Orta Doğu’yu karıştıran savaşta sona doğru gelindiğine yönelik açıklamalar gelse de kafa karışıklığı, belirsizlikler ve savaşın maliyetinin yayılma etkisi öne çıkmaya devam ediyor. Savaş boyunca yabancının sert çıkışına karşı TL’yi korumak için rezervlerini kullanan Merkez Bankası’nın beklentinin altında gelen mart ayı enflasyona rağmen 22 Nisan’daki Para Politikası Kurulu toplantısında harekete geçmesi bekleniyor.
Eknomim'den Şebnem Turhan'ın haberine göre, hafta sonu elektrik ve doğalgaz fiyatlarına yapılan zamların da etkisiyle nisanda yüzde 3 seviyesinde beklenen aylık enflasyon tahminlerinin yanı sıra Merkez Bankası’nın güçlü bir mesaj vermesi ve TL’yi korumaya devam etmesi için yüzde 37 olan politika faizini yüzde 40’a çekmesi beklentileri arttı. Ekonomistlerin yılsonu enflasyon ve politika faizi tahminlerinde de yukarı yönlü güncellemeler devam ediyor.
Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Kara, Merkez Bankası’nın savaşın geçici olacağı ihtimaline karşılık sıkılaştırmayı politika faizi ile değil likidite sıkılaştırması ile yaptığını hatırlatarak bölgedeki gerginliğin devam etmesi ve enerji fiyatlarının yüksek seviyelerde asılı kalması nedeniyle enflasyon ve döviz rezervlerinin görünümünün bozulduğunu vurguladı. Kara, “Bu nedenle nisan toplantısında TCMB’nin politika faizini artırma ihtimalinin yüksek olduğunu söyleyebiliriz” dedi.
“MANŞET ENFLASYON YÜZDE 32’YE ÇIKABİLİR”
QNB Türkiye Baş Ekonomisti Erkin Işık, mart ayında enflasyonun ana eğiliminin, kurdaki istikrar ve iç talepteki kısmi dengelenmenin desteğiyle ılımlı seyrettiğini, önümüzdeki dönemde artan petrol fiyatlarının ikincil etkilerinin daha belirgin hale gelmesini beklediklerini ifade etti. Gübre ve ulaştırma maliyetlerindeki artışların etkisiyle gıda fiyatlarının nisan ayında daha güçlü yükselmesinin muhtemel olduğunu söyleyen Işık, şu değerlendirmede bulundu:
“Elektrik ve doğalgaz fiyatları da konutlarda yüzde 25 oranında olmak üzere yükseltildi. Ayrıca daha önce elektrikte yapıldığı gibi, doğalgazda eşik değerin üzerinde tüketim yapanların yüksek tarifeden ücretlendirileceği kademeli fiyat uygulamasına geçildi. Bu gelişmelerle birlikte, manşet enflasyonun önümüzdeki aylarda yüzde 32 civarına yükselmesi ve petrol fiyatlarında bir gevşeme görülene kadar bu seviyelerde kalması muhtemeldir. Brent petrol fiyatlarının yıl sonuna doğru 80 dolar seviyesine gerileyeceği varsayımını korumakla birlikte, son gelişmeleri dikkate alarak yıl sonu enflasyon tahminimizi 3 yüzde puan artışla yüzde 28,5’e yükselttik.”
Işık, TCMB’nin, mart ayı başında TL likidite koşullarını sıkılaştırarak bankalararası para piyasası faizlerini yüzde 40 civarına yönlendirdiğini, PPK toplantısında ise politika faizi olan bir haftalık repo faizini yüzde 37’de sabit tuttuğunu hatırlattı. Enflasyonist baskıların devamı nedeniyle, TCMB’nin 22 Nisan’daki PPK toplantısında politika faizini yüzde 40’a yükseltmesini tahmin ettiklerini vurgulayan Işık, buna karşılık likidite koşullarını gevşeterek piyasa faizlerini genel olarak mevcut seviyelerde tutmasını beklediklerini dile getirdi. Işık, enflasyon görünümündeki yukarı yönlü güncellemeyle uyumlu olarak, yıl sonu politika faizi tahminlerini de yüzde 35’e yükselttiklerini açıkladı.
POLİTİKA FAİZİ TAHMİNİ 100 BAZ PUAN ARTIRILDI
İş Yatırım Araştırma Direktörü Serhat Gürleyen de yayımladığı notta, dinamik ve veri bazlı karar alan TCMB yönetiminin nisan enflasyonuna ilişkin gözlemlerine göre hareket edeceğini, eğer aylık rakam yüzde 3 veya üzerinde gözüküyorsa faiz artışını kalıcılaştırmak üzere 1-haftalık repo faizini 300 baz puanlık artışla yüzde 40 düzeyine yükselteceğini tahmin ettiklerini belirtti. Beklentilerden düşük mart enflasyonuna rağmen yıl sonu enflasyon beklentilerini yukarı güncellemeleri gerektiğini söyleyen Gürleyen, şunları söyledi:
“ABD’nin mayıs-haziran aylarında çekildiği, ancak İsrail ve İran arasında düşük yoğunlukta bir savaşın devam ettiği, Hürmüz Boğazının kademeli olarak açıldığı bir senaryoda 2026 Mart-Aralık dönemi için ortalama Brent petrol fiyat tahminimizi 85 dolardan 88 dolara, yıl sonu enflasyon tahminimizi yüzde 26’dan yüzde 26,5 düzeyine güncelliyoruz. Savaş öncesinde tahminimiz yüzde 24,5 olduğunun altını çizelim. Yılsonu politika faizi tahminimizi de 100 baz puanlık artışla yüzde 32’den yüzde 33’e güncelliyoruz. Nisan ayında politika faizi 300 baz puanlık artışla efektif fonlama oranına eşitlenirse haziran-ekim dönemindeki 4 PPK toplantısında 150’şer, yılın son toplantısında 100 baz puanlık indirimle ilerlenmesini bekleriz. Nisanda mevcut yapı korunursa Temmuz toplantısından itibaren 100’er baz puanlık adımlar bekliyoruz.”
FAİZ KORİDORU EN AZ 3 PUAN YUKARI KAYDIRILABİLİR
Gedik Yatırım Baş Ekonomisti Serkan Gönençler de TÜFE enflasyonunun temel belirleyicisinin emtia fiyatlarının seyri olacağını söyleyerek “Sene başındaki yüzde 25’lik enflasyon tahminimize yapacağımız nihai revizyonu nisan ayında yayınlayacağımız Strateji Raporumuz ile birlikte yayınlamakla beraber, enerji arzının üçüncü çeyrekte eski seviyelerine yaklaşacağı varsayımıyla, yüzde 3-4 puanlık bir revizyonun gerekli göründüğünü söyleyebiliriz. TCMB’nin faiz indirim süreci ötelenmiş görünüyor. Aynı varsayım altında, TÜFE enflasyonunun da ilk yarıyıl sonuna kadar yüzde 31 civarında seyretmesini muhtemel görüyoruz. Bu görünüm altında, TCMB’nin de fonlamasını gecelik faiz kanalından sürdürmesi, hatta rezervlerin durumuna göre faiz koridorunun en az 3 puan yukarı kaydırması da makul görünüyor. Buna göre, faiz indirim sürecinin en azından emtia fiyatlarına ilişkin belirsizlikler ortadan kalkana kadar ötelendiğini düşünüyoruz” dedi.
patronlardunyasi.com