Burak ARTUNER
Cumhurbaşkanı Yoweri Museveni’nin oğlu olan Kainerugaba, sosyal medya üzerinden Ankara’ya yönelik sert ve sıra dışı çıkışlarıyla gündeme geldi.
Önce Türkiye’den 1 milyar dolar istedi. Sonra yetmedi, Türkiye’den evlenmek için “en güzel kadın” talebinde bulundu.
Sonra tepkiler gelince, tvitlerini sildi, bir takım gelgitler yaşıyor, tüm bunlar sorunlu kişiliğini ele veriyor, anormal davranışlar sergiliyordu.
Ardından diplomatik ilişkileri kesme ve Türk Hava Yolları uçuşlarını Uganda hava sahasından çıkarma tehditleri geldi.
Türkiye ise kendisini sosyal medya trollerinden başka ciddiye alan bile çıkmadı.
Belli ki bir sıkıntısı vardı...

Kainerugaba’nın Türkiye macerası bununla da bitmedi.
Türkiye’nin Yapı Merkezi şirketine verilen 2,7 milyar euroluk demiryolu projesinin iptal edildiğini de sosyal medyadan duyurdu. Fakat Uganda hükümetinden bu iptale ilişkin aynı ölçüde net bir doğrulama gelmedi.
Derken karşımıza başka bir Kainerugaba çıktı.
Yaptığı soykırımlarla dünyanın tepkisini çeken, İsrail hükümetinin başındaki Netahyahu'ya yanaşan bir Kainerugaba.
Gazının sıkıntısı da ardında onu konuşturan bir başka hastalıklı insan da turnasol kağıdı gibi ortaya çıktı.
NETANYAHU'NUN AĞABEYİNE ANIT

Kainerugaba, şubat ayında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ağabeyi Yonatan “Yoni” Netanyahu’nun, Uganda’daki Entebbe Havalimanı’nda öldüğü yere heykel dikileceğini açıkladı.
“İsrail’le yakın kan bağlarımızı güçlendirmek” için yapılacağını söylediği heykel, sonunda dikildi ve bu ayın başında açıldı.
Hem de öyle sıradan bir yere değil…
1976’daki Entebbe rehine kurtarma operasyonunun gerçekleştiği eski terminalin önüne.
Elinde silahıyla Yoni Netanyahu…
İsrail komandolarının 1976’da kaçırılan Air France uçağındaki rehineleri kurtardığı operasyonda hayatını kaybeden tek İsrailli askerdi Yoni Netanyahu.
İşte yazının tam da burada ironisi başlıyor.

TÜRKİYE’YE NEDEN ÖFKE, İSRAİL’E NEDEN HAYRANLIK?
Bir ülkeye 1 milyar dolarlık fatura çıkaran, Türk kadını isteyen, Türk şirketinin projesini iptal ettiğini duyuran bir general…
Aynı general, başka bir ülkenin askerine anıt dikiyor.
Üstelik İsrail Başbakanı’nın ağabeyine.
Kainerugaba’nın Türkiye ile ilgili çıkışları kendi sosyal medya hesabından geliyor ve Uganda hükümetinin her zaman resmi politikası olarak değerlendirilmemesi gerektiği de önemli bir ayrıntı. Ancak Kainerugaba sıradan bir sosyal medya kullanıcısı değil; ülkenin savunma kuvvetlerinin başındaki isim ve Cumhurbaşkanı Museveni’nin oğlu.

Dolayısıyla attığı her tweet, ister istemez diplomatik anlam taşıyor.
Bu nedenle mesele yalnızca “Akıl sağlığı sorgulanan bir generalin tuhaf paylaşımları” değil.
Uganda’nın dış politikadaki yönelimleri açısından da dikkat çekici.
ENTEBBE’NİN HAFIZASI
Bir de işin tarih tarafı var.
1976'daki operasyon sırasında Uganda'yı İdi Amin yönetiyordu ve İsrail komandolarının operasyonu Uganda’nın egemenliğinin ihlali olarak görülmüştü.
Ve ağabey Netanyahu'yu vuran da Ugandalı keskin nişancı bir askerdi.
Bugün ise aynı Uganda’da, o operasyonun İsrailli komutanının heykeli dikiyor.

Kendi askerinin yerine, İsrailli komutanı onurlandırıyor.
Yani Uganda'da dünün düşmanı bugünün dostu oldu.
Uganda’nın 2026 dış politika albümünde belki de en çok konuşulacak kare bu heykelin açılması olacak.
Kısacası; heykel şimdi 'Delidir ne yapsa yeridir' sözünün somut hali olarak orada duruyor...
Fakat belli olmaz, gün gelir o ülkenin aklıselim insanları iktidara gelir...
Heykeli de; onu oraya diken generali de layık oldukları yere gönderir...
Tarih çoğu zaman yıkılan heykeller mezarlığıdır çünkü...
patronlardunyasi.com