Borsa


PD HABER MERKEZİ 

Üç şirkete aynı gece, aynı hukuki gerekçeyle durdurma

SPK'nın 2026/72 sayılı bülteninde üç aracı kurum için ayrı ayrı faaliyet durdurma kararı bulunuyor.

Kararların tamamında aynı üç düzenlemeye atıf yapılıyor:

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 97/1 maddesi.

III-39.1 sayılı Yatırım Kuruluşlarının Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ'in 67/1-b maddesi.

Seri: V, No: 34 sayılı Aracı Kurumların Sermayelerine ve Sermaye Yeterliliğine İlişkin Esaslar Tebliği'nin 28/2 maddesi.

SPK'nın resmî internet sitesinde bültenin yayımlandığı doğrulanırken, karar metinleri de finans haber servisleri tarafından aktarıldı. 

Buradaki önemli ayrıntı, kararın yalnızca faaliyet durdurma tedbirinden ibaret olmaması; dayanakları arasında sermaye yeterliliğine ilişkin mevzuatın da bulunması.

Ancak bu atıf, üç şirketin de aynı büyüklükte sermaye açığı bulunduğunu veya aynı mali sorunları yaşadığını kanıtlamıyor. Bunun için kurum bazında mali verilerin ve SPK tespitlerinin açıklanması gerekiyor.

Yatırımcıların hisseleri kayboldu mu?

Hayır. Geçici faaliyet durdurma kararı, yatırımcıların sahip olduğu hisse senetlerinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.

Borsa İstanbul'da işlem gören payların mülkiyet kayıtları, Merkezi Kayıt Kuruluşu sisteminde yatırımcı bazında tutuluyor.

Ancak burada iki ayrı durum bulunuyor.

Birincisi, yatırımcının hesabında kayıtlı ve üzerinde herhangi bir kısıtlama bulunmayan menkul kıymetler.

İkincisi, aracı kurum nezdindeki nakit alacakları, henüz tamamlanmamış takas işlemleri, teminatlar ve açık pozisyonlar.

Bu ikinci gruptaki varlık ve yükümlülüklerin durumu, faaliyet durdurma kararının nasıl uygulanacağına ve ilgili kurumların hesap mutabakatına bağlı.

Dolayısıyla yatırımcıya bugün için bütün parasını derhal çekebileceği veya başka kuruma anında aktarabileceği güvencesi verilemez.

KARARIN DAYANAĞI MALİ DURUMUN BOZULMASI 

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 97'nci maddesinin başlığı “Mali Durumun Bozulması Hâlinde Uygulanacak Tedbirler.”

Bu madde, SPK'ya şu durumlarda müdahale yetkisi veriyor:

Sermaye yeterliliği yükümlülüklerinin karşılanamaması.

Nakit ödeme veya finansal araç teslim yükümlülüklerinin yerine getirilememesi ya da kısa sürede yerine getirilemeyecek olması.

Mali yapının ciddi biçimde zayıflaması veya taahhütleri karşılayamayacak duruma gelmesi.

SPK, bu koşullarda mali yapının güçlendirilmesini isteyebiliyor veya süre vermeden faaliyetleri geçici olarak durdurabiliyor. 

Bu noktada üç şirketin mali durumunun ayrı ayrı açıklanması önem taşıyor.

Çünkü kararların aynı hukuki maddeye dayanması, üç kurumun bilançosunda aynı sorunun bulunduğu anlamına gelmiyor.

Yatırımcı Tazmin Merkezi devreye girecek mi?

Bir başka önemli ayrıntı da burada.

Yatırımcı Tazmin Merkezi (YTM), yatırım kuruluşlarının nakit ödeme veya sermaye piyasası aracı teslim yükümlülüklerini yerine getirememesi durumunda, SPK tarafından alınan tazmin kararını uygulamakla görevli.

Ancak geçici faaliyet durdurma kararı, otomatik olarak yatırımcıları tazmin sürecinin başladığı anlamına gelmiyor.

Bunun için ayrıca ilgili hukuki koşulların oluşması ve SPK'nın tazmin kararı alması gerekiyor. 

ALNUS YATIRIM'DA 30 EKİM SORUSU

Üç şirket arasında Alnus Yatırım'ın ayrıca incelenmesi gerekiyor.

Patronlar Dünyası'nın daha önce gündeme getirdiği yönetici yaptırımları ve 30 Ekim vadeli yaklaşık 706 milyon liralık borçlanma aracı, yeni kararın ardından yeniden önem kazandı.

patronlardunyasi.com