Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) stratejik gücüne güç katacak ve Doğu Akdeniz’deki dengeleri değiştirecek tarihi bir adımı daha hayata geçiriyor. Anamur’dan Girne’ye uzanacak 97 kilometrelik deniz altı doğalgaz boru hattı projesi için Enerji Bakanlığı harekete geçti. Hürriyet yazarı Fatih Çekirge, Türk donanmasının koruması altında bölgeye sevk edilen ve NAVTEX ilanıyla sismik araştırmalara başlayan Oruç Reis gemisinin yürüttüğü bu kritik çalışmanın, Doğu Akdeniz’i adeta bir "Türk gölüne" dönüştüreceğini belirtti. Çekirge, yerli mühendislik imkânlarıyla yürütülen dev projenin hem KKTC’nin haklarını güvence altına alacağını hem de bölgede stratejik üstünlük sağlayacağını vurguladı. İşte o yazı:
1- ANAMUR'DAN DENİZİN ALTINA İNECEK
Tam 97 kilometre denizin altından gidecek. Ve Girne’nin Teknecik bölgesinde karaya çıkacak.
4 kilometre de orada devam edecek.
Nedir bu?
Doğu Akdeniz’in en büyük projesi.
Türkiye-KKTC doğalgaz hattı.
Türkiye, yıllar önce aldığı kararı KKTC’nin 44’üncü kuruluş yılına doğru başlatıyor.
Devlet aklının ve iradesinin sonucudur bu.
Peki neden “Doğu Akdeniz’i Türk gölü yapacak” diyorum.
Cevabı daha iyi verebilmem için;
Doğalgaz hattıyla ilgili detaylara girmeden bir hatırlatma yapmam gerekiyor.
Bakın 16 Kasım 2020’de ne yazmışım?
“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 37’nci bağımsızlık günü öylesine anlamlıydı ki...
Biliyorsunuz Türkiye, Anamur’dan KKTC’ye bir su hattı kurdu.
Denizin altından kurulan bir boru hattı olarak muazzam bir teknolojiydi bu.
Ve tamamı kendi mühendislerimiz ve işçilerimizle gerçekleşmişti.
Şimdi benzeri bir projeyi açıkladı Erdoğan...
‘Doğalgaz ve elektrik...’
Bu sözlerin söylendiği gün...
En güzel tesadüf nedir biliyor musunuz?
Karabağ’dır...
Tam 28 yıllık işgalden sonra...
Artık ‘ay-yıldız uyandı...’
Azerbaycan işgal edilmiş topraklarını geri aldı.
KKTC’den verilen mesaj işte budur...”
Böyle yazmışım çünkü yıldönümünde Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Karabağ’ın kurtuluşunu da hatırlatarak Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e “tek millet” mesajı gönderiyordu.
Evet su hayali gerçekleşti.
Anamur Dragon Çayı’ndan 130 milyon metreküp su tutma kapasiteli Alaköprü Barajı yapıldı.
Sonra derin denizde her biri 500 metre olan özel tasarım borular döşendi.
Ve Girne yakınlarında inşa edilen Geçitköy Barajı’na ulaştırıldı.
Bu mühendislik harikasıyla bugün Türkiye’deki su KKTC’ye aktarılıyor.
Geliyoruz bugüne...
2- ORUÇ REİS GELİYOR
Ve yıllar önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözünü ettiği “doğalgaz hattı” için düğmeye basılıyor. Enerji Bakanlığı, Oruç Reis sismik araştırma gemisini doğalgaz için boru döşenecek bölgeye gönderiyor.
Oruç Reis, Türk mühendisleriyle deniz tabanının yapısını, su derinliğini, güzergâhtaki eğimleri, jeolojik riskleri ve boru hattının yerleştirilmesine engel olabilecek unsurları belirleyecek.
Böylece doğalgaz boru hattının güvenli güzergâhı oluşturulacak.
Arkadaşlar; Bunları böyle sanki “tarla sürüyormuşuz” gibi anlatmak istemiyorum. Çünkü bu müthiş bir teknolojidir.
Geriye doğru bakarsanız; Bırakın kendi mühendislerimiz ve kendi gemilerimizle sismik araştırma yapma teknolojisini,
Yabancılara parasıyla yaptıramıyorduk.
O yüzden “müthiş bir gelişme” diyorum.
3- TÜRKİYE NAVTEX İLAN ETTİ
Tekrar Oruç Reis’in çalışmalarına ve dev projeye dönersem;
Oruç Reis’in bölgeyi gitmesi elbette önce Yunanistan’ı sonra İsrail’i tedirgin ediyor.
Tabii Fransa kaşlarını çatıyor.
Niye? Çünkü Türkiye, KKTC’nin hakları için Doğu Akdeniz’de su hattından sonra doğalgaz hattını da kurmuş olacak.
Bu gelişme KKTC’nin gücüne güç katacak.
Doğu Akdeniz’deki Türk gücünü birbirine bağlayacak.
Tabii onlar kaşlarını çatınca Türkiye hemen Oruç Reis’in görev yapacağı alan için NAVTEX ilan ediyor.
Bilmeyenler için;
NAVTEX bir ülkenin denizdeki gemilere otomatik olarak bilgi ve uyarı gönderen uluslararası bir sistemdir.
Yani o ülke belirli bir alanda bir çalışma yapıyorsa o alan için NAVTEX’i yayınlar.
Türkiye de bunu yapıyor.
Elbette Oruç Reis bizim donanmamızın koruması altında görevine gidiyor.
Önümüzdeki günlerde Oruç Reis’ten gelecek bilgiler değerlendirilecek.
Ve Türkiye ile KKTC arasında çift taraflı doğalgaz geliş gidişi için inşaat aşamasına geçilecek.
Tabii olayın şu boyutu da var.
KKTC Hükümeti, kendi deniz yetki alanlarında hidrokarbon (petrol ve doğalgaz) arama ve işletme haklarını TPAO’ya devretmiş, bu alanlarda sismik araştırma ve sondaj faaliyetleri böyle düzenlenmişti.
Dolayısıyla Türkiye’nin sismik araştırmalarda o alanda petrol ya da karbon bulma ihtimali birilerini tedirgin ediyor.
İşte mesele burada.
Türkiye tarihi bir dönemden geçiyor. Ve en önemlisi bu “stratejik mücadeleyi” kendi iradesi, kendi teknolojisi ve kendi mühendisleriyle yapıyor.
Dün, dünyanın en büyük havacılık ve hava şov fuarında “uçan taksi” projesinde olan mühendis kızımız Denizcan’ı yazdım. Denizaltıda gördüğüm ve bizim geliştirdiğimiz torpidoları üreten ve yönlendiren ASELSAN’dan genç mühendislerimizi yazdım.
Dünyanın en büyük inşaat projelerine imza atan LİMAK’ın Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir’in uluslararası düzeydeki “mühendis kızlar projesi”ni defalarca yazdım.
Sonuç olarak arkadaşlar...
Doğu Akdeniz’i ticari anlamda bir Türk gölüne çevirecek olan,
Savunma sanayimizde bize çağ atlatan,
Enerjiden inşaat sektörüne ve uzay/uydu teknolojisini kadar,
Bütün mühendis gençlerimizle gurur duyuyorum.
İyi ki varsınız...
patronlardunyasi.com