Sabah'tan Halit Turan'ın haberine göre eşlerin birbirlerine karşılıklı olarak açtığı boşanma davasında emsal bir karar çıktı. Davada, taraflar birbirlerine yönelik ağır suçlamalarda bulundu.
Kadın; eşinin kendisini aldattığını, evlendikten sonra bağımsız bir konut açmayarak ailesiyle yaşamaya zorladığını, hamileyken şiddet gördüğünü, odaya kilitlendiğini ve "Seni öldürürüm" şeklinde tehdit edildiğini iddia etti. Davalı ve karşı davacı koca ise savunmasında, eşinin iddialarının asılsız olduğunu öne sürerek; eşinin, ailesinden kaçarak evlendiğini, asıl amacının "TikTok fenomeni" olmak olduğunu, bu yüzden ev işlerini yapmadığını savundu. Ayrıca kadının doğumdan sonra bebeğini terk ettiği ve bebek ilgilenmediği de iddialar arasında yer aldı.
İlk Derece Mahkemesi; kocanın eşini dövmekle tehdit etmesi, aşağılaması ve yalnız bırakması nedeniyle "ağır kusurlu" olduğuna, kadının ise ev işlerini yapmaması ve bebeğiyle ilgilenmemesi sebebiyle "az kusurlu" olduğuna karar verdi. Çiftin boşanmasına, kadına toplam 60 bin lira maddi-manevi tazminat ödenmesine ve yoksulluk nafakası verilmesine hükmetti. Bölge Adliye Mahkemesi de tazminat miktarını 40 bin liraya indirip kararı büyük oranda onadı. Dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kusur tespitini hatalı buldu. Yargıtay, kocanın tehdit ve aşağılama, kadının ise ev işlerini ihmal etme ve bebeğini terk etme eylemlerinin "eşit kusurlu" kabul edilmesi gerektiğini belirtti.
Hukuk kuralları gereği, boşanmada tazminata hükmedilebilmesi için bir tarafın diğerinden daha az kusurlu olması gerektiğini hatırlatan Yargıtay, taraflar eşit kusurlu olduğu için kadın lehine hükmedilen tazminat kararlarını bozdu. Tarafların boşanması ve çocuğun velayetinin babada kalması gibi diğer hükümler ise onanmış oldu.
patronlardunyasi.com