Aktüel


Burçin UYSAL

Çünkü bu sadece bir anne-oğul hikâyesi değil.

Arkasında telefonlarla başlayan, milyarlarca dolarlık elektronik sektörüne uzanan bir aile serveti bulunuyor.

Zoran Lalvani annesi Semiramis Pekkan'la.

#video_9753963#

TELEFONLA BAŞLAYAN SERVET

Lalvani ailesinin hikâyesinin merkezinde Zoran’ın babası Gulu Lalvani var.

1939’da Karaçi’de doğan Lalvani, ailesinin Hindistan’a taşınmasının ardından Bombay’da büyüdü. 1958’de kardeşleri Kartar ve Pratap Lalvani ile birlikte Binatone şirketini kurdu.

Şirketin ilk işi Hong Kong’dan radyo ve tüketici elektroniği ürünleri ithal etmekti. Sonrasında Binatone özellikle kablosuz telefonlarıyla büyüdü ve uluslararası bir elektronik markasına dönüştü. Şirketin adı ise Lalvani kardeşlerin kız kardeşi Bina’dan geliyordu. Yani bugün milyarlık servetlerin konuşulduğu Lalvani ailesinin hikâyesi, aslında bir telefonla başladı.

Lulu Lalvani şirketini kurduğu gençlik yıllarında.

435 MİLYON STERLİNLİK SERVET

Gulu Lalvani yıllar içinde İngiltere’nin en zengin Asyalı iş insanları arasında gösterildi. 2003 yılında yayımlanan bir İngiliz zenginler listesinde serveti 150 milyon sterlin olarak tahmin ediliyordu. 2008 yılına gelindiğinde ise Lalvani’nin serveti 435 milyon sterlin olarak tahmin edilmişti. Aynı dönemde bazı uluslararası yayınlarda kendisinden milyarder olarak da söz ediliyordu.

Servetin kaynağı yalnızca elektronik de olmadı.

Lalvani, özellikle Tayland'ın Phuket adasında gayrimenkul ve turizm yatırımları yaptı. 2002’de yaklaşık 100 milyon dolarlık yatırımla Royal Phuket Marina projesini hayata geçirdi.

Telefonlardan marinaya uzanan bir servet hikâyesi...

SEMİRAMİS PEKKAN'LA TÜRKİYE'YE UZANAN HİKÂYE

İşte bu uluslararası iş insanının yolu 1980'lerde Türkiye'ye uzandı.

Semiramis Pekkan ile Gulu Lalvani 1987’de evlendi. Bir yıl sonra oğulları Zoran dünyaya geldi.

Çift 1996’da boşandı ancak ilişkileri tamamen kopmadı; yıllar boyunca aile olarak bir araya gelmeye devam ettiler.

"EMİR'İ KAYBETTİM ZORAN'I VERDİ"

Semiramis Pekkan, yıllar önce Gulu Lalvani’yi neden tercih ettiğini anlatırken, Lalvani’nin önceki evliliğinden çocukları olduğunu ve kendisinin de çocuğunu kaybetmiş bir anne olarak yeniden çocuk sahibi olmak istediğini söylemişti.

“Emir’i kaybettim ama o bana Zoran’ı verdi” sözleri, bu ilişkinin Pekkan’ın hayatındaki yerini anlatıyordu.

Zoran böylece bir tarafta Türk sanat dünyasının en tanınmış ailelerinden Pekkanların, diğer tarafta İngiliz-Hint iş dünyasının Lalvani ailesinin çocuğu olarak büyüdü.

Semiramis Pekkan'la 5 yaşındayken kaybettiği oğlu Emir'le.

LALVANİLERDE SERVET TEK KİŞİLİK DEĞİL

Lalvani ailesinde servet yalnızca Gulu Lalvani'nin kurduğu Binatone'dan gelmiyor.

LALVANİ AİLESİNİN SERVET AĞACI

GULU LALVANİ

Binatone'un kurucusu. Elektronik ve telefon sektöründen büyüyen servetini daha sonra gayrimenkul ve turizm yatırımlarıyla genişletti.

KARTAR LALVANİ

Gulu'nun kardeşi. Binatone'un kurucuları arasında yer aldı. Daha sonra sağlık ve vitamin sektörüne yönelerek Vitabiotics'i kurdu. Şirket bugün oğlu Tej Lalvani tarafından yönetiliyor.

DINO LALVANİ

Gulu Lalvani'nin ilk evliliğinden olan oğlu. Binatone daha sonra onun yönetimine geçti.

TEJ LALVANİ

Kartar Lalvani'nin oğlu. Vitabiotics'in CEO'su olarak ailenin sağlık sektöründeki ikinci kuşak temsilcisi.

ZORAN LALVANİ

Gulu Lalvani ile Semiramis Pekkan'ın oğlu. Şimdi evliliğiyle bir kez daha gündemde.

Böyle bakıldığında Lalvani ailesinin hikâyesi, tek bir zengin iş insanının öyküsünden çok birinci kuşağın kurduğu şirketlerin ikinci ve üçüncü kuşaklara aktarıldığı uluslararası bir aile şirketleri hikâyesi haline geliyor.

BİR TARAFTA PEKKAN, DİĞER TARAFTA LALVANİ

Zoran Lalvani'nin evliliğini ilginç kılan da biraz bu.

Bir tarafta Türk pop müziğinin unutulmaz isimlerinden Semiramis Pekkan...

Diğer tarafta 1950'lerin sonunda Hong Kong'dan elektronik ürün getirerek işe başlayan ve yıllar içinde İngiltere'nin en zengin Asyalı iş insanlarından biri haline gelen Gulu Lalvani...

Ve onların 1988'de dünyaya gelen oğulları Zoran.

Şimdi Zoran da kendi ailesini kurdu.

Lalvani ailesinde bir telefonla başlayan hikâyenin yeni bölümünde artık sahnede elektronik cihazlar ya da telefonlar değil, bir düğün var.

SADELİK VE GÖZDEN UZAK OLMA

Fakat Zoran'ın düğününü diğerlerinden ayıran bir şey dikkat çekiyor.

Avusturyalı gelin Zoe ile Zoran'ın olabildiğince sade bir törenle dünya evine girdi Zoran.

Bu gelinin tercihi miydi, yoksa ikisinin birlikte aldığı bir karar mıydı bilinmez ama son dönemlerde pek çok zengin ve varlıklı insanın tercihi bu görünmez törenler oluyor.

Bu sadeliğe karşın, düğünün arkasında da üç kuşağa yayılan bir servet hikâyesi duruyor.

Zoe Lalvani, iş hayatının yanı sıra macera dolu hobileriyle de dikkat çekiyor. Dünyanın farklı noktalarında dalış yapan Lalvani, deniz tutkusunu farklı coğrafyalarda sürdürüyor. Lalvani’nin hobileri arasında at binmek de yer alıyor. 

patronlardunyasi.com