Ekonomi


Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), aylardır beklenen yatırım fonları rehberini cuma gecesi yayımladı; 88 sayfalık düzenlemeyle fon piyasasında kartlar yeniden dağıtıldı. Piyasanın beklediğinden daha kapsamlı bir çerçeve çizen rehber, serbest fonların yatırım sınırlarından portföy yönetim şirketlerinin sermaye yapısına kadar pek çok alanda yeni kurallar getiriyor.

Dünya'dan Jülide Yiğittürk Gürdamar'ın haberine göre, sektör profesyonelleri, düzenlemenin SPK’nın fon piyasasında “artık daha sıkı bir dönem başlıyor” mesajını net biçimde verdiğini belirtiyor. Özellikle son dönemde yoğunlaşma, likidite ve suni fiyat oluşumu üzerinden tartışma yaratan uygulamaların ardından gelen yeni kurallar, piyasadaki dengeleri de değiştirecek.

Ancak düzenlemenin etkileri konusunda sektörün tamamı aynı noktada değil. Özellikle serbest fonlara getirilen yeni sınırlar, bazı fon yöneticileri tarafından gerekli bir normalleşme adımı olarak değerlendirilirken, bazı profesyoneller kuralların piyasadaki sorunlu uygulamalarla ilgisi olmayan fonları da aynı çerçeveye soktuğunu düşünüyor.
Özellikle serbest fonlara getirilen yeni sınırlar ile PYŞ’lerdeki sermaye şartları, sektörün en çok konuştuğu iki başlık oldu. Özetle piyasanın ortaklaştığı nokta şu: SPK fon tarafında düğmeye bastı. Şimdi sıra, yeni kuralların piyasada nasıl bir fotoğraf yaratacağında.

SERBEST FONLARA YÖNELİK DÜZENLEME SEKTÖRÜ BÖLDÜ

Düzenlemenin en çok tartışılan başlıklarından biri serbest fonlara getirilen yeni yoğunlaşma kuralları oldu. Serbest fonlarda, şirketlerin fiili dolaşım oranına göre tek bir şirkette alınabilecek azami pozisyonlar kademeli olarak sınırlandırılıyor. Serbest fonlara getirilen yeni yoğunlaşma sınırları sektörde farklı değerlendirmelere yol açtı. Bir portföy yönetim şirketinin üst düzey yöneticisi, düzenlemenin son dönemde piyasada ortaya çıkan sorunlu uygulamalara karşı alınmasını anlaşılır bulmakla birlikte, kuralların işini düzgün yapan fonları da aynı şekilde sınırlandırdığını belirterek, özellikle serbest fonların yatırım esnekliğini azaltan düzenlemelerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Yöneticiye göre sorun konsantre portföy yönetiminin kendisi değil, düşük likiditeli ve suni fiyat oluşumu riski bulunan hisselerdeki yoğunlaşmaydı. Serbest fonların doğası gereği yöneticinin yüksek kanaat taşıdığı yatırım fikirlerine daha fazla ağırlık verebilmesi gerektiğini belirten yönetici, getirilen sınırların bu esnekliği önemli ölçüde azaltabileceğine dikkat çekti.

Buna karşılık düzenlemeyi destekleyen fon yöneticileri ise yeni sınırların son dönemde piyasada oluşan anomalilerin önüne geçilmesi açısından gerekli olduğunu düşünüyor. Bu görüşe göre özellikle fiili dolaşımı düşük şirketlerde fonların yüksek ağırlıklara ulaşması ve aynı yönetim grubundaki fonların birlikte önemli pozisyonlar oluşturması, yalnızca fon bazında değil piyasanın işleyişi açısından da risk yaratabiliyor.

Dolayısıyla sektörün bir kesimi yeni kuralları “normalleşme ve disiplin”, diğer kesimi ise “fazla geniş bir sınırlama” olarak değerlendiriyor. Ortak beklenti ise düzenlemenin ardından fon piyasasında fiyat oluşumu ve işlem davranışlarına yönelik denetimin de daha görünür hale gelmesi.

GÖZLER ŞİMDİ FİYAT OLUŞUMLARINDA

Yeni rehberin ardından sektörde gözler yalnızca fonların portföy sınırlarına değil, hisse senetlerinde suni fiyat oluşumlarına ve işlem sıralarındaki hareketlere de çevrildi. Sektör profesyonelleri, fon piyasasında kuralların sıkılaştırılmasının yanı sıra, suni fiyat oluşumuna yol açabilecek manipülatif hareketlerin daha etkin biçimde denetlenmesi gerektiğini belirtiyor. Özellikle düşük likiditeli hisselerde fonların yoğun pozisyon alması ile fiyat oluşumu arasındaki ilişkinin yakından izlenmesi gerektiği ifade edilirken, kurallara aykırı işlemlerde hızlı ve caydırıcı yaptırımlar uygulanmasının piyasanın sağlıklı işlemesi açısından önem taşıdığı görüşü öne çıkıyor. Bu çerçevede yeni rehberin, fon piyasasında daha sıkı bir denetim döneminin başlangıcı olarak görülebileceği belirtiliyor.

