Gündem


Toygun ATİLLA

O REPLİK 

Kaç gündür 2013 yapımı The Americans adlı bir diziye sardım. 6 sezonluk diziyi büyük bir oburluk içinde izliyorum. 

Son izlediğim bölümde geçen bir sahneden bahsetmek istiyorum size. 

ABD'de kendisi gibi Rus olan meslektaşı ile karı koca rolüne bürünen ABD vatandaşı gibi yaşayarak operasyonlar yapan KGB ajanı Elizabeth ile öldüreceği yaşlı bir kadın arasında geçen diyalog...

Biraz sonra öldürüleceğini bilen Yaşlı Kadın: "Bunu mu yapıyorsun ? Mesleğin bu mu ?" 

KGB ajanı Elizabeth: "Bazen"

Yaşlı kadın: "Neden yapıyorsun ?"

KGB ajanı Elizabeth: "Dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için"

Yaşlı kadın: "Bunu yaptığında dünya daha iyi bir yer mi olacak ?" 

KGB ajanı Elizabeth: "Üzgünüm ama daha iyi olacak"

Yaşlı kadın: "Kötü insanlar kötülük yapmadan önce kendilerine hep bunu söyler" 

Öylesine etkilendim ki...

MASUMİYETİNİ KAYBETMİŞ BÜTÜN SİSTEMLERİN ORTAK BAHANESİ 

Bu cümle, Auschwitz'in kapısına asılacak, Srebrenitsa'da yankılanacak, Gazze'de çığlık olacak, Hocalı'da haykırışa dönüşecek kadar güçlü bir cümleydi.

Bu cümle, masumiyetini kaybetmiş bütün sistemlerin ortak bahanesiydi. 

ORTADOĞU'YA AFRİKA'YA BAKIN

Süper güçlerin, devletlerin birbirine yaptıkları da bu değil miydi ? Ortadoğu'nun bugün kan ve gözyaşı içinde olması, Afrika'nın halen sefalet içinde olması aslında "Dünyayı daha iyi bir hale getireceğini" iddia edenlerin yarattıkları sorunlar değil miydi ? 

HERKESİN KENDİNE ANLATTIĞI YALAN

Etrafıma bakıyorum. Kimse kötülüğü "kötüyüm" diye yapmıyor. Herkesin bir gerekçesi, herkesin kendisine anlattığı bir yalan var. 

Emin olun FETÖ'cüler yaptıkları tüm "iftiraları" "kumpasları" kendilerince daha iyi bir Türkiye yaratmak için yapıyorlardı. Onları bu yalana önce elebaşları inandırmış sonra da kendileri kendi yalanlarına inanmıştı. Yoksa hangi vicdan bu kadar "iftira yı ?" bu kadar "kumpası" kendi içinde barındırabilir. 

Bu FETÖ'den sonra bitti mi ? 

ASLA...

TEMİZ TÜRKİYE DİYEREK KAÇ İNSANIN HAYATINI KİRLETTİK

Maalesef, masumiyetini kaybetmiş bütün sistemler için bu yürürlükteydi. 

Herhangi bir delil olmadan insanların evini basmak, suçlu gibi ifşa etmek hakka reva mıydı ? 

Veyahut, insanların özel hayatlarını, cep telefonlarının içindeki mahrem ve suçla  ilgisi olmayan "özel" bilgileri ifşa etmek... 

Hepsi "daha iyi bir dünya yaratmak" "daha iyi bir Türkiye yaratmak" "daha iyi daha iyi" "diye başlayan cümlelerle başlayan gerekçelerle inşa ediliyordu. 

Temiz toplum yaratacağız diye kaç insanın hayatını kirlettik ? Uyuşturucu ile mücadele ediyoruz diye kaç masumun hayatını kararttık...
Bunları düşündünüz mü ? 

KÖTÜLÜK VİCDANIN BASTIRILMASI 

Kötülüğün her zaman vicdansızlık olduğunu düşünmüyorum aynı zamanda kötülük bence vicdanın bastırılması da... 

Bugün iş dünyasında da durum farklı değil. 

"Bu kararı almak zorundaydık" 

"Şirketin geleceği için..."

"Daha büyük bir iyilik için"

"Yatırım şart" 

"Büyüme için gerekli" 

"İstihdam yaratıyoruz" 

Hepsi doğru olabilir bu cümlelerin... Fakat, ne pahasına ? 

"Para kazanmak için doğayı yok ederken, istihdam yaratıyoruz diyerek bahaneler üretirken, aslında geleceğimizi ipotek altına almıyor muyuz ?" 

Bir orman kesildiğinde sadece ağaçların gittiğini mi zannediyorsunuz ? 
Su dengesi bozulur, toprak ölür, şehir nefessiz kalır. 

Evet, sizin bilançolarınız yüksek çıkabilir, kârlılığınız yüzde yüz artabilir...
Ya sonra...
İşte tam burada o yaşlı kadının cümlesi aklıma geliyor...
"Kötü insanlar kötü bir şey yapmadan önce kendilerine hep bunu söyler" 

"Daha büyük bir iyilik için" Ülke ekonomisi için" "İstihdam için" 

Oysa bunu yapanlar şunu bilmezler mi, 
Doğayı yok ederek kazanılan para kazanç değil borçtur. O borcun faturası da gelecekte herkese kesilecektir" 

İŞ DÜNYASI NE İSTİYOR ? 

İş dünyası "Kazanmak mı, yoksa doğru bir şekilde mi kazanmak istiyor ?"

Biliyorum... 

Bana diyeceksiniz ki, "Sen nerede yaşıyorsun. Böylesine bir dünyada ve Türkiye'de bu romantik bakışla ayakta kalabilir misin ?" 

Ayakta kalamayacağı mı biliyorum... Sizi de anlıyorum. 

Belki mahallenin delisi, belki de iflah olmaz bir romantiğim...

Birilerinin de bunları söylemesi yazması gerektiğini düşünüyorum.

Bugün o benim... 

ŞAMPİYONLUK İÇİN HER YOL MÜBAH MI ? 

Çok uzattım. Biliyorum. 

Bugün demişken aklıma Galatasaray-Fenerbahçe derbisi geldi. 

Kendi çapında sarı kırmızı renklere gönül vermiş bir taraftarım. Elbette bugün de Galatasaray'ın kazanmasını ve şampiyonluk yarışında ipi göğüslemesini istiyorum. 

Ama...

Vurmadan, kırmadan, parçalamadan bu maçı kazanmasını istiyorum. 

"Yeter ki kazanalım, her yol mübah" değil...

"Kazanalım ama hak ederek" 

Şampiyonluk elbette büyük bir ödül...

Ama duruşun, zihniyetin önüne geçtiğinde değer kaybettiğini düşünürüm ben...

Galatasaray-Fenerbahçe'den biri veya her ikisi de belki bugün, "Vurarak, kırarak, parçalayacak" bu maçı kazanmayı hedefleyecek belki de  "Yeter ki kazanalım her yol mübah" diyecek...

İşte o anda benim kulağıma yaşlı kadının sözleri gelecek...

"Kötü insanlar kötülük yapmadan önce kendilerine hep bunu söyler"

patronlardunyasi.com