Burak ARTUNER
Viyana'da Museum of Applied Arts'taki bir vitrin bir çekiçle kırıldı, iki soyguncu 673 elmaslı, 200 karatın üzerindeki bir kolyeyi alıp kaçtı. Çalınan, yalnızca milyonlarca dolar değerindeki bir mücevher değildi; bir zamanlar Ortadoğu'nun kaderini belirleyen hanedanların boynunda taşınan tarihin kendisiydi.
#video_9749666#
BABASI OSMANLI BÜROKRATIYDI
Kolyenin sahibi Mısır Kralı I. Fuad'ın eşi ve Kral Faruk'un annesi Kraliçe Nazlı Sabri'ydi. Nazlı'nın babası Mısır'da bir Osmanlı bürokratı ve eski Mısır Tarım Bakanı olan Abdürrahim Sabri Paşa'ydı. Anne tarafından büyük dedesi Napolyon'un subaylarından olup İslam'ı seçerek Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın ordusunu kuran Süleyman Paşa'ydı.
Fransız kültürüyle yetiştirildi. Mısır Kralı Fuad'la evlendi, Mısır Kraliçesi oldu.
Ancak eşinden, evliliği boyunca çok baskı gördüğü ve ihtişamın arkasında hep mutsuz bir kraliçe olduğu yazıldı çizildi.
İKİ HANEDAN MUHTEŞEM DÜĞÜN
Nazlı, Viyana'da çalınan bu kolyeyi 1939'da kızı Prenses Fevziye'nin düğününde taktı.

Kraliçe Nazlı'nın kızı ve damadı.
Damat ise sıradan bir prens değildi.
İran'ın Veliaht Prensi Muhammed Rıza Pehlevi'ydi.
Yani daha sonra İran'ın son Şahı olacak adam...
Böylece bir düğünde yalnızca iki genç insan değil, iki büyük hanedan buluşuyordu:
Mısır'ın kraliyet ailesi ile Pehlevi Hanedanı.

Kraliçe Nazlı (Sağ başta), o kolyeyi kızı Fevziye'nin 1939'daki düğününde takmıştı.
İHTİŞAMIN ELMAS HALİYDİ
Nazlı'nın boynundaki Van Cleef & Arpels kolyesi ise bu ihtişamın adeta mücevherden yapılmış sembolüydü. Platin üzerine yerleştirilmiş 673 elmasın toplam ağırlığı 200 karatın üzerindeydi.
Bugün 4.3 milyon dolarla anılan bu kolye, 2015'te New York'taki Sotheby's müzayedesinde yaklaşık bu bedelle satılmıştı. Dolayısıyla 4.3 milyon dolar, bugünkü resmî değerinden ziyade kolyenin 2015'teki açık artırma fiyatıydı. Bugünkü değeri ne kimse bilmiyor?
1939'da kimse onun gelecekte bir müze vitrininde çekiçle parçalanan camın arkasından kaybolacağını bilmiyordu.
PEHLEVİLERİN TÜRKİYE'YE BAKTIĞI YILLAR
Kraliçe Nazlı'nın damadı Muhammed Rıza Pehlevi'nin babası Rıza Şah Pehlevi, 1934'te Türkiye'yi ziyaret etti.
Bu sıradan bir devlet ziyareti değildi.
Rıza Şah, Cumhuriyet Türkiyesi'nin dönüşümünü yakından görmek istiyordu. Mustafa Kemal Atatürk'ün gerçekleştirdiği reformlar, İran'daki modernleşme arayışının da önemli referanslarından biri haline gelmişti. Rıza Şah'ın Türkiye ziyareti, iki ülke ilişkilerinde önemli bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor.
Ve üç yıl sonra...
1937'de Türkiye, İran, Irak ve Afganistan Sadabad Paktı'nı imzaladı.
Ortadoğu'da güvenlik ve istikrar arayışının önemli belgelerinden biri olan bu anlaşma, Atatürk dönemindeki Türkiye ile Pehlevi İranı arasındaki yakınlaşmanın da simgelerinden biriydi.

Atatürk ve İran Şahı 1934'te Ankara'da.
Yani Nazlı'nın kızının Pehlevi veliahtıyla evlendiği 1939'a geldiğimizde, Türkiye'nin hemen doğusunda da bambaşka bir siyasi tablo vardı.
Ankara, Tahran ve bölgedeki diğer başkentler birbirleriyle diplomatik ilişkilerini güçlendirmeye çalışıyordu. Ve bütün bu büyük siyasetin üzerinde, Kahire'deki kraliyet sarayının ihtişamı parlıyordu.

Kraliçe Nazlı
SONRA HER ŞEY ÇÖKTÜ
Ama tarih, kraliyet saraylarının düşündüğü kadar merhametli değildi. Mısır'da 1952 Devrimi gerçekleşti. Kral Faruk tahttan indirildi.
Bir zamanlar sarayların en parlak isimlerinden biri olan Nazlı'nın dünyası da dağıldı. Kraliyet sona erdi, sürgün yılları başladı.
Nazlı daha sonra Amerika Birleşik Devletleri'ne yerleşti ve hayatının ilerleyen dönemlerinde ekonomik sıkıntılar yaşadı. Ailesinin sahip olduğu mücevherlerin bir bölümü de bu süreçte el değiştirdi.
Nazlı'nın mücevherleri yalnızca değer kaybetmedi; onları taşıyan dünyanın kendisi ortadan kalktı.
TARİHİN İZLERİNİ TAŞIYAN KOLYE VE NAZLI'NIN KAYBETTİKLERİ
Önceki gün çalınan kolye - maddi değeri dışında da - sıradan bir kolye değildi, o kolyede Mısır Krallığı'nın son yılları, Pehlevilerin yükselişi, İran'ın modernleşme arayışı, Atatürk Türkiyesi ile Tahran arasındaki yakınlaşmanın izleri ve tüm bunların sonunda Ortadoğu'da hanedanların birer birer tarih sahnesinden çekilişinin izleri vardı.
MEZARLIĞIN ANLATTIĞI
Bugün Los Angeles'ta yoksulların yaşadığı bir bölgedeki Hıristiyan mezarlığında ebedi uykusunda yatan Kraliçe Nazlı'nın hayatındaki en büyük hırsız belki de Viyana'daki iki adam değil zamandı...
Zaman, Kraliçe Nazlı'nın hayatından ise çok daha fazlasını çaldı.
Tahtını, ülkesini, sarayını, ailesinin eski gücünü...
Ve tabii ki yıllarını...

Kraliçe Nazlı'nın ABD'de yoksulların yattığı bir mezarlıktaki mezar taşı...
patronlardunyasi.com