Gündem


Toygun ATİLLA

Dün bu köşede Taha Çakmak’ın tutuklanmasını değerlendirirken bir kelime kullanmıştım:

Milat.

Çünkü Türkiye Sigorta’nın eski Genel Müdürü Taha Çakmak’ın tutuklanması, fon soruşturmasında üzerinde durulması gereken önemli bir gelişmeydi.

Dünkü yazımda şöyle demiştim:

“Ben Taha Çakmak’ın tutuklanmasını fon soruşturmasında bir milat olarak görüyorum… Artık yalnızca paranın nereye gittiğini değil, o paranın yönetilmesine kimlerin, hangi yetkilerle karar verdiğini de konuşmak zorundayız.”

Aradan yalnızca bir gün geçti.

Bugün Türkiye Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer’in de aynı soruşturma kapsamında gözaltına alındığı öğrenildi.

Özer, ifadesi alınmak üzere adliyeye getirildi.

Dün sorduğumuz sorular, bugün çok daha önemli hale geldi.

GÖZALTINA ALINAN İSİM FON YÖNETİMİNDEN SORUMLUYDU

Gürol Sami Özer’in görev geçmişi, bu gelişmenin neden önemli olduğunu gösteriyor.

Özer, 2020 yılından itibaren Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik bünyesinde Fon Yönetimi ve Ekonomik Araştırmalar Direktörü olarak görev yaptı.

15 Mayıs 2025’te ise Hazine ve Emeklilik Operasyonları Genel Müdür Yardımcılığına atandı.

Yani gözaltına alınan isim, geçmişte kurumun fon yönetiminde doğrudan sorumluluk üstlenmiş bir yönetici.

DÜNKÜ YAZIDA 1 MİLYON DOLAR İDDİASINI HATIRLATMIŞTIK

Dünkü yazımda Taha Çakmak hakkında Patronlar Dünyası’nın daha önce gündeme getirdiği iddiaları da hatırlatmıştım.

Bu iddialar arasında Türkiye Sigorta kaynaklarının Tera fonlarına yönlendirilmesi, bazı hisse senedi işlemleri, Graintürk bağlantılı menfaat iddiaları ve elden 1 milyon dolar alındığı iddiası bulunuyordu.

Bunlar soruşturma kapsamında incelenen, henüz kesinleşmiş yargı kararıyla kanıtlanmamış iddialar.

Taha Çakmak’ın tutuklanmasının ardından bugün Gürol Sami Özer’in gözaltına alınması, özellikle fonlara yatırım kararlarının nasıl verildiği sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Çünkü kurumsal fon yönetiminde yalnızca paranın hangi yatırım aracına yönlendirildiği değil, yatırım kararının kim tarafından alındığı, hangi yetkilerle uygulandığı ve nasıl denetlendiği de önemlidir.

ŞİMDİ CEVAP BEKLEYEN SORULAR VAR

Taha Çakmak ile Gürol Sami Özer hakkındaki adli işlemler aynı finansal işlemlerle mi ilgili?

Türkiye Sigorta kaynaklarının Tera fonlarına yönlendirildiği iddiasına konu kararların alınmasında kimlerin yetkisi bulunuyordu?

Yatırım kararları hangi kurullarda değerlendirildi?

Bu işlemlere ilişkin kurum içi denetim ve risk değerlendirmeleri yapıldı mı?

Ve en önemlisi, soruşturma kapsamında incelenen işlemlerin kurumun olağan yatırım faaliyetlerinden ayrıldığı noktalar var mı?

Bu soruların yanıtlarını henüz bilmiyoruz.

Ancak iki üst düzey yönetici hakkında peş peşe adli işlem yapılması, bu soruların yanıtlanmasını daha da önemli hale getiriyor.

MİLAT DEMEMİZİN NEDENİ BUYDU

Fon soruşturması başladığında kamuoyunun dikkati büyük ölçüde borsadaki olağan dışı işlemlere, fonların ödeme sorunlarına, yatırımcılara ve portföy yönetim şirketlerine çevrilmişti.

Soruşturma ilerledikçe farklı şirketler, yöneticiler ve finansal işlemler de inceleme konusu oldu.

Taha Çakmak’ın tutuklanmasını dün bu nedenle bir milat olarak değerlendirmiştim.

Bugün Gürol Sami Özer’in gözaltına alınması, o değerlendirmeyi yeniden gündeme getiriyor.

Dün milat demiştik.

Bugün o miladın neden önemli olduğunu gösteren yeni bir gelişmeyle karşı karşıyayız.

Ve artık yanıt bekleyen soru yalnızca paranın nereye gittiği değil.

O paranın yönetilmesine kimlerin, hangi yetkilerle karar verdiği.

İLGİLİ HABER

Türkiye Sigorta eski Genel Müdürü Taha Çakmak’ın tutuklanması, fon soruşturmaları için bir milat

patronlardunyasi.com