Burak ARTUNER
Turhan Mildon ve Alina Habba, New York'un tarihi ve ikonik oteli Waldorf Astoria'da üçüncü kez evet dediklerini ilk kez PD'de okudunuz.
Peki düğünde neler yaşandı ? Bunu da ilk kez PD'de okuyacaksınız.

YEŞİM ODASINDA YEMİN

Çiftin nikahının kıyıldığı Yeşim Odası.
Habba ve Mildon, beyaz kiraz çiçeklerinin aynalı bir koridoru süslediği ve odanın yüksek tavanları ve avizesinin altından yukarı doğru uzandığı Yeşim Odası'nda yeminlerini ettiler.

Konuklar daha sonra, koyu kırmızı güller, çiçek kemerleri ve mumlarla dönüştürülen tarihi Gümüş Koridor'dan geçtiler.
DOM PERİGNON ŞAMPANYALARLA KADEH KALDIRILDI

Kutlamalar, devasa bir kırmızı gül enstalasyonu, şelale gibi akan kristaller ve özel siyah-beyaz bir dans pistinin resepsiyon için sahneyi hazırladığı Büyük Balo Salonu'nda doruğa ulaştı. Konuklar daha sonra gece boyunca havyar ve Dom Pérignon kadeh kaldırma töreniyle ağırlandı.
MENÜDE NE VARDI: HAVYAR VE ISTAKOZLU RİSOTTO VARDI
Menüde, yumurta akı ve yumurta sarısı, frenk soğanı, krema ve ayranlı blini (Kefir ile yapılan bir tür hamur işi) ile servis edilen Kraliyet Ossetra havyarı, ardından ıstakozlu risotto veya birinci sınıf bonfile ve tatlı olarak klasik dondurma çeşitleri yer alıyordu.

KİMLER GELDİ KİMLER GEÇTİ?
Türk iş insanı Turhan Mildon ile Donald Trump’ın eski avukatı Alina Habba’nın düğünü nedeniyle bir kez daha dünyanın gündemine gelen bu efsanevi otelin hikâyesi aslında onların düğününden çok daha eski.
Hatta öyle eski ki...
İçinden geçen insanların isimlerini yan yana yazmaya başladığınızda ortaya bir otel tarihinden çok 20. yüzyılın ünlüler ansiklopedisi çıkıyor.
HER ŞEY 1893'TE BAŞLADI
Hikâye 1893'te Fifth Avenue ile 33. Cadde'nin kesiştiği yerde başladı.
William Waldorf Astor, kendi adını taşıyan Waldorf Hotel'i açtı.
Dört yıl sonra kuzeni John Jacob Astor IV hemen yanına daha büyük bir otel yaptırdı: Astoria.

İki kuzenin rekabeti sonunda yerini ortaklığa bıraktı.
1897'de iki otel, yaklaşık 300 feet uzunluğundaki mermer koridor Peacock Alley ile birbirine bağlandı.
Waldorf-Astoria böyle doğdu.
Bugün hâlâ otelin en meşhur bölümlerinden biri olan Peacock Alley'in adı da o günlerden kaldı.
1931: YENİ ADRES PARK AVENUE
Fakat New York büyüyordu.
Ve Waldorf Astoria da şehrin değişen yüzüyle birlikte taşındı.
1931'de otel bugünkü Park Avenue'daki binasına geçti.
Açıldığı günlerde dünyanın en büyük ve en yüksek oteli olarak kabul ediliyordu.
Üstelik yalnızca büyüklüğüyle değil, teknolojisiyle de dönemin çok ilerisindeydi.
Her katta elektrik vardı.
Odaların özel banyoları bulunuyordu.
Ve bugün sıradan kabul ettiğimiz bir hizmet ilk kez burada sistemleşti:
24 saat oda servisi.
Yani bugün otel odasında gece yarısı hamburger söylememizin tarihini biraz da Waldorf Astoria bunu başlattığı içindir.
TESLA'NIN EVİ GİBİYDİ, BORCUNU BULUŞLA ÖDEDİ

Nicola Tesla, ünlü otele borcunu buluşundan kazandığı parayla ödedi.
Mucit Nikola Tesla, Altın Çağ'da otelin orijinal yerinde ikamet ediyordu. İddialara göre, Waldorf'a olan gecikmiş bir borcunu, ABD hükümetine savunma amaçlı sağlamayı hedeflediği bir "ölüm ışını" modeliyle ödedi.
MÜZİK TARİHİNİN ÜNLÜ İSMİ COLE PORTER
1934 yılında Waldorf Astoria'nın kapısından müzik tarihinin en önemli isimlerinden biri girdi:
Cole Porter.
Ve öyle bir konuk olmadı.
Yıllarca burada yaşadı.
Porter'ın 33. kattaki 10 odalı süiti onun için adeta bir eve dönüştü.

