best…
Bobby Charlton…
Eric Cantona…
David Beckham…
Cristiano Ronaldo…
Wayne Rooney…
Ve elbette Sir Alex Ferguson.
Manchester United’ın tarihini anlatmaya kalkarsanız bir futbol yazısından çok daha fazlasını yazmanız gerekir.
Çünkü United yalnızca bir futbol kulübü değil.
Manchester’dan çıkıp dünyanın dört bir yanına ulaşmış devasa bir spor markası.
Hull City ise 1904’te kuruldu.

İki kulübün kupalarını, ekonomik güçlerini ve dünya çapındaki taraftar sayılarını yan yana koymaya gerek bile yok.
Terazi doğal olarak Manchester tarafına doğru eğilir.
Fakat futbolun güzel tarafı da burada başlıyor.
Yarın saat 12.30 olduğunda Manchester United’ın müzesindeki kupalar sahaya çıkmayacak.
Hull City’nin banka hesabı da çıkmayacak.
Sahaya 11’e 11 iki takım çıkacak.
MANCHESTER UNITED DA YENİ BİR HİKÂYE YAZIYOR
Üstelik yarınki Manchester United da geçmiş yıllardaki United değil.
Michael Carrick yönetiminde yeni bir dönem yaşanıyor.
Kulüp yaz transfer döneminde orta sahasını güçlendirdi.

Youri Tielemans geldi.
Andrey Santos geldi.
Brighton’ın yıldızı Carlos Baleba için girişimler sürüyor.
Bir başka ilginç hikâye ise Marcus Rashford.
Aston Villa ve Barcelona’daki kiralık dönemlerinin ardından yeniden Manchester United’a döndü.
Carrick birkaç gün önce Rashford’un fiziksel durumundan ve antrenmanlardaki tavrından övgüyle söz etti.
Yani yarın Hull’un karşısında yalnızca yeni bir sezona başlayan Manchester United olmayacak.
Kendisini yeniden inşa etmeye çalışan bir Manchester United olacak.
ACUN’UN EN PAHALI 90 DAKİKALARINDAN BİRİ
İşte tam burada futbol ile iş dünyası birbirine karışıyor.
Acun Ilıcalı açısından yarınki 90 dakikanın değerini yalnızca skor tabelasıyla ölçmek eksik kalır.
Düşünün…
Türkiye’de televizyonculuktan gelen bir girişimci İngiltere’ye gidiyor.
Bir futbol kulübü satın alıyor.
İngiliz futbolunun son derece kapalı ve kendine özgü dünyasına giriyor.

Başarısızlıklar yaşıyor.
Eleştiriliyor.
Teknik direktör değiştiriyor.
Milyonlarca sterlin harcıyor.
Ama vazgeçmiyor.
Ve dört buçuk yıl sonra…
Kendi stadında oturuyor.
Sahada kendi takımı.
Göğsünde Premier Lig logosu.
Karşısında Manchester United.
Sanırım Acun Ilıcalı’nın Hull City yatırımının bugüne kadar geldiği noktayı anlatacak fotoğraf yarın MKM Stadium’da çekilecek.
Uçağın kalkmasına artık fazla zaman kalmadı.
Birazdan Manchester’a doğru yola çıkacağım.
Oradan Hull’a geçeceğiz.
Yarın tribünde Acun Ilıcalı’nın yanında otururken muhtemelen sahadan önce onu izleyeceğim.
Belki heyecanını…
Belki sessizliğini…
Belki Manchester United oyuncuları sahaya çıktığında yüzündeki ifadeyi…
Yarın Hull’da o hayalin karşısına Manchester United çıkacak.
Anons yapılıyor.
Manchester uçağına biniyorum.
Bundan sonrasını yarın Hull’dan anlatacağım.
İLGİLİ HABER
patronlardunyasi.com