Asya’dan başlayıp Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanacak Demir İpekyolu’nun Türkiye’ye giriş noktası tam olarak belli oldu. Hat, Iğdır’ın Aralık ilçesindeki, adını İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin eşi Prenses Süreyya’dan alan Süreyya Çeşmesi’nden geçecek.
İRAN SÖZLEŞME İMZALAMA AŞAMASINA GELDİ
İran Ulaştırma ve Şehircilik Bakan Yardımcısı ve İran Demiryolları CEO'su Jabbar Ali Zakeri, demiryolu projesinin gerekli onayları aldığını ve hattın yapımı için EPC sözleşmesinin imzalanması aşamasına gelindiğini söyledi.
Zakeri'nin açıklamasındaki en önemli ayrıntılardan biri ise Türkiye ile yürütülen görüşmeler oldu. Yeni sınır demiryolunun yapılabilmesi için Türkiye ile İran arasında üzerinde mutabakata varılan belgenin karşılıklı olarak teslim edilmesi gerekiyordu. Zakeri, Türk hükümetinin yanıtının geçen hafta İran'a ulaştığını açıkladı.
TÜRKİYE-İRAN ARASINDA İKİNCİ DEMİRYOLU KAPISI
Projenin tamamlanması Türkiye açısından da demiryolu haritasını değiştirecek. Türkiye ile İran arasındaki demiryolu ulaşımı halen Van-Kapıköy/Razi sınır geçişi üzerinden gerçekleştiriliyor. Yeni hat ise İran'ın Marand kentinden Süreyya Çeşmesi'ne ulaşarak Iğdır'ın Aralık ilçesi üzerinden Türkiye demiryolu ağına bağlanacak. Böylece Türkiye ile İran arasında ikinci bir demiryolu sınır kapısı açılmış olacak.
ORTA ASYA’YI DA TÜRKİYE’YE BAĞLIYOR
Yeni bağlantı yalnızca iki ülke arasındaki ticareti geliştirmeyecek. İran'ın Türkmenistan sınırındaki Sarakhs'tan gelen demiryolu koridorunun Türkiye ağına bağlanmasıyla Orta Asya'dan çıkan yüklerin İran ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınabileceği yeni bir doğu-batı güzergâhı oluşturulması hedefleniyor. İran Demiryolları da projeyi açıkça Sarakhs-Süreyya Çeşmesi doğu-batı koridorunun bir parçası olarak tanımlıyor.
SINIRDAKİ PRENSES SÜREYYA HİKÂYESİ
Türkiye ile İran'ın yeni demiryolu için seçtiği sınır noktası, yaklaşık 70 yıllık ilginç bir hikâyeye de ev sahipliği yapıyor.
Iğdır'ın Aralık ilçesinde, Türkiye-İran sınırının sıfır noktasında bulunan bölge Süreyya Çeşmesi adıyla biliniyor. Çeşmenin hikâyesi 1956 yılına uzanıyor. İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi'nin ikinci eşi Prenses Süreyya İsfendiyari Bahtiyari, Türkiye ziyareti sırasında bölgedeki doğal su kaynağını gördü. Kaynağın suyunu beğenen Prenses Süreyya'nın isteği üzerine buraya bir çeşme yaptırıldı ve bölge onun adıyla anılmaya başladı. Çeşmenin 1956'da yapıldığı bilgisi, 2009 yılında yenilenmesi sırasında Iğdır'daki yerel yöneticilerin verdiği bilgilerde de yer alıyor.
patronlardunyasi.com