PD DIŞ HABERLER SERVİSİ
Sırbistan’da 25 Ekim'de yapılan erken genel seçimler, yalnızca Balkanlar'daki siyasi dengeleri değiştirmedi. Türkiye'nin son yıllarda bu ülkede büyüyen ekonomik varlığı açısından da yeni bir dönemin kapısını araladı.
2014 yılından bu yana Sırp siyasetinin en güçlü ismi olan Aleksandar Vučić, öğrenci hareketinin desteklediği liste karşısında seçim yenilgisini kabul etti.
Reuters’ın aktardığı ilk sonuçlara göre öğrenci hareketinin desteklediği listenin 250 sandalyeli parlamentoda 135 ila 140 milletvekilliği kazanması bekleniyor. Vučić'in öncülük ettiği siyasi blok içinse yaklaşık 105 sandalye öngörülüyor.
Seçim sonuçlarının kesinleşmesi ve yeni hükümetin kurulması beklenirken Türkiye açısından önemli bir soru ortaya çıktı:
Sırbistan'da eski yönetim döneminde büyüyen Türk yatırımları, yeni siyasi iklimden nasıl etkilenecek?
100 ŞİRKETTEN 1.500'ÜN ÜZERİNE
Türkiye'nin Sırbistan'daki ekonomik varlığının ne kadar büyüdüğünü anlamak için son 11 yılın rakamlarına bakmak yeterli.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın 12 Şubat 2026'da paylaştığı resmî verilere göre 2015 yılında Sırbistan'da yaklaşık 100 Türk sermayeli şirket faaliyet gösteriyordu.
Bu sayı 2026 başında 1.500'ü aştı.
Aynı açıklamaya göre Türkiye ile Sırbistan arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında 3,5 milyar dolara, Türk yatırımları ise yaklaşık 300 milyon dolara ulaştı.
Bu tablo, Sırbistan'daki siyasi değişimin Türk iş dünyası açısından neden önem taşıdığını gösteriyor.
Ancak rakamları değerlendirirken önemli bir ayrıntı var: 300 milyon dolarlık yatırım büyüklüğü, Türk şirketlerinin Sırbistan'da üstlendiği bütün inşaat sözleşmelerinin toplamı değil. Doğrudan yatırım stoku ile müteahhitlik projelerinin sözleşme bedelleri farklı ekonomik göstergeler.
ENKA'NIN 2,18 MİLYAR EUROLUK PROJESİ
Türk şirketlerinin Sırbistan'daki faaliyetleri arasında en dikkat çekici yatırımlardan biri, ENKA ile ABD merkezli Bechtel ortaklığının üstlendiği Morava Koridoru Otoyolu.
Projenin işvereni Sırbistan hükümetinin ilgili ulaştırma ve altyapı bakanlığı.
ENKA'nın 2024 faaliyet raporunda sözleşme bedeli 2,18 milyar euro olarak yer alıyor.
112,4 kilometre uzunluğundaki otoyol, ülkenin merkezindeki yerleşim bölgelerini önemli Avrupa ulaşım koridorlarına bağlıyor. Proje yalnızca bir yol inşaatı değil; köprüleri, viyadükleri, su düzenleme çalışmalarını ve geniş ölçekli altyapı yatırımlarını da kapsıyor.
ENKA'nın 18 Ağustos 2026 tarihli resmî açıklamasına göre projenin 100,3 kilometrelik bölümü trafiğe açılmıştı.
Kalan 12,1 kilometrelik Vrba–Adrani kesimindeki çalışmalar devam ediyordu. Şirket, bu bölümün 2026 sonuna kadar tamamlanmasını hedefliyordu.
Aynı açıklamada, alt yüklenicilerle birlikte projede 2.300'den fazla kişinin çalıştığı belirtiliyordu.
Dolayısıyla Sırbistan'daki siyasi değişim, tamamlanmasına yaklaşılmış büyük bir kamu altyapı projesinin son aşamasına denk geldi.
Burada iki konu birbirinden ayrılıyor.
Birincisi, otoyolun fiziksel olarak tamamlanması.
İkincisi ise nihai kabul, sözleşme kapsamındaki yükümlülükler, varsa ilave işler ve kalan ödemelerin durumu.
ENKA'nın kamuya açık ağustos açıklaması inşaat ilerlemesini ortaya koyuyor. Ancak yeni yönetim dönemindeki hakedişlerin durumu ve güncel ödeme takvimi hakkında aynı açıklamadan kesin bir sonuca ulaşmak mümkün değil.
