Patronlar


Unakıtan, cari açığı önlemek için kurları yükseltme gibi bir kolaycılığa da kaçmayacaklarının altını çizdi.

Marmara Üniversitesi Maliye Araştırma ve Uygulama Merkezi'nin Prof. Dr. Halil Nadaroğlu anısına düzenlediği “2005 Yılı Bütçe Gerçekleşmeleri, 2006 Yılı Hedefleri ve Beklentiler” konulu toplantıda konuşan Unakıtan, Türkiye'nin cari açığı fazla olan bir ülke olduğunu belirtti.

Unakıtan, Türkiye'nin zaman zaman bazı problemler yaşadığını, Cumhuriyet döneminden önce de, 1980'li yıllarda da cari açık problemleri bulunduğunu ve Türkiye'nin 70 cente muhtaç hale geldiğini belirterek, “Cari açık, üzerinde durulması gereken önemli bir ekonomik problemdir” dedi.

Türkiye'nin enerji faturasının giderek kabardığını ifade eden Unakıtan, şunları kaydetti: “Eskiden Türkiye'nin dış ticaret hacmi çok düşük olduğu için eğer bu faturalar o zaman olsaydı deprem olurdu, ekonomi alt üst olurdu. Şimdi Türkiye'nin ekonomisi büyüdüğü için bu faturalardan etkilenmiyor. Ne dersek diyelim, bizim bu dış ticaret açığına, cari açığa, ödemeler dengesindeki açığa çare bulmamız lazım. Bu, Türkiye'nin önemli bir meselesi.”
Türkiye'de kamu açıklarının şimdi çok azaldığını, kamu kesimi borçlanma gereğinin sıfırlandığını, hatta eksi olduğunu belirten Unakıtan, “Eğer Türkiye'de kamu kesimi borçlanma gereği de fazla olsaydı, çifte açık derdik biz buna, Türkiye için fevkalade kötü bir durum olurdu. Çok şükür o yok” dedi.

Cari açık konusunda çeşitli kesimlerden çeşitli fikirler ileri sürüldüğünü, Türkiye'nin, problemlerini çözerken asla kolaycılığa kaçmaması gerektiğini vurgulayan Unakıtan, “(Cari açığı önlemek için kurları yükseltelim, ihracat artsın, ondan sonra biz de yan gelip yatalım. Cari açığı böyle halledelim.) Yok böyle bir şey. Böyle kolaycılık olmaz. (Olur) diyenler de bir müddet sonra kafayı duvara toslar. Eğer biz kurlarla oynayarak işi halletseydik, şimdiye kadar çok yollar kat etmiştik” diye konuştu.

“GÜVEN VE İSTİKRARIN MUTLAKA OLMASI LAZIM”

Kemal Unakıtan, ihracatta yapısal değişikliklere gitmek gerektiğini belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Öyle değişiklikler yapmamız lazım ki o sektörümüzü artık hiçbir şekilde ufak tefek rüzgarların sıkıntıya sokmaması lazım. Güven ve istikrarın mutlaka olması lazım. Bir yükselen, bir alçalan kur politikalarıyla bir yere varılmaz. Dış ticaret açığına, cari açığa, ödemeler dengesindeki açığa çare bulmamız lazım. Dalgalı kur sisteminden katiyen vazgeçmeyeceğiz. Kura müdahaleyi asla düşünmüyoruz. Merkez Bankası'nın bazı kur dalgalanmalarına karşı önlemleri hariç. Merkez Bankası, kendi kararını verir.”

Girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini vurgulayan Unakıtan, ”İstihdam üzerindeki vergi yükünü muhakkak düşürmemiz lazım. Onu yapacağız” dedi.

Unakıtan, bankacılık maliyetlerinin düşürülmesi, aracılık maliyetlerinin yurtdışı bankalardaki gibi düşük olması ve üreticilerin düşük maliyetli para bulması gerektiğini belirtti.

Türkiye'nin 2000-2001 krizine kamu borç yapısının bozulmasından dolayı sürüklendiğini ifade eden Unakıtan, istikrarlı ekonomik politikalardan vazgeçmediklerini ve vazgeçmeyeceklerini söyledi.

Unakıtan, “Oturduğumuz sandalyeler geçici. Bugün var, yarın yok. Türk milletinin menfaati önemli. O sandalyede kim oturursa otursun buna riayet etmesi lazım. Türkiye'nin hesabını bilen bir ülke olması gerekir” diye konuştu.

“TL TAŞ GİBİ”