Burak ARTUNER
1994 yılının 5 Nisan günü açıklanan kararlar, Türkiye ekonomisinin kırılganlığını çıplak biçimde ortaya koymuştu. Türk lirası hızla değer kaybetmiş, faizler fırlamış, enflasyon kontrolden çıkmıştı. Devlet, bütçe açığını kapatmak ve piyasayı sakinleştirmek için sert önlemler almak zorunda kalmıştı. Maaş artışları sınırlanmış, vergiler artırılmış, kamu harcamaları kısılmıştı. Kısacası, bedel yine vatandaşın omuzlarına yüklenmişti.
YÜZDE 38,8 DEVALÜASYON
5 Nisan kararları 6 Nisan 1994 tarihli gazetede şöyle özetlenmişti:
Dün resmî olarak yüzde 38,8 oranında devalüasyon yapıldı. Doların döviz satış kuru 23 bin 78 liradan 32 bin 53 liraya çıktı.
Serbest piyasada ise dolar 33 bin liraya çıktı. Bundan sonra her gün saat 15.00'te bankalar arası piyasada 10 bankanın vereceği kurun ortalaması ertesi günkü resmî kur olacak.
Ekonomik kararlar özetle şöyle:
- Hububat, şekerpancarı ve tütün dışındaki tarım ürünlerinde sübvansiyon kaldırılıyor.
- Emeklilik, kadınlar için 7 bin 200'e, erkekler için 9 bin güne çıkarılıyor.
- Bütçe ödenekleri oranında zam yapılacak, aylık vergi iadeleri kaldırılacak. Sözleşmeli personelin maaşı, memur düzeyine indirilecek, kamuya personel alınmayacak.
- Karabük Demir-Çelik Tesisleri, Zonguldak Kömür Madeni'nin iki ocağı, Türkiye Ziraî Donatım Kurumu, Devlet Malzeme Ofisi, Tekel'in Ankara ve Bomonti Bira Fabrikası ile Cibali Sigara Fabrikası, Sümer Holding'in 7 işletmesi, Petkim'in Yarımca Tesisi, Petlas, Turban'ın işlettiği beş şehir oteli, Testaş'ın Aydın işletmesi, Haliç Camialtı ve İzmir Alaybey tersaneleri, Et Balık Kurumu'nun bazı kombina ve işletmeleri kapatılacak.
- Et Balık Kurumu, Yem Sanayi, Erdemir, Tüpraş, Petrol Ofisi, Petkim, THY, Turban, Havaş, Denizcilik Bankası, Deniz Nakliyat ve DITAŞ, TEK ve PTT (1995'te), cep telefonu ve kablolu TV, Sümerbank, Etibank, Emlakbank, Hazine'ye ait taşınmaz mallar satışa çıkarılacak.
-Lüks otomobili, özel yatı ve özel uçağı olanlardan bir defaya mahsul olarak ek vergi alınacak.
- Birden fazla evi olanlar, bir defalık ek emlak vergisi ödeyecekler. Ayrıca Emlak Vergisi matrahı yeniden belirlenerek, değer artışı yeniden vergilenecek.
- Gelir ve Kurumlar Vergisi ödeyen vergi yükümlüleri bir defaya mahsus kelle vergisi ödeyecekler.
- Şirketler, net aktif ve eşdeğer matrah üzerinden bir kerelik ek vergi verecekler.
- Belediye sınırları içindeki otellerde geceleyenlerden belli bir konaklama vergisi alınacak.
- Kamelya çay 55 bin liradan 93 bin 500 liraya; şeker 9 bin 800 liradan 14 bin 700 liraya; normal benzin 9 bin 473 liradan 17 bin 83 liraya; Tekel 2000 sigarası 16 bin liradan 30 bin liraya; Yeni Rakı 60 bin liradan 115 bin liraya; jeton bin liradan 1 500 liraya; yurtiçi mektup 1 500 liradan 2 bin 500 liraya çıktı.
Başbakan Çiller yaptığı açıklamada, döviz hesaplarına dokunulmayacağını, döviz büfelerinin kapatılmayacağını, borç konsolidasyonu yapılmayacağını ve artık açığa repo yapılamayacağını bildirdi. Ekonomik paketle birlikte KİT'ler repo yapamayacak ve paralarının hepsini Ziraat Bankası bünyesi içerisinde tutacaklar.

