PD HABER MERKEZİ
Venezuelalı gazeteci Jessica Dos Santos, Venezuelanalysis’te yayımlanan yazısında Turhan Mildon’un ülkesindeki ticari faaliyetlerini mercek altına aldı.
Yazı 31 Ekim tarihliydi.
Dos Santos, özellikle devletin elindeki şirketlerin özel yatırımcılara devredilmesinde şeffaflık ve denetim sorunlarına dikkat çekiyordu.
DEVLETİN 10 ÇİMENTO FABRİKASI
Dos Santos’un yazısındaki en önemli başlık, Venezuela devletine ait 10 çimento fabrikasının işletilmesiyle ilgili anlaşma.
Turhan Mildon’un yönetimindeki Miller Holding bağlantılı Vencement, Maduro döneminde bu fabrikaların işletme hakkını elde etmişti.
Anlaşmanın yapıldığı dönemde Venezuela’nın sanayi politikalarında etkili isimlerden biri Alex Saab’dı.

New York Times’ın daha önce yayımladığı araştırmalarda, Mildon’un Saab’la ilişkileri ve bu ilişkilerin ticari anlaşmalardaki rolü de ele alınmıştı.
Dos Santos ise tartışmayı başka bir noktaya taşıyor.
Kamuya ait stratejik üretim tesisleri özel bir şirkete bırakıldığında hangi yatırım yükümlülükleri üstleniliyor?
Bu yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği nasıl denetleniyor?
Ve en önemlisi, Venezuela halkı bu anlaşmadan ne kazanıyor?
ÜRETİM RAKAMLARI BİRBİRİNİ TUTMUYOR
Venezuelalı gazetecinin dikkat çektiği bir başka konu da çimento üretimi.
Mildon, Forbes Türkiye’ye verdiği röportajda Venezuela’da yıllık 4,5 milyon ton çimento üretiminden söz etmişti.
Ancak New York Times’ın Venezuela hükümetindeki kaynaklara dayandırdığı bilgilerde ülkenin toplam üretiminin bu rakamın yaklaşık üçte biri düzeyinde olduğu belirtilmişti.
Mildon’un sözcüsü ise Forbes röportajındaki açıklamaların yanlış aktarıldığını savunmuştu.
Dos Santos, kamuya ait fabrikaların gerçek üretim kapasitesi ve faaliyet sonuçlarının açıklığa kavuşturulması gerektiğine dikkat çekiyor.
Burada yanıt bekleyen soru açık:
Mildon’un şirketinin fiili üretimi ne kadar, kamuya açıklanan rakamlar neyi ifade ediyor?

KARİDES VE KAHVE ŞİRKETLERİ DE DOSYADA
Venezuelanalysis’in yazısı yalnızca çimento fabrikalarıyla sınırlı değil.
Dos Santos, Mildon’un Venezuela’daki karides ve kahve sektörlerindeki faaliyetlerini de ele alıyor.
Bunlardan biri Grupo Lamar.
Venezuela’nın önemli karides üreticilerinden olan şirketin eski sahibi José Enrique Rincón, Maduro döneminde tutuklanmıştı.
Şirketin faaliyetlerinin daha sonra Mildon’un grubuna bırakılması, Venezuelalı gazetecinin sorguladığı gelişmeler arasında.
Yazıda ayrıca Café Madrid ve Fama de América adlı kahve şirketlerinin Mildon’la bağlantılı işletme düzenlemeleri de gündeme getiriliyor.
Dos Santos’un asıl dikkat çektiği nokta, farklı sektörlerdeki bu kamu müdahalelerinin ve işletme devirlerinin hangi hukuki ve ekonomik koşullarda gerçekleştirildiği.
SÖZLEŞMELER NEDEN FESHEDİLMEDİ?
Yazının en dikkat çekici bölümlerinden biri, Venezuela’daki siyasi gelişmelerin ardından çimento fabrikalarının işletme sözleşmelerinin geleceğiyle ilgili yaşanan tartışma.
New York Times’ın araştırmasına göre Venezuela yönetimi, yatırım yükümlülükleriyle ilgili sorunlar nedeniyle Mildon’un sözleşmelerini feshetmeye yöneldi.
Ancak gazete, Mildon’un Trump’ın eski avukatı Alina Habba ile ilişkisi öğrenildikten sonra fesih kararının uygulanmasının durdurulduğunu ileri sürdü.
Miller Holding ise sözleşmelerin iptal edilmediğini açıkladı.
Alina Habba da eşinin ticari faaliyetleri için Amerikan yönetiminde girişimde bulunduğu yönündeki iddiaları reddetti.
Dos Santos, bu gelişmeleri Venezuela’nın kamu varlıkları üzerindeki karar alma süreçleri açısından değerlendiriyor.
Burada henüz bağımsız biçimde kanıtlanmış bir siyasi müdahale bulunmuyor.
Ancak sözleşmelerin hangi gerekçelerle gözden geçirildiği ve neden yürürlükte kaldığı soruları önemini koruyor.
VENEZUELALI GAZETECİNİN SORDUĞU SORULAR

Jessica Dos Santos’un yazısı yeni bir mahkeme kararı ya da yayımlanmamış bir sözleşme ortaya çıkarmıyor.
Büyük ölçüde New York Times ve diğer yayınların araştırmalarını Venezuela’daki kamu varlıklarının yönetimi açısından değerlendiriyor.
Fakat yazının önemli tarafı tam da burada.
Amerikan basını Mildon’un Washington’daki siyasi bağlantılarını ve uluslararası ticari ilişkilerini araştırırken, Venezuelalı gazeteci meselenin ülkesine düşen ekonomik faturasını sorguluyor.
Çimento fabrikalarındaki üretim ne kadar?
Şirketlerin üstlendiği yatırım yükümlülükleri yerine getirildi mi?
Devlet hangi gelirleri elde etti?
İşletme devirlerinde hangi denetimler yapıldı?
Bu soruların yanıtları, yalnızca Mildon’un değil, Venezuela’da kamu varlıklarını işleten bütün özel şirketlerin faaliyetlerinin değerlendirilmesi açısından önem taşıyor.
Biz Patronlar Dünyası’nda Turhan Mildon dosyasını uzun süredir araştırıyoruz.
Şimdi aynı dosyanın Venezuela’da da sorgulanması önemli.
Çünkü bu hikâyede yalnızca Washington’daki ilişkiler, milyonlarca dolarlık sözleşmeler ve uluslararası iş bağlantıları yok.
Bir de Venezuela halkına ait fabrikalar var.
Ve o fabrikaların hesabını sormak, herhangi bir sinema benzetmesinden çok daha önemli.
İLGİLİ HABER
patronlardunyasi.com