Emlak


Yıkımların yarısından fazlasının ise riskli bina sayısının yüzde 48’inin bulunduğu İstanbul’da yapıldığı görülüyor. İstanbul, yılda yaklaşık 10 bin riskli yapının yıkılıp yeniden yapıldığı bir alan haline geldi. Deprem korkusu, eski binaların elverişsizliği, kentsel yenileme kapsamında İstanbul’da her an bir bina yıkılıp yeniden yapılıyor. Şehirde riskli kapsamda bulunan 1.5 milyon konutun dönüşümü için çarklar hızlı dönerken, şantiyeler de hızlı kuruluyor. Aynı anda binlerce yıkım sahası ve şantiye kuruluyor.

YIKIM ARTIYOR

İstanbul’daki 1.5 milyon civarındaki riskli konutlardan 600 bin adedinin kendi kendine yıkılma riski bile bulunuyor. Bu kapsamda vatandaşlar kamu teşvik ve desteklerinden de faydalanmak için başvurularını artırıyor. Son yıllarda şehre özel ve farklı kampanyalarla teşvik edilen riskli bina dönüşümü dolayısıyla İstanbul’da yıkım ve yapım sürekli artıyor. Özellikle 2026 yılı sonunda sona erecek Yarısı Bizden kampanyasından faydalanmak isteyenler başvurularını hızlandırıyor. Her bir konut için 875 bin lira hibe, 875 bin lira kredi ve 125 bin lira taşınma desteği verilen kampanya yoğun ilgi gördü, şimdiye kadar 370 bin konutun sürece dahil olduğu biliniyor.

HAFRİYAT RİSKİ YÜKSEK

Yıkım sahalarında en büyük sorunlardan birini hafriyat oluşturuyor. Özellikle yıkıma geçilmeden söküm işlemlerinde eski binalardaki asbestli alanların imhası önem taşırken, yıkım esnasında toz taşınımını engelleyecek çalışmalar riski bertaraf ediyor. Ortalama 12 dairelik alandan 20 kamyona yakın atık çıkıyor. Atıklar ayrıştırıldıktan sonra ise asıl maliyeti molozların taşınması oluşturuyor. Molozlar için özel döküm sahaları bulunuyor. Burada ton başına fiyat 5 bin lira olarak uygulanıyor.

5 KİLO HURDA 1 LİTRE MAZOT

Yıkım müteahhitliğinde bina yıkımı için basit bir maliyet hesabı var. Genellikle hurda başı çalışılan yıkım işinde 1 kilo hurda ile 1 litre mazot alınıyor. Ancak son yıllarda artan maliyetler, 5 kilo hurda karşılığı 1 litre mazot durumuna geldi. Önemli yıkım ve enkaz kaldırma işleri gerçekleştiren Cevat Erol, yıkım kapsamındaki maliyet ve kazançlara ilişkin şu bilgileri paylaşıyor: “12 daireli ortalama bir binanın yıkımı, enkazı 4-5 gün sürer. 200 bin lira yıkım maliyeti, 300 bin lira moloz taşıma bedeli olur. Yıkım araçlarını kullanacak yetişmiş operatör sayısı az. Günlük yevmiyeleri 5 bin liranın üzerinde.”

İNSAN SAĞLIĞI VE ÇEVRE GÜVENLİĞİ...

Milliyet'ten Duygu Erdoğan'ın haberine göre, İstanbul gibi yoğunluklu şehirler başta olmak üzere riskli binaların yapımında olduğu kadar yıkımında kurulan şantiyeler de ciddi önemde. Pek çok riskin bertaraf edilmesi için farklı önlemler alınması şart. Bu kapsamda daha önce kuralları belirleyen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, yeni tedbirler ile bu alandaki denetimleri de artırdı. ‘Binaların Yıkılması Hakkında Yönetmelik’te yapılan değişiklikler Resmi Gazete’de yayımlandı. Bina yükseklikleri, patlayıcı kullanımı, çevreye yönelik riski azaltacak uygulamalar düzenlendi.

ÇEVREYE DUYARLI

Özel sektör de bu açıdan İstanbul’da önemli işlere imza atıyor. Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER) Başkanı Hakan Şişik, İstanbul gibi yoğunluklu bir şehirde yıkımın oldukça riskli bir aşama olduğuna dikkat çekerken, müteahhitleri uyarıyor: “Bir binayı birkaç dakikada yıkmak teknolojik bir başarı olabilir. Asıl başarı ise onu insanlara, çevreye ve doğaya zarar vermeden yıkabilmektir. Bu nedenle yıkım süreçlerinde önceliğimiz hız veya maliyet değil; insan sağlığı, çevre güvenliği ve sürdürülebilirlik olmalıdır.”

patronlardunyasi.com