Cole Porter.
Otel yönetimi ona bir Steinway piyano hediye etti.
Porter da bu piyanoya “High Society” adını verdi.
Ve bu piyano başında bugün hâlâ dinlediğimiz şarkıların bazılarını besteledi.
Waldorf Astoria'nın kendi tarihçesine göre Porter 1934'ten 1964'teki ölümüne kadar otelle bağlantısını sürdürdü.
Yani bu otelin duvarları yalnızca insanların konuşmalarını değil, şarkıların doğuşunu da duydu.
SONRA SİNATRA GELDİ
Porter'ın süitinin hikâyesi onunla bitmedi.
Bir başka müzik efsanesi geldi:
Frank Sinatra.
Sinatra ve eşi Barbara, Porter'ın eski süitine taşındı.

Frank Sinatra eşiyle yıllık 1 milyon dolar ödeyerek otelde kaldı.
Çift burada yıllık yaklaşık 1 milyon dolarlık bir bedelle yaşadı.
Hatta otel çalışanları duş kapılarına çiftin baş harflerini kazıdığını fark etti.
Hollywood ve müzik tarihinin en büyük yıldızlarından birinin özel hayatından küçük bir iz, bugün bile otelin hikâyesinin içinde duruyor.
MARILYN MONROE'NUN DA ADRESİYDİ
Waldorf Astoria'nın konuk defteri Hollywood açısından da başlı başına bir tarih.
Marilyn Monroe burada kaldı.

Marilyn Moonre ve eşi yazar Arthur Miller.
Charlie Chaplin, Judy Garland, Katharine Hepburn ve Elizabeth Taylor da otelin ünlü konukları arasındaydı.
Elizabeth Taylor'ın özellikle otelin gösterişli küvetlerini sevdiği aktarılıyor.
Marilyn Monroe'nun ise otelin geniş süitlerinden birini bir dönem ev olarak kullandığı belirtiliyor.
Yani bugün Turhan Mildon ile Alina Habba'nın düğün fotoğraflarının çekildiği salonlarda, yıllar önce Hollywood'un başka bir dünyası dolaşıyordu.
GRACE KELLY'NİN MUTLU GÜNÜ
1950'lere geldiğimizde hikâyeye bu kez bir prenses giriyor.
Henüz Monaco Prensesi olmadan önce Hollywood yıldızı olan Grace Kelly, Prens Rainier III ile nişanını Waldorf Astoria'da kutladı.

Prens Rainer ve Grace Kelly otelde.
Bir Hollywood yıldızı ile Avrupa hanedanının varisi...
Ve kutlama yeri:
Waldorf Astoria.
Bugün romantik bir düğün hikâyesi olarak anlatılan o dönem, aslında otelin “kraliyet adresi” kimliğinin de en güzel örneklerinden biriydi.
MARILYN, JACKIE VE KENNEDY AYNI SALONDA
1955'te otelin April in Paris Ball gecesi de unutulmazlar arasına girdi.
Marilyn Monroe ve o dönemki eşi Arthur Miller...
John F. Kennedy ve Jackie Kennedy...
Windsor Dükü ve Düşesi...
Hepsi aynı sosyal dünyanın parçasıydı.
KENNEDY'NİN DOĞUM GÜNÜ
1962...
Bu kez sahnede John F. Kennedy vardı.

Jackie ve John F. Kennedy balaylarını bu otelde geçirdiler.
Başkan Kennedy'nin doğum günü için düzenlenen gala Waldorf Astoria'nın en unutulmaz siyasi gecelerinden biri oldu.
“Happy Birthday, Mr. President” şarkısıyla Marilyn Monroe'nun Kennedy'ye yaptığı ünlü doğum günü sürprizi Madison Square Garden'da gerçekleşmiş olsa da, Kennedy'nin Waldorf Astoria'daki doğum günü galası da otelin siyasi tarihindeki önemli gecelerden biri olarak kayda geçti.
KRALİÇE ELIZABETH'İN NEW YORK ADRESİ
1957'de bu kez İngiliz Kraliyet Ailesi geldi.
Kraliçe II. Elizabeth ve Prens Philip, Amerika ziyaretleri sırasında Waldorf Astoria'da kaldı.

