Deniz DALLI
Dünyanın en büyük otomotiv gruplarından Stellantis’in CEO’su Antonio Filosa geçen hafta otomotiv dünyasının yeni düzenini birkaç kelimeyle tarif etti: “Bir tarafta ABD, diğer tarafta dünyanın geri kalanı.”
Jeopolitik gerilim, Çin rekabeti, gümrük duvarları ve elektrikli otomobil dönüşümü, Stellantis gibi küresel üreticileri tek bir dünya stratejisi yerine bölgesel stratejiler kurmaya zorluyor.
Filosa’nın açıklamasına göre Stellantis ABD’de mühendislik ve araç geliştirmede kendi yerel kaynaklarına dayanacak.
Avrupa ve dünyanın diğer bölgelerinde ise Çinli Leapmotor ve Dongfeng gibi üreticilerle işbirliklerini sürdürecek.

BURSA’DA DÖRT MARKA AYNI HATTA
Tofaş ile Stellantis arasında imzalanan anlaşma kapsamında K9 kodlu yeni hafif ticari araç ailesi Bursa’da üretilecek.
Üstelik tek marka için değil.
Fiat, Peugeot, Citroën ve Opel.
Proje için yapılması planlanan yatırım 256 milyon euroya kadar çıkıyor.
Demonte araçlar dahil yıllık üretim kapasitesi ise 150 bin adet olacak.
Böylece Bursa fabrikasının rolü klasik anlamda “Fiat fabrikası” tanımının çok ötesine geçiyor.
Stellantis yönetimi de Bursa’yı grubun önemli üretim ve Ar-Ge merkezlerinden biri olarak konumlandırıyor.
EGEA DÖNEMİ KAPANDI
Bu dönüşümün sembolik tarafı da var.
Türkiye otomobil pazarında yıllarca Tofaş ile özdeşleşen Fiat Egea’nın üretimi Haziran 2026 sonuna kadar uzatılmıştı.
Şimdi Bursa fabrikasının gelecek hikâyesinin merkezine çok markalı hafif ticari araç üretimi yerleşiyor.
Başka bir ifadeyle:
Egea ile özdeşleşen Bursa fabrikası, Stellantis’in dört markasına üretim yapan bölgesel bir üs haline geliyor.

EYLÜLDE ÜRETİM, EKİMDE İLK SEVKİYAT
Patronlar Dünyası’nın ulaştığı yatırımcı sunumlarındaki takvim ise dosyayı bugün açısından daha önemli hale getiriyor.
Tofaş yönetimi 30 Temmuz’daki yatırımcı görüşmesinde K9 yatırımının planlandığı şekilde ilerlediğini belirterek üretimin eylül ayında başlayacağını, ilk sevkiyatların ise ekimde yapılacağını açıkladı.
Takvim gerçekleşirse Bursa fabrikasında otomotiv sanayisi açısından yeni dönem bu ay başlıyor.
2034’E KADAR 660 BİN ARAÇ
Anlaşmanın büyüklüğünü gösteren asıl rakamlardan biri ise uzun vadeli üretim hedefi.
Yatırım tamamlandıktan sonra 2034’ün son çeyreğine kadar CKD hariç yaklaşık 660 bin araç üretilmesi hedefleniyor.
Ancak burada çok dikkat çekici bir ayrıntı bulunuyor:
Bu üretimin yaklaşık yüzde 80’inin Türkiye pazarı için planlandığı açıklandı.
Dolayısıyla K9 yalnızca yeni bir ihracat projesi değil.
Stellantis’in Türkiye pazarındaki Fiat, Peugeot, Citroën ve Opel operasyonlarını üretim tarafında da Bursa’nın çevresinde konsolide eden bir proje.

TOFAŞ ARTIK YALNIZ ÜRETİCİ DE DEĞİL
Dönüşüm fabrikanın kapısından ibaret değil.
Stellantis Otomotiv Pazarlama A.Ş.‘nin Tofaş tarafından satın alınmasının ardından Alfa Romeo, Citroën, DS Automobiles, Fiat, Jeep, Opel ve Peugeot’nun Türkiye’deki ticari faaliyetleri de Tofaş çatısı altında toplandı.
Böylece aynı şirket bir tarafta Stellantis markalarının Türkiye’deki ticari organizasyonunu yönetirken diğer tarafta grubun dört markası için Bursa’da üretim yapacak.
SIRADA BİR PROJE DAHA VAR
Fakat Tofaş yönetiminin yatırımcılarla paylaştığı bilgilerde belki K9 kadar önemli başka bir ayrıntı daha bulunuyor.
Şirket, yeni bir araç projesi için fizibilite çalışmalarının son aşamaya geldiğini ve ön harcamaların başladığını açıkladı.
Anlaşmaların önümüzdeki aylarda sonuçlandırılması hedefleniyor.
Bu projenin araçlarının ise 2028 civarında pazara çıkması bekleniyor.
Üstelik Tofaş yeni projelere hazırlanırken yıllık üretim kapasitesini 50 bin adet artırarak 500 bin araca çıkardığını da açıkladı.
İşte Antonio Filosa’nın “ABD ve dünyanın geri kalanı” diye tarif ettiği yeni Stellantis haritasında Bursa’yı önemli hale getiren asıl tablo bu.
Bir tarafta dört marka için 150 bin araçlık K9 yatırımı.
Diğer tarafta 500 bin araca çıkarılmış fabrika kapasitesi.
Perde arkasında ise henüz adı açıklanmayan yeni bir araç projesi.
patronlardunyasi.com