Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Ömer Sabancı, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan'ın görevlerinden birini bırakması gerektiğini söyledi. Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan'ın iki görevi birden yürütmesinin zor olduğuna dikkat çeken Sabancı, "Bunun ismi çifte şapkalılıktır. Bu bir zaman meselesi, bu görevin tekrar düşünülmesinde fayda olabilir. İki ayrı konu iki ayrı yönetim istiyor. Babacan'ın hangi şapkasını bırakması gerektiğine hükümet karar vermeli" dedi.
Referans Gazetesi'ni ziyaret eden TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı, ekonomideki kısa, orta ve uzun vadeli konuların yanı sıra AB üyelik sürecini takibe aldıklarını söyledi. Eurobarometre sonuçlarına göre Türkiye'de Avrupa Birliği'ne destek oranın yüzde 60'ten 43'e düştüğüne dikkat çeken Sabancı, "Hükümet kanadında Avrupa Birliği konularında bir yavaşlama var.
Ekim ayı sonunda açıklanması beklenen AB İlerleme Raporu'nda Türkiye için olumsuz sonuçların çıkmamasını istiyoruz. Beklerdik ki daha hızlı hareket edilsin" diye konuştu.Yapılanların göz ardı edilmemesi gerektiğini de söyleyen Sabancı, "Müzakerelerin başlaması, tarama süreci çok önemliydi. Hükümet AB yolunda başarılı işler de yapıyor ancak yurtiçi ve yurt dışı iletişimde bir strateji oluşturmamız şart. AB hedefinden sapma olmamalı. Hala bazı konularda hükümetin toplumun çeşitli kesimlerinden destek bulacağını düşünüyorum. Karşılıklı uzlaşma yoluyla bir formüle erişmek lazım” dedi.
Kıbrıs müzakereleri etkilemez
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs konusundaki çıkışlarının kamuoyundaki AB desteğinin düşmesini etkilemiş olabileceğini kaydeden Sabancı, reformların AB’den önce, halk adına yapılması gerektiğini söyledi. Hükümeti bugüne kadar Kıbrıs konusunda attıkları adımlarda hiç tereddütsüz desteklediklerini aktaran Sabancı, “İlla bir taraf taviz verecek değil, oturup konuşulmalı. Ben Kıbrıs konusunun müzakereleri durdurma noktasına getireceğini düşünmüyorum. AB'nin de müzakereleri belli başlıklarda askıya alacağını zannetmiyorum” ifadesini kullandı.
AB ile ilgili konuların gündemden düştüğünü belirten Sabancı, “Ulusal hedefimiz; hükümetiyle ve muhalefetiyle siyasi partilerin, AB'nin ulusal projemiz olduğunu söylemesi ve neler yaptığımızın daha detaylı açıklanmasıdır. Ekim sonunda açıklanması beklenen AB İlerleme Raporu'nda Türkiye için olumsuz sonuçların çıkmamasını istiyoruz. Beklerdik ki daha hızlı hareket edilsin. 9 Uyum Paketi içinde 14 madde var. Eylülde TBMM'den uyum yasaları çıkması gerekiyor. Bu maddelerin bir kısmına kamuoyu çok uzak, bu nedenle maddeler halka çok daha iyi anlatılmalı. Biz bunları yaptığımız sürece politik, siyasi, ekonomik istikrar gelecektir” dedi. AB içinde hala genişleme veya hazmetme kapasitesine dönük fikir ayrılıkları bulunduğunu anlatan Sabancı, bazı ülkelerde kamuoyunun Türkiye'ye karşı olumsuz baktığını belirtti. AB'nin kendi sorunlarından da kısa dönemde arınması gerektiğini kaydeden Sabancı, “Bazı ülkelerde referandum yapacağız diyorlar. Onlara, 'Lizbon stratejisinde rekabet gücünde globalleşmede nerelerdesiniz?' diye sormak lazım. Sizin toplumlarınızın Türkiye'ye bakış açılarını değiştirmek için üreteceğimiz stratejiler var. 2013 geldiğinde Türkiye'nin de böyle bir hakkı var. AB de kendini toparlamalı” diye konuştu.
Doğruları söylemeye devam
Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı ve Başmüzakerecilik görevlerini yürüten Ali Babacan'ın her iki görevi birden yürütmesinin zor olduğuna ilişkin görüşlerini yineleyen Ömer Sabancı, şöyle konuştu: "Fikrimizi daha önce de açıkça söylemiştik, şimdi de söylüyoruz. Biz bu duruma çifte şapkalılık demiştik. Bir taraftan IMF anlaşmaları bir taraftan AB süreci... Her ikisi de Sayın Babacan'ın sorumluluğunda. Tabii ki hükümet de var ama bu bir zaman meselesi. Dolayısıyla başmüzakerecilik görevinin tekrar d