Ekonomi


Eyüp SERBEST

TMSF’nin iki şirketi satacağı haberini Patronlar Dünyası’nda okumuştunuz.

Her iki şirket de, FETÖ/PDY bağlantısı nedeniyle el konulan Kaynak Holding’e bağlıydı. Kaynak Kağıt’ın hikâyesi ise 15 Temmuz darbe girişiminin en kritik isimlerinden biri olan Kemal Batmaz’a uzanıyor. 

Takvimi 18 Kasım 2015’e, yani darbe girişiminden yaklaşık sekiz ay öncesine sarıyoruz.

Kartal 10. Sulh Ceza Hakimliği'nin kararı doğrultusunda FETÖ/PDY bünyesinde faaliyet gösterdiği iddiasıyla soruşturulan Kaynak Holding’e bağlı 19 şirket, bir vakıf ve bir derneğe kayyum atandı.

Ancak Kaynak Holding’in şirketlerinde yıllarca yöneticilik yapan bir isim, yaklaşık bir yıl sonra Türkiye’nin karşısına bambaşka bir yerde çıkacaktı.

O isim Kemal Batmaz’dı.

KAYNAK KAĞIT’I 10 YIL YÖNETTİ

Bir dönem 7 binden fazla çalışanı ve yaklaşık 2 milyar TL cirosu bulunduğu belirtilen Kaynak Holding; matbaa, yayıncılık, dağıtım, kırtasiye, kargo, sigorta ve kağıt başta olmak üzere çok sayıda sektörde faaliyet gösteriyordu.

Kemal Batmaz da bu yapının içindeki önemli yöneticilerden biriydi.

Personel kayıtlarına göre Batmaz, 22 Ağustos 2001 ile 30 Haziran 2005 arasında Kaynak Dış Ticaret’te, 1 Temmuz 2005 ile 20 Temmuz 2015 arasında ise Kaynak Kağıt’ta genel müdür olarak çalıştı.

Kaynak Medya’nın genel müdürlüğüne de vekalet etti.

Batmaz'ın Kaynak Kağıt’taki yaklaşık 10 yıllık görevi 20 Temmuz 2015’te işten çıkarılmasıyla sona erdi.

Daha sonra Matris Gayrimenkul Danışmanlık şirketine ortak oldu.

Savcılığın daha sonra yaptığı incelemede ise söz konusu şirketin Batmaz’ın ortak olduğu dönemden 15 Temmuz’a kadar herhangi bir gayrimenkul alım, satım veya kiralama işlemi gerçekleştirmediği tespit edildi.

16 TEMMUZ SABAHI SÜRPRİZ İSİM

Takvimi bu kez 16 Temmuz 2016 sabahına sarıyoruz.

Ankara’da sivillerin üzerine bomba yağdıran uçakların kalktığı Akıncı Üssü ve çevresinde beş sivil isim yakalandı.

Sakarya Üniversitesi öğretim üyesi Adil Öksüz, Kaynak Kağıt’ın eski genel müdürü Kemal Batmaz, bilgisayar sektöründe çalışan Harun Biniş, Anafartalar Koleji’nin sahibi Hakan Çiçek ve Nurettin Oruç.

Batmaz ile Biniş bölgede gayrimenkul bakmak için bulunduklarını savundu.

Hakan Çiçek, bir albayın daveti üzerine sosyal etkinlik için üsse geldiğini söylerken Nurettin Oruç ise hayvancılıkla ilgili belgesel hazırlığı yaptığını ileri sürdü.

Adil Öksüz daha sonra serbest bırakıldı ve firar etti.

Batmaz, Biniş, Çiçek ve Oruç ise Akıncı Üssü davasında yargılandı ve ağırlaştırılmış müebbet cezalarına mahkûm edildi. Haklarındaki hükümler Yargıtay tarafından onandı.

DARBEDEN DÖRT GÜN ÖNCE AYNI UÇAKTAYDILAR

Batmaz ile Öksüz arasındaki ilişkiye dair dava dosyasına giren en dikkat çekici delillerden biri ise 15 Temmuz’dan hemen önce yaptıkları ABD seyahati oldu.

Batmaz ve Öksüz'ün 11 Temmuz 2016’da aynı uçakla ABD’ye gittikleri belirlendi.

