Kerim ÜLKER
Türk iş dünyasının rotasında yeniden Şam var.
Önce Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda yaklaşık 40 Türk şirketinin yer aldığı heyet Suriye’ye gitti.
Ardından TÜSİAD Yönetim Kurulu 31 Ağustos-2 Eylül tarihleri arasında Şam’da üç günlük kapsamlı temas gerçekleştirdi.
TÜSİAD heyetinde Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Perihan İnci ve Fatih Kemal Ebiçlioğlu ile Ankara Temsilcisi Ü. Barış Urhan bulunuyordu.
Ancak ziyaret programına bakıldığında bunun sıradan bir iş dünyası gezisinin ötesine geçtiği görülüyor.
MERKEZ BANKASI VE VARLIK FONU İLE GÖRÜŞTÜLER
TÜSİAD heyeti Suriye’de Ekonomi Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı’nın yanı sıra Merkez Bankası, Varlık Fonu, Ticaret Odaları Birliği, Sanayi Odaları Birliği ve iş dünyası örgütleriyle görüştü.
Masada Suriye’nin yeniden yapılanması, yatırım ve ticaret fırsatları, finansmana erişim, mevzuat, bürokrasi, altyapı ihtiyaçları ve dış ticaret koşulları vardı.
Bu başlıkların her biri aslında Türk şirketlerinin Suriye’ye girerken cevap aradığı soruları da gösteriyor.
ÖNCE 40 TÜRK ŞİRKETİ GİTTİ
TÜSİAD ziyaretinden hemen önce Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda ve Türkiye İhracatçılar Meclisi organizasyonuyla geniş bir Türk iş dünyası heyeti de Şam’a gitmişti.
Resmi açıklamalara göre programda yaklaşık 40 Türk şirketi yer aldı.
Türkiye, Şam Uluslararası Fuarı’na da 33 stantla katıldı.
İnşaat, kimya, gıda, teknoloji, enerji ve sanayi Türk şirketleri açısından öne çıkan alanlar arasında.
Arka arkaya gerçekleşen bu ziyaretler Türk iş dünyasının Suriye’yi yeniden yakından incelemeye başladığını gösteriyor.
3,7 MİLYAR DOLARDAN 10 MİLYAR DOLARA
İki ülke arasındaki ekonomik hareketliliğin arkasında büyük bir ticaret hedefi bulunuyor.
Türkiye-Suriye ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 3,7 milyar dolara ulaştı.
Açıklanan hedef ise 10 milyar dolar.
Bu hedef gerçekleşirse iki ülke arasındaki ticaret bugünkü seviyesinin yaklaşık 2,7 katına çıkacak.
Ancak Suriye’nin ekonomik önemi yalnızca satılacak mallardan kaynaklanmıyor.
Yeniden inşa edilecek şehirler, enerji altyapısı, yollar, konutlar, sanayi tesisleri, lojistik hatları ve gıda üretimi önümüzdeki yıllarda çok büyük bir yatırım ihtiyacı yaratabilir.
PATRONUN ÖNÜNDEKİ 5 SORU
Fırsat büyük.
Fakat risk de büyük.
Türk şirketlerinin önünde henüz cevabı tam olarak belli olmayan beş kritik soru bulunuyor:
Bir Türk şirketinin Suriye yatırımını hangi banka finanse edecek?
Tahsilatlar hangi para birimi ve hangi bankacılık sistemi üzerinden yapılacak?
Büyük projelerde teminat mekanizması nasıl işleyecek?
Yabancı yatırımcı hangi hukuki güvenceye sahip olacak?
Ticari uyuşmazlıklarda hangi hukuk ve tahkim mekanizması geçerli olacak?
Bunlara bir soru daha eklemek gerekiyor:
Suriye’nin yeniden yapılanmasının milyarlarca dolarlık faturasını kim finanse edecek?
Bu sorular cevaplanmadan Şam’a giden her Türk şirketinin yatırım yapacağını söylemek doğru olmaz.
patronlarunyasi.com