Gündem


Burak ARTUNER 

#video_9750159#

Hamburg bugün Türk denizciliği için gurur günlerinden birini yaşıyor.

Dünyanın önde gelen denizcilik fuarlarından SMM 2026, 1-4 Eylül tarihleri arasında Almanya'nın liman kentinde düzenleniyor. Gemi inşadan deniz teknolojilerine, dijitalleşmeden enerji verimliliğine kadar sektörün geleceğinin konuşulduğu fuarda Türkiye de güçlü biçimde temsil ediliyor.

Tam 71 Türk şirketi bugün Hamburg'daydı...

Ve aynı günlerde Marmara'dan gelen haber, bu büyük denizcilik buluşmasının üzerine kara bir gölge düşürüyor.

DOĞUM YERİ 36 YIL ÖNCE HAMBURG

Türk bayraklı Tuğberk İmamoğlu, Marmara Denizi'nde başka bir gemiyle çarpışmasının ardından kayboluyor. Gemideki 10 mürettebatla irtibat kesiliyor ve arama-kurtarma çalışmaları başlatılıyor.

Fakat bu kazayı daha da çarpıcı hale getiren bir ayrıntı var.

Tuğberk İmamoğlu'nun doğum yeri Hamburg'tu. 

İMEAK Deniz Ticaret Odası'nın gemi kaydına göre gemi, Hamburg/Almanya'da 5 Mayıs 1990 tarihinde inşa edildi. 

3.970 DWT taşıma kapasitesine sahip kuru yük gemisi, Türk bayrağı altında İstanbul siciline kayıtlıydı.

Yani 36 yıl önce Hamburg'da denize indirilen bir gemi, bugün yine Hamburg'un dünya denizciliğinin geleceğini tartıştığı günlerde Marmara'da kaderini tamamlıyor.

Bir tarafta geleceğin gemileri, diğer tarafta 36 yaşındaki bir geminin hazin hikâyesi...

Tesadüfün ötesinde, burada Türk denizciliğinin önemli bir gerçeği de saklı.

GEMİLER DE YAŞLANIYOR

Tuğberk İmamoğlu'nun 36 yaşında olması tek başına olağanüstü bir durum değil.

Dünyanın birçok ülkesinde ticari gemiler uzun yıllar hizmet verebiliyor. Ancak denizcilikte mesele yalnızca geminin yaşı değil; bakım maliyetleri, teknolojik standartlar, yakıt verimliliği, çevre kuralları, sigorta maliyetleri ve finansmana erişim de armatörün kararını belirliyor.

Türk sahipli filonun yaş ortalamasının 22 civarında olduğu, Türk koster filosunda 30 yaşını aşmış yaklaşık 250 gemi bulunduğu belirtiliyor.

Asıl sorun ise yeni geminin fiyatı.

ARMATÖRLERİN SIKIŞTIĞI NOKTA

Sektör verilerine göre 3 bin DWT civarındaki bir geminin yenilenmesi yaklaşık 3 milyon dolara, 5 bin DWT'lik bir geminin maliyeti ise 7 milyon doların üzerine çıkabiliyor.

İşte armatörün sıkıştığı yer tam burası.

Bir yandan eski gemiyi işletmenin maliyeti artıyor.

Diğer yandan yeni gemi almak için milyonlarca dolarlık finansman gerekiyor.

Üstelik yeni nesil gemi demek artık yalnızca çelik gövde ve motor demek değil. Daha düşük emisyon, daha az yakıt tüketimi, dijital sistemler, alternatif yakıtlar ve giderek ağırlaşan çevre standartları demek.

SMM 2026'nın ana sloganının “Driving the Maritime Transition”, yani denizcilikte dönüşümü hızlandırmak olması da aslında bu tabloyu anlatıyor.

HAMBURG'DA GELECEK KONUŞULUYOR

Hamburg'taki fuar kapsamında Hamburg Başkonsolosu Berati Alver (solda) Türk şirketlerinin stantlarını ziyaret etti.

