Kültür-Sanat


Yelda İPEKLİ

Şehre bir değil, 127’si uzun metrajlı, 13 kısa film olmak üzere toplam 140 film geldi. İKSV 45. Film Festivali kapsamında 19 Nisan tarihine kadar gösterimde olacak filmler, İstanbul’un her iki yakasında izleyici ile buluşacak.

VEFA SADECE BİR SEMT ADI DEĞİL

Festivalin açılış gecesi, vefanın sadece bir semt adı olmadığını bize anlatır şiirsellikteydi. Sinema Onur Ödülü’nü Yeşilçam’ın iz bırakan oyuncularından Nilüfer Aydan’a usta oyuncu Nur Süer takdim etti. Nilüfer Aydan’ın kısa bir filmografisini izlerken zamanın ne kadar hızlı geçtiğini bir kez daha hatırlamış olduk. Aydan’ın, “Bu dünyadan gitmeden evvel istediklerim var. Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ sözünü hatırlatmak isterim” demesi, günümüz şartlarına atıfta bulunmak adına etkileyiciydi.

GIANFRANCO ROSI’NIN BİLİNMEYEN İSTANBUL’U

Ünlü belgesel yönetmeni Gianfranco Rosi’ye ödülü, festival direktörü Kerem Ayan tarafından sunuldu. Rosi meğerse ilk gençlik yıllarını İstanbul’da geçirmiş ve 16 mm kamera kullanmaya da İstanbul’da başlamış. “İstanbul; karşılaşmaların, geçişlerin, tarihin ve hikâyelerin katmanlaştığı bir şehir. Tıpkı sinema gibi,” dediği konuşması, içinden deniz geçen bu şehri gözümde daha da anlamlı kıldı.

Tüm bu ödüller içinde gözlerimin dolmasına sebep olan ödül ise Sinema Emek Ödülü’ydü. 40 yıl boyunca İstanbul Film Festivali ekibinde yer alan Nuray Muştu’ya verilmiş olması, vefanın, aidiyetin ve dostluğun güzel bir iziydi. Tüm ekibe ve ustalıkla yönettiği süreç için özellikle Kerem Ayan’a teşekkürler.

MUTSUZLUĞUN YAKIŞTIĞI İNSAN

Onunla ilk kez 2006 yılı yapımı Joachim Trier’in “Reprise” filminde karşılaştım. Mutsuzluk bir insana yakışır mı? Ona yakıştırmıştım. Kronik mutsuz bir hâli var ve varoluşçu filmlerin aranan oyuncusu Norveçli, 1979 doğumlu Andreas Daniel Lie, aynı zamanda doktor ve aktif olarak mesleğini yapıyor. Gözünü seveyim bu İskandinav ülkelerinin; hobilere, ikinci mesleklere, dolu dolu yaşamaya izin veren sistemleri, hayata bakış açıları... Hem yoğun çalışan bir doktor ol, hem de üzerine aktörlük yap.

İstanbul Film Festivali kapsamında gerçekleştirilen festival sohbetinde, başrolünü üstlendiği son filmi “Everybody Digs Bill Evans”dan ve canlandırdığı caz efsanesi karakterinden bahsetti. Festivalin en sevdiğim yanı, bu sanatçı buluşmalarına imkân sağlaması.

HEPİMİZE İYİ GELECEK

19 Nisan’a kadar tüm programlarınızı iptal edin ve şahane festival filmlerinde soluklanın. İyi gelecek…

patronlardunyasi.com