ÇİLLER: BEN TÜRKİYE İÇİN FIRSATIM
Başbakan Tansu Çiller, 5 Nisan kararlarından iki ay sonra 7 Haziran 1994'te Hürriyet'te yer alan demecinde, başbakanlığının kendisi için olduğu kadar, Türkiye için de bir "fırsat" olduğunu belirtiyor ve şöyle diyordu:
"Türkiye'yi hak ettiği yere çıkarabiliriz. Çünkü büyük bir atılım gücü var. Bir dinamizm var. Halkımın bir ufku var. Halk, Türkiye'de pek çok kurumun ilerisinde. Nasip oldu diyelim. Bu fırsat; Türkiye'nin de eline geçti, benim de elime geçti. Var gücümle bunun için uğraşıyorum. Kendi iç dünyamda çok rahatım. Çok iyi bir hesaplaşma veriyorum. İnsanın kendi kendine verdiği hesaplaşma, en önemli hesaplaşmadır. Bu işin içinden çıkacağız."
Haberin devamında Çiller'in sanayiciye ihracat desteği kapsamında başlattığı atağını, dış politika kulvarına taşıyacağı da belirtiliyor ve şöyle deniyordu:
"Çiller, önümüzdeki eylül ayında, iş adamlarıyla birlikte, üç körfez ülkesini kapsayan geziye gideceğini açıkladı. Çiller'in, bir anlamda "ihracat diplomasisi" olarak nitelenebilecek körfez gezisi, Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ni kapsayacak."

5 Kasım günü ise Hürriyet'te "5 Nisan Kararları iflas etti" başlıklı bir haber yer alıyordu:
Büyük iddialarla açılan 5 Nisan Ekonomik Paketi'nin enflasyon hedefleri, rekor düzeyde bir patlamayla iflas etti. Devlet İstatistik Enstitüsü (DIE), ekim ayında toptan eşya fiyatlarının bir önceki aya göre yüzde 6,9, tüketici fiyatlarının yüzde 9,5 oranında arttığını açıkladı. Böylece Başbakan Tansu Çiller'in "yılın ikinci ayında yüzde 20" diye açıkladığı enflasyon hedefi suya düştü. Bu hedefin tutabilmesi için önümüzdeki 2 ayda hiç fiyat artışı olmaması gerekiyor.
DIE'ye göre 1993 ekiminde yüzde 67,2 olan enflasyon, 1 yıl sonra yüzde 116,3'le rekor kırdı. Aynı döneme ilişkin İTO'nun rakamı yüzde 118,1. Toptan eşyadaki oran DIE'ye göre yüzde 57'den yüzde 136,9'a yükseldi. İTO'nun rakamı ise yüzde 104,4.
32 YIL GEÇTİ: DEĞİŞEN NE, DEĞİŞMEYEN NE?
Aradan tam 32 yıl geçti.
Ekonomik tablolar değişti, aktörler değişti, dünya değişti ama bazı temel sorunlar ne yazık ki aynı kaldı: yüksek enflasyon, hayat pahalılığı, gelir dağılımındaki bozulma ve güven arayışı… Bugün pazara çıkan vatandaşın fileyi doldurmakta zorlanması, kiraların maaşları yutması, gençlerin geleceğe dair kaygı duyması; geçmişte yaşanan krizlerin izlerinin hâlâ silinmediğini gösteriyor.
5 Nisan kararları bize yalnızca bir ekonomik programı değil, bir gerçeği de hatırlatıyor:
Ekonomide güven kaybolduğunda, rakamlar da düzen de hızla dağılır.
Ve güvenin yeniden inşa edilmesi, çoğu zaman yıllar alır.
Bugün Türkiye ekonomisi yeniden zorlu bir sınavdan geçiyor. Enflasyonla mücadele, bütçe disiplini, yatırım ortamı, üretim ve ihracat dengesi… Bunların her biri, geçmişte yapılan hatalardan ders çıkarılmasını zorunlu kılıyor. Çünkü ekonomi, hafızası olmayan bir toplumda aynı hataları tekrar etmeye mahkûmdur.
Bu yüzden 5 Nisan takvim yaprağındaki bir gün değildir
Acı bir uyarı;
Bir ders notu, bir hafıza kaydıdır.
Unutursak, tekrar ederiz.
Hatırlarsak, önlem alırız.
Tam da bu nedenle bugün yüksek sesle söylemek gerekiyor:
5 Nisan’ı unutma, unutturma.
patronlardunyasi.com