Deniz DALLI
Türk çelik sektörünün Avrupa pazarındaki mücadelesinde kritik bir karar çıktı. Bunu dün aslında Patronlar Dünyası’nda okudunuz.
Avrupa Birliği Adalet Divanı, Türkiye’den ithal edilen belirli sıcak haddelenmiş yassı çelik ürünlerine uygulanan anti-damping önlemlerine ilişkin iki ayrı temyiz davasında 3 Eylül’de kararını verdi.
Davaların bir tarafında Çolakoğlu Metalurji ve Çolakoğlu Dış Ticaret, diğer tarafında ise Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları ile grup şirketleri bulunuyordu
Şirketler, Avrupa Komisyonu’nun Türk sıcak haddelenmiş çeliğine yönelik anti-damping düzenlemesine karşı yürüttükleri hukuk mücadelesini AB’nin en yüksek yargı merciine taşımıştı.
Ancak Türk çelik sektörünün Avrupa cephesindeki sorunu artık yalnızca mahkeme dosyalarından ibaret değil.
ÇOLAKOĞLU’NA YÜZDE 7,3, ERDEMİR’E YÜZDE 5
Avrupa Birliği’nin mevcut düzenlemesine göre Türkiye’den gelen belirli sıcak haddelenmiş yassı çelik ürünlerinde Çolakoğlu Metalurji için yüzde 7,3, Erdemir ve İsdemir için yüzde 5 oranında anti-damping vergisi uygulanıyor.
Habaş için oran yüzde 4,7; Borçelik ve Ağır Haddecilik için yüzde 5,7 seviyesinde.
Listede bulunmayan diğer Türk üreticileri için ise yüzde 7,3’lük oran geçerli.
Dolayısıyla Avrupa’ya satış yapan Türk üreticisi daha malı AB pazarına sokarken önemli bir maliyet dezavantajıyla karşı karşıya kalıyor.
BRÜKSEL VERGİLERİN GELECEĞİNİ DE İNCELİYOR
Üstelik ikinci bir süreç daha devam ediyor.
Avrupa Komisyonu 6 Temmuz 2026’da aynı ürün grubundaki anti-damping önlemleri için süre sonu gözden geçirmesi başlattı.
Soruşturma Avrupa Çelik Birliği EUROFER’in talebi üzerine açıldı.
EUROFER, mevcut önlemlerin kaldırılması halinde Türkiye’den dampingli ithalatın ve Avrupa çelik sanayisinin uğradığını savunduğu zararın yeniden ortaya çıkabileceğini ileri sürüyor.
Komisyonun vereceği karar, 2021’den bu yana uygulanan vergilerin geleceği açısından belirleyici olacak
Böylece Türk üreticisi bir taraftan mevcut vergilerle hukuk mücadelesi verirken diğer taraftan bu vergilerin uzatılması ihtimaliyle karşı karşıya.
AVRUPA TÜRK ÇELİĞİ İÇİN NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?
Türkiye’nin sıcak haddelenmiş çelik ihracatında Avrupa ülkeleri önemli bir ağırlığa sahip.
2025 yılında Türkiye yaklaşık 2,85 milyon ton sıcak haddelenmiş rulo ihraç etti. İhracatın değeri yaklaşık 1,65 milyar dolar oldu.
En büyük pazar yaklaşık 834 bin tonla İtalya’ydı.
İspanya ve Portekiz de önemli alıcılar arasında yer aldı.
2026’nın ilk yarısında ise Türkiye’nin sıcak haddelenmiş rulo ihracatı yıllık bazda yaklaşık yüzde 14 gerileyerek 1,35 milyon ton seviyesine indi.
TÜRK ÇELİĞİ NEREYE GİDECEK?
Ortaya Türk çelik sektörü açısından zor bir denklem çıkıyor.
Avrupa, coğrafi yakınlığı ve pazar büyüklüğü nedeniyle Türk üreticisi için vazgeçilmesi kolay olmayan bir müşteri.
Fakat aynı Avrupa kendi çelik sanayisini korumaya yönelik ticaret önlemlerini giderek güçlendiriyor.
Bu nedenle mahkeme kararının arkasındaki asıl ekonomik soru şu:
Avrupa pazarı Türk çeliğine daha pahalı ve daha zor hale gelirse milyarlarca dolarlık ihracat hangi pazarlara kayacak?
Ortadoğu, Kuzey Afrika, İngiltere ve başka pazarlar alternatif olabilir.
Ancak Avrupa’nın lojistik avantajının ve pazar büyüklüğünün yerini doldurmak kolay olmayacak.
Türk çelik sektörünün önündeki yeni mücadele artık yalnızca daha fazla üretmek değil, ürettiği çeliğe yeni pazar bulmak.
patronlrunyasi.com