Kraliçe İkinci Elizabeth, ABD ziyaretinde bu oteli tercih etti.
Kraliçe'nin New York'taki saltanatı boyunca otelde geçirdiği bu gece özellikle dikkat çekiciydi.
Otelde Kraliçe onuruna Grand Ballroom'da bir de resmi ziyafet verildi.
Waldorf'un kraliyet hikâyesi bununla da bitmedi.
Windsor Dükü ve Düşesi, yani İngiltere Kralı VIII. Edward'ın tahttan çekilmesine yol açan çift, uzun yıllar Waldorf Astoria'nın Towers bölümünü adeta evleri gibi kullandı.

Windsor Düşesi Wallis ve Windsor Dükü Edward
Her sonbaharda New York sosyete sezonu için buraya geliyor ve özel davetler veriyorlardı.
Bir otel odasından çok bir saray hayatı...
BAŞKANLARIN OTELİ
Waldorf Astoria'nın bir başka unvanı daha var:
Başkanların oteli.
Hilton'un tarihçesine göre Herbert Hoover'dan Barack Obama'ya kadar ABD başkanlarının neredeyse tamamı otelin kapısından geçti.
Hatta Herbert Hoover, Harry Truman ve Dwight Eisenhower başkanlık görevlerinden sonra bir süre otelin Towers bölümünde yaşadı.
Yani burada devlet başkanları yalnızca yemek yemedi.
Bazıları gerçekten evinde gibi yaşadı.

BİR OTEL, BİR MUTFAK TARİHİ
Waldorf Astoria'nın hikâyesi sadece yıldızlardan ibaret değil.
Mutfak dünyasında da bıraktığı iz büyük.
1894'te Lemuel Benedict adlı bir konuk, akşamdan kalmalığına çare ararken yumurta, kızarmış ekmek, bacon ve Hollandaise sosuyla hazırlanan yemek ortaya çıktı:
Eggs Benedict.
İki yıl sonra ise bugün dünyanın her yerinde bilinen Waldorf Salad doğdu.
Elma, kereviz, üzüm, ceviz ve mayonez...
Bir otelin adı böylece dünya mutfağının da parçası oldu.

OTELDEN SİNEMAYA
Waldorf Astoria'nın bir başka hayatı da beyazperdede.
The Godfather... Coming to America... Catch Me If You Can...
Otelin ihtişamı bu filmlerin dünyasına da taşındı.
Çünkü Waldorf Astoria'nın kendisi zaten bir film setini andırıyordu.
Art Deco çizgileri...
Mermer koridorlar...
Dev salonlar...
Altın detaylar...
Ve dünyanın en ünlü insanlarının anıları...

7 YIL BOYUNCA KAPILAR KAPANDI
Sonra modern çağ geldi.
Waldorf Astoria, 2017'de başlayan ve yaklaşık yedi yıl süren büyük bir restorasyon dönemine girdi.
Amaç yalnızca oteli yenilemek değildi.
Tarihi koruyarak yeniden hayata döndürmekti.
Peacock Alley...
Grand Ballroom...
1893 Dünya Fuarı'ndan kalan ikonik saat...
Cole Porter'ın piyanosu...
Hepsi korunarak restore edildi.
2025'te Waldorf Astoria yeniden kapılarını açtı.
Grand Ballroom da 6 Kasım 2025'te yeniden kullanıma açıldı.
Ve bu salonun ilk büyük dönemlerinden sonra yeniden sahneye çıkması, otelin yeni hayatının sembollerinden biri oldu.
ŞİMDİ SIRA MİLDON'DA
Ve takvimler 2026'yı gösterdiğinde Waldorf Astoria'nın tarihi bir kez daha Türkiye'ye uzandı.
Gelibolu'da temelleri atılan Miller Holding'in üçüncü kuşağından Turhan Mildon, Trump'ın eski avukatı Alina Habba ile bu tarihi otelde evlendi.
Bir zamanlar Cole Porter'ın piyanosunun sesi...
Sinatra'nın kahkahaları...
Marilyn Monroe'nun ayak sesleri...
Grace Kelly'nin nişan kutlaması...
Kennedy'nin doğum günü...
Kraliçe Elizabeth'in ziyareti...
Windsorların uzun yılları...
Hepsi aynı otelin hafızasında.
Şimdi bu listeye Turhan Mildon'un düğünü eklendi.
Gelibolu'dan başlayan Mildon hikayesi New York'taki evliliğe taşındı.
Turhan Mildon'un Alina Habba ile “evet” dediği yer işte böyle bir otel.
İLGİLİ HABER
patronlardunyasi.com