Hamburg'daki fuarda dünyanın denizcilik devleri yeni nesil gemileri, alternatif yakıtları, yapay zekâyı, robotları ve enerji verimliliğini konuşuyor.

Türkiye ise 71 şirketiyle bu dönüşümün tam ortasında yer almak istiyor.

Bu çok önemli.

Çünkü Türkiye yalnızca gemi işleten bir ülke değil; aynı zamanda güçlü bir gemi inşa ve gemi ekipmanları sanayisine sahip.

ÜRETMEK BAŞKA SATIN ALMAK BAŞKA

Fakat tersanelerde yeni gemiler inşa edilirken, Türk armatörünün filosunu aynı hızla yenileyebilmesi başka bir mesele.

Üretmek başka, satın almak başka.

Bir tersane sipariş aldığında gemiyi inşa edebilir.

Ama armatörün o siparişi verebilmesi için uzun vadeli ve uygun maliyetli finansmana ihtiyacı vardır.

Denizcilik finansmanı konusunda yapılan akademik çalışmalar da Türk ticari denizcilik filosunun yenilenmesi için finansmana erişimin önemli bir sorun olduğuna dikkat çekiyor.

Dolayısıyla Tuğberk İmamoğlu'nun hikâyesini yalnızca bir kaza dosyası olarak okumamak gerekiyor.

Bu geminin 1990'da Hamburg'da başlayan hayatı, 36 yıl sonra yine Hamburg'un adının geçtiği bir günde Marmara'da sona ererken, Türkiye'nin önünde çok daha büyük bir soru beliriyor:

Türk deniz ticaret filosunu nasıl gençleştireceğiz?

ESKİ GEMİ Mİ, PAHALI YENİ GEMİ Mİ?

Armatörün önündeki denklem kolay değil.

Eski gemiyi tutarsanız bakım, yakıt, sigorta ve çevre standartları maliyetleriyle karşılaşıyorsunuz.

Yeni gemi alırsanız milyonlarca dolarlık yatırım yapmanız gerekiyor.

Üstelik küresel denizcilik hızla değişiyor.

Bugünün gemisinin yarın eski teknoloji haline gelmesi artık çok daha hızlı gerçekleşiyor.

Bu nedenle devlet destekli finansman modelleri, uzun vadeli düşük faizli krediler, hurda teşvikleri ve yeşil dönüşüm kaynakları sektör için kritik hale geliyor.

Nitekim sektör temsilcileri de eski kosterlerin yenilenmesi için finansman, hurda teşviki ve uzun vadeli kredi mekanizmalarının birlikte düşünülmesi gerektiğini vurguluyor.

36 YIL SONRA HAMBURG-MARMARA HATTI

5 Mayıs 1990... Hamburg.

Bir gemi denize indiriliyor.

2 Eylül 2026... Yine Hamburg.

Dünyanın denizcilik sektörü geleceğin gemilerini konuşuyor. Türkiye'den 71 gemi inşa şirketi bu dev buluşmada yer alıyor.

2 Eylül 2026 yani bugün... Yer Marmara, Silivri açıkları... 

Bir başka gemiyle çarpışan Hamburg doğumlu Tuğberk İmamoğlu gemisi batıyor. 

36 yaşındaki Tuğberk İmamoğlu'nun 10 denizciyle beraber denizin dibinde biten hikayesi, denizciliğin yalnızca yeni teknolojilerden, büyük siparişlerden ve fuarlardan ibaret olmadığını hatırlatıyor.

Denizcilik aynı zamanda sermaye, finansman, filo yaşı, bakım ve insan hayatı demek.

Hamburg'da geleceğin gemilerine bakarken Marmara'da kaybolan Tuğberk İmamoğlu gemisi akıllarda "Geleceğin gemilerini inşa ederken, bugünün eski gemilerini nasıl yenileyeceğiz?" sorusunu bırakıyor.

patronlardunyasi.com