İki isim 13 Temmuz’da yine aynı uçakla İstanbul’a döndü. Atatürk Havalimanı'nda yan yana yürüdükleri görüntüler de dava dosyasına girdi.

Batmaz, Öksüz ile aynı uçaklarda bulunmalarının ve havalimanında yan yana görüntülenmelerinin tesadüf olduğunu savundu.

Ancak telefon kayıtları iki isim arasında çok daha eski bir irtibat bulunduğunu gösteriyordu.

Dava dosyasına göre Batmaz ile Öksüz'ün kullandığı hat arasında 2010'dan itibaren 925 telefon görüşmesi tespit edildi.

Batmaz'ın, Öksüz'ün kayınbiraderi Abdulhadi Yıldırım'ın kullandığı hatla ise 1100 telefon görüşmesi yaptığı belirlendi.

Batmaz bu görüşmelere ilişkin olarak Öksüz'ü tanımadığını savunurken Yıldırım'ı yıllardır tanıdığını kabul etti.

ÖKSÜZ'ÜN KAYINBİRADERİ DE AYNI ŞİRKETTEYDİ

Soruşturma dosyalarındaki bir başka ayrıntı ise Kemal Batmaz ile Adil Öksüz arasındaki bağlantıyı yeniden Kaynak Holding çevresine getiriyordu.

Batmaz yalnızca Kaynak Kağıt'ın genel müdürü değildi.

Kaynak Holding bünyesinde faaliyet gösteren Garnet Tıbbi ve Teknolojik Sistemler ile Gürmed Tıbbi ve Teknik Sistemler şirketlerinde de ortaklık ve yöneticilik görevleri bulunuyordu.

Adil Öksüz'ün kayınbiraderi Abdulhadi Yıldırım'ın da Garnet'te hissesi vardı.

2008 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi kayıtlarına göre Yıldırım, 1 milyon TL sermayeli Garnet'in yüzde 4 hissesine sahipti.

Soruşturma dosyasında Adil Öksüz'ün kullandığı “34 SIR 49” plakalı otomobilin de Garnet'ten satın alındığı tespitine yer verildi.

Akıncı Üssü dosyasının iki önemli ismi olacak Batmaz ile Öksüz arasındaki bağlantılar, yalnızca 15 Temmuz öncesindeki ABD seyahatinden ibaret değildi.

KAYNAK KAĞIT’A KAYYUM NASIL GELDİ?

Kaynak Holding’e bağlı 19 şirket, bir vakıf ve bir derneğe, 18 Kasım 2015’te yürütülen FETÖ soruşturması kapsamında kayyum atandı.

Kayyumların incelemeleri sırasında holding ile bağlantılı 12 şirket daha tespit edildi.

Bunların arasında Kaynak Kağıt ve Kaynak Medya da vardı.

27 Kasım 2015’te bu şirketler hakkında da işlem yapıldı ve Kaynak Kağıt kayyum yönetimine geçti.

2023’TE MÜSADERE KARARI

2023 yılında İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi, Kaynak Holding yöneticileri hakkındaki davada Kaynak Holding ile holding bünyesindeki 24 şirketin, Kaynak Vakfı’nın ve Kaynak Eğitim ve Kültür Derneği’nin müsaderesine karar verdi.

Aradan yıllar geçti.

TMSF şimdi Kaynak Kağıt’ı 150 milyon TL muhammen bedelle satışa çıkardı.

BATMAZ KRONOLOJİSİ

Tarihler yan yana konulduğunda ortaya dikkat çekici bir kronoloji çıkıyor.

20 Temmuz 2015: Kemal Batmaz’ın yaklaşık 10 yıldır yürüttüğü Kaynak Kağıt genel müdürlüğü sona erdi.
27 Kasım 2015: Kaynak Kağıt kayyum yönetimine geçti.
11 Temmuz 2016: Batmaz ve Adil Öksüz aynı uçakla ABD’ye gitti.
13 Temmuz 2016: İki isim aynı uçakla İstanbul’a döndü ve Atatürk Havalimanı'nda birlikte görüntülendi.
15 Temmuz 2016: Darbe girişimi yaşandı.
16 Temmuz 2016: Batmaz, Akıncı Üssü yakınlarında Harun Biniş ile birlikte yakalandı.

Batmaz yakalandığında bölgede bulunma nedenini 'gayrimenkul bakmak' olarak açıkladı.

patronlardunyasi.com