YENİ YÖNETİMİN PROGRAMINDA ALTYAPI SÖZLEŞMELERİ VAR
Patronlar Dünyası'nın araştırmasında dikkat çeken asıl gelişme, seçimleri kazanan öğrenci hareketinin ekonomi ve kamu yönetimine ilişkin vaatlerinde bulunuyor.
Hareketin eylül ayında açıkladığı 11 maddelik programda, kamu ihalelerinde tam şeffaflık sağlanması ve geçmiş altyapı projelerinin incelenmesi hedefleri yer alıyor.
Bu, Sırbistan'daki siyasi değişimin yalnızca bakanlık koltuklarıyla sınırlı kalmayabileceğini gösteriyor.
Yeni yönetimin, önceki dönemde imzalanan büyük kamu sözleşmelerinin ihale ve uygulama süreçlerini mercek altına alma ihtimali bulunuyor.
16 KİŞİNİN ÖLDÜĞÜ FACİA, EKONOMİ POLİTİKASINI DA DEĞİŞTİREBİLİR
Sırbistan'daki değişimin arkasında 1 Kasım 2024 tarihinde Novi Sad tren istasyonunda yaşanan facia bulunuyor.
İstasyonun beton sundurmasının çökmesi sonucu 16 kişi hayatını kaybetti.
Facianın ardından başlayan protestolar, zamanla ülkedeki kamu ihalelerini, siyasi ilişkileri ve yolsuzluk iddialarını hedef alan geniş bir toplumsal harekete dönüştü.
Öğrencilerin öncülüğündeki hareket, kamu kaynaklarının kullanımında hesap verebilirliği seçim kampanyasının merkezine yerleştirdi.
Bu nedenle yeni yönetimin ekonomi politikasını yalnızca büyüme, ihracat veya yabancı yatırım rakamlarıyla değerlendirmek yeterli olmayacak.
Kamu ihalelerinin nasıl düzenleneceği, sözleşmelerin nasıl denetleneceği ve yatırım teşviklerinin hangi esaslara göre verileceği de önem kazanacak.
TÜRK ŞİRKETLERİ YALNIZCA İNŞAATTA DEĞİL
Sırbistan Dışişleri Bakanlığı'nın Türkiye ile ekonomik ilişkilere ilişkin ülke profilinde, Türk yatırımlarının geçmişte ağırlıklı olarak tekstil sektöründe yoğunlaştığı belirtiliyor.
Ancak zaman içerisinde otomotiv, inşaat, makine, bankacılık ve turizm gibi alanlara da yayıldığı ifade ediliyor.
Bu çeşitlilik, siyasi değişimin etkilerinin yalnızca kamu ihaleleriyle sınırlı olmayabileceğini gösteriyor.
Yeni yönetimin yabancı yatırım teşvikleri, istihdam politikaları, vergi uygulamaları ve Avrupa Birliği ile ekonomik uyum konusunda atacağı adımlar da Türk sermayeli şirketler tarafından izlenecek.
Öte yandan Sırbistan'ın Avrupa Birliği, Çin ve Rusya arasında yürüttüğü ekonomik denge politikasında yaşanabilecek değişiklikler, yabancı şirketlerin rekabet koşullarını da etkileyebilir.
Ancak yeni hükümetin bu başlıklarda hangi somut kararları alacağı henüz belli değil.
ANKARA–BELGRAD HATTINDA YENİ EKONOMİK DİPLOMASİ DÖNEMİ
Türkiye ile Sırbistan arasındaki ekonomik ilişkilerin büyümesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Aleksandar Vučić döneminde geliştirilen siyasi ve diplomatik temaslar önemli rol oynadı.
İki ülke arasında ticaretin 5 milyar dolara çıkarılması hedefi de bu dönemde açıklandı.
Şimdi ise Ankara'nın karşısında yeni bir siyasi kadronun oluşturacağı hükümet bulunacak.
Yeni yönetimin Türkiye ile ekonomik işbirliğini hangi çerçevede sürdüreceği henüz açıklığa kavuşmadı.
Türk şirketleri açısından belirleyici olan, yalnızca iki ülke liderleri arasındaki siyasi ilişkiler değil; yatırım ortamının öngörülebilirliği, sözleşmelerin hukuki güvencesi ve ticari ilişkilerin sürekliliği olacak.
Sırbistan'daki seçimler bir siyasi dönemi kapattı.
Türk iş dünyası içinse asıl süreç, yeni hükümetin ilk ekonomik kararlarıyla başlayacak.
patronlardunyasi.com