Spor


Necla DALAN

Türkiye, 24 yıl aradan sonra katıldığı Dünya Kupası’na galibiyetle veda etti. Hayaller büyüktü ama gerçekler acı oldu. 

Türkiye’nin Amerika Birleşik Devletleri’ni 3-2 yendiği maçtaydım. Maça giderken tamamen bir formalite maçına çıktığımız için heyecan değil bari puan alıp maçı bitirelim hissiyatındaydım. Maçtan çıkarken ise 70 bin 492 seyircinin arasında olan her Türk gibi Avustralya ve Paraguay maçlarından puan çıkaramamanın üzüntüsü vardı. 

#video_9742590#

BİZE HER YER TÜRKİYE!

Maç öncesi izlenimlerimi paylaşmak isterim önce… Öncelikle Los Angeles’ta hiç yabancılık çekmedim. Zira her yerde Türkler vardı. Kimi Çanakkale’den, kimi İzmir’den kimi Bursa’dan gelmişti. 

Almanya’dan gelen gurbetçiler Türkiye’den gelenlerle yarışacak kadar çoğunluktaydı. Meşhur Hollywood Bulvarı’nda da şehre tepeden bakan Griffin Gözlemevi’nde de herkes Türkçe konuşuyordu. Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzon formalı taraftarlar yan yana Melekler Şehri Los Angeles’i geziyordu.

BİLETLERİNİ SATANLAR TEK GALİBİYETİ GÖREMEDİ

Futbola aşine olanlar bilir, bileti olmayan taraftarlar son dakikaya kadar stat etrafında bilet bulmaya çalışır. İzmir’den gelen bir taraftar bu konuda bence büyük bir takdiri hak ediyordu. Çünkü Los Angeles’a kadar gelmişti ama bileti yoktu. “Nasıl olsa bulurum” diyecek kadar da iyimserdi. 

Gerçi Türkiye’nin turnuvadan elenmesi onun gibi futbolseverler için fırsat oldu. Çünkü iddiası olmayan bir maç için özellikle Amerika’da yaşayan Türkler’in biletlerini sattığı dikkat çekti. Biletleri alanlar ise Amerikalılardı… Ve biletini satanlar Türkiye’nin tek galibiyetini görme şansını da yitirmiş oldu.

DÜNYANIN EN PAHALI SPOR TESİSİ: SOFI STADYUMU

Maçın oynandığı Sofi Stadium inanılmazdı. 5.5 milyar dolarlık inşaat maliyetiyle dünyanın en pahalı spor tesisi olan stadyumun 3,1 milyon metrekarelik alanı kaplayan şeffaf çatısından sarkan çift taraflı 4K video ekranı da spor dünyasının en büyük video ekranı olma özelliğine sahip. Ekranda maç öncesinde de maç durduğu anlarda da hem Türk hem Amerikalı seyircilerin görüntüleri çok renkliydi. 

MAÇ DEĞİL YILDIZLAR GEÇİDİ

Ekrana sık sık dünya yıldızları da yansıdı… Brad Pitt, Edward Norton, Leonardo Di Caprio, Collin Farell göze ilk çarpanlardı… 
Stadyuma girişler de çıkışlar da inanılmaz rahattı. Binlerce görevli o kadar başarılı bir şekilde yönlendirme yapıyordu ki stadyuma girişimiz birkaç dakika sürdü. 

Üst araması yoktu, kuyruk yoktu… 70 binden fazla insanın olduğu yerde tuvaletlerden koridorlara her yer tabir yerindeyse steril bir hastane ortamı kadar temizdi. 

GOL MÜZİĞİ TARKAN’DAN, KAPANIŞ “MEMLEKETİM”

Türkiye’nin attığı gollerden sonra Tarkan’ın 2002 Dünya Kupası için yaptığı “Bir oluruz yoluna” çaldı. Son saniyelerde gelen galibiyet golünden sonra ise Ayten Alpman’ın sesinden “Memleketim” şarkısı elenme üzüntümüzü bir nebze olsun azalttı. 

Bu arada Türkler için ayrı bölüm yoktu, iki ülkenin taraftarları birlikte seyrettik maçı. Öncelikle Amerikalılar çok misafirperverdi. Yanımda Meksika kökenli Amerikalı genç bir kız ve erkek arkadaşı vardı. Her gol yediğimizde beni teselli ettiği yetmiyormuş gibi hep “Türkiye kazanacak” dedi ve gerçekten de haklı çıktı. Ve biz gol attığımızda da benimle sevindi. 

Maçla ilgili fazla yorum yapmayacağım çünkü bana göre iyi oynamadık. Son golü de Arda Güler adeta yoktan var etti. Uzatma dakikaları biterken aman gol yemeyelim diye saniyeleri sayarken gelen gol güzel bir veda oldu. Tek galibiyetimizin coşkusunu yerinde yaşamak da unutulmayacak anılardaki yerini aldı…

patronlardunyasi.com