YENİ TEMİNAT YAPISI LİKİDİTEYİ BIST30’A TAŞIYABİLİR

Düzenlemeye uyum sürecinde fon ve portföy yönetim şirketlerinin teminat yapılarını yeniden düzenlemesi bekleniyor. Sektör profesyonelleri, daha düşük likiditeli hisselerin yerine BIST30 hisseleri ve devlet iç borçlanma senetlerinin tercih edilmesinin, bu varlıklara yönelik talebi artırabileceğini belirtiyor. Bu süreçte özellikle BIST 30 hisselerinde ek likidite oluşabileceği değerlendirilirken, devlet iç borçlanma senetlerinin de teminat tarafında daha fazla öne çıkabileceği ifade ediliyor.

SERMAYE ŞARTI KONSALİDASYONA NEDEN OLABİLİR

Yeni düzenlemenin sektör açısından en önemli sonuçlarından birinin portföy yönetim şirketlerinde yaşanması bekleniyor. Sektör temsilcilerine göre, PYŞ’ler için getirilen sermaye şartının özellikle son birkaç yılda kurulan küçük ve butik portföy yönetim şirketleri açısından önemli bir eşik oluşturuyor. Yönetilen varlık büyüklüğü, faaliyet kapsamı ve risk profili farklı olan şirketlere aynı mutlak sermaye yükümlülüğünün getirilmesinin, küçük oyuncuların yeni sermaye arayışına girmesine veya faaliyet modellerini değiştirmesine yol açabileceği belirtiliyor. Bir fon yöneticisi, "Her ne kadar Haziran 2027’ye kadar süre tanınması olumlu olsa da bazı portföy yönetim şirketlerinin sermayesini 60-70 milyon liradan 500 milyon liraya çıkarması gerekiyor. Şirket sahiplerinin bir bölümünün böyle bir kaynağı olmayabilir, olanlar da bu kadar büyük bir sermayeyi buraya bağlamak istemeyebilir" değerlendirmesinde bulundu. Sektör profesyonellerine göre bunun doğal sonucu konsolidasyon olabilir. Şirketlerin bir bölümünün sermaye artırması, bir bölümünün faaliyetlerini daraltması, bazılarının ise birleşme veya satış yoluna gitmesi bekleniyor. Sektör profesyonelleri, yeni dönemin PYŞ tarafında daha büyük ölçekli ve sermayesi güçlü şirketlerin ağırlığını artırabileceğine dikkat çekiyor.

FON YÖNETİMİNDE LİSANSLI ÇALIŞAN İHTİYACI ARTACAK

Yeni düzenleme yalnızca sermaye şartlarını değil, fon yönetimindeki insan kaynağı ve yetkinlik tarafını da etkiliyor. Sektör profesyonellerine göre yeni dönemde SPL ve türev lisanslarına sahip uzmanlara duyulan ihtiyaç artacak. Ancak sektör temsilcileri, geçiş sürecinde gerekli lisanslara sahip nitelikli insan kaynağının sınırlı olmasının, özellikle küçük PYŞ’ler açısından ek maliyet yaratabileceğine dikkat çekiyor.

“KURUNUN YANINDA YAŞ DA YANDI, BAZI MADDELER TEKRAR ELE ALINMALI”

Düzenlemenin genel yaklaşımını olumlu bulan ancak bazı maddelerin fazla sıkı olduğunu düşünen sektör temsilcileri, özellikle serbest fonlarda yüzde 20’lik yoğunlaşma sınırının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Bir portföy yönetim şirketinin üst düzey yöneticisi, düzenlemenin son dönemdeki sorunlu uygulamaları sınırlandırma amacını anlayışla karşıladıklarını ancak “kurunun yanında yaşın da yandığı” görüşünde olduklarını belirtiyor. Söz konusu yönetici, serbest fonların doğası gereği daha esnek ve yüksek kanaate dayalı yatırım stratejileri uygulayabilmesi gerektiğini belirterek, mevcut sınırların bazı fonları geleneksel fonlara yaklaşmaya zorlayabileceğini ifade ediyor. Özellikle özel fonlarla serbest fonların aynı çerçevede değerlendirilmesinin de bazı yatırım modellerini zorlaştırabileceği belirtiliyor. Sektörde bu nedenle düzenlemenin tümden karşısında olmayan, ancak bazı maddelerin uygulama sürecinde yeniden ele alınmasını bekleyen bir kesim bulunuyor.

Bu arada bir fon yöneticisi, BIST 30 hisselerinin sınırsız şekilde alınabilmesine ilişkin uygulamanın da yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söylerken, BIST30 kapsamındaki bir hissede dahi sınırsız pozisyon alınmasının risk taşıyabileceğine, geçmişte BIST30’da yer alan ancak bugün ciddi finansal sorunlar yaşayan şirketlerin bulunduğunu hatırlatıyor. Aynı şekilde, serbest fonlarda yüzde 20’lik yoğunlaşma sınırının tartışılırken hisse fonlardaki yüzde 40’lık sınırın da sorgulanması gerektiği ifade ediliyor.

SPK’nın fon rehberinden 10 kritik başlık

  1. Serbest fonlara yeni yoğunlaşma sınırı
  2. Fiili dolaşıma göre kademeli limit
  3. PYŞ’lerde sermaye artışı ve konsolidasyon
  4. Serbest fonlarda yüzde 20 sınırı
  5. Murabaha işlemlerine yeni çerçeve
  6. Özel fonlarda satış sınırları
  7. Repo ve ters repoya yüzde 20 sınırı
  8. Teminat yapısında yeni dönem
  9. SPL ve türev lisansı şartı
  10. BIST 30 ve borçlanma araçlarında yeni teminat düzeni

patronlardunyasi.com