Şirketlerin kasalarındaki atıl parayı değerlendirmek için son dönemde yoğun biçimde kullandığı para piyasası fonlarında vergi hesabı değişti.
5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11734 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile sermaye şirketlerinin para piyasası fonları ile unvanında “para piyasası” ibaresi bulunan serbest fonların katılma paylarından elde ettiği kazançlara uygulanan stopaj oranı yüzde 0’dan yüzde 10’a yükseltildi.
Düzenleme 5 Eylül itibarıyla yürürlüğe girdi.
YÜZDE 10 ANA PARADAN DEĞİL KAZANÇTAN
Yeni düzenlemede dikkat edilmesi gereken ilk nokta, yüzde 10’luk kesintinin şirketin fonda tuttuğu paranın tamamından değil, elde ettiği kazanç üzerinden yapılacak olması.
Dolayısıyla bir şirketin para piyasası fonunda 1 milyar TL’sinin bulunması, 100 milyon TL vergi ödeyeceği anlamına gelmiyor.
Verginin büyüklüğünü fonun sağladığı kazanç belirleyecek.
Örneğin 1 milyar TL’lik fon pozisyonunun bir yılda yüzde 40 brüt getiri sağladığını varsayalım.
Şirketin kazancı:
400 milyon TL
Yeni düzenlemeye göre bu kazanç üzerinden yapılacak yüzde 10 stopaj:
40 milyon TL
Fon bozulduğunda şirketin eline, diğer unsurlar hariç, stopaj sonrasında 360 milyon TL kazanç geçecek.
Getiri yüzde 45 olursa 450 milyon TL kazanç üzerinden 45 milyon TL, yüzde 50 olursa 500 milyon TL kazanç üzerinden 50 milyon TL stopaj söz konusu olacak.
Bunlar mevcut fon getirisine ilişkin tahmin değil; yeni verginin büyüklüğünü göstermek amacıyla hazırlanmış örnek hesaplamalar.
AMA ŞİRKETİN NİHAİ VERGİSİ 40 MİLYON TL ARTMAYABİLİR
Yeni düzenlemenin en kritik noktası burada.
Yerli sermaye şirketleri açısından para piyasası fonundan elde edilen kazanç zaten ticari kazancın ve dolayısıyla kurumlar vergisi matrahının bir parçası.
Yeni sistemde değişen, verginin bir bölümünün fonun elden çıkarılması sırasında stopaj yoluyla peşinen alınması.
Şirketin kazancından kesilen bu verginin, şartların bulunması halinde hesaplanan geçici vergi ve kurumlar vergisinden mahsup edilmesi mümkün.
Bu nedenle “şirketlerin para piyasası fonu kazancına ilave yüzde 10 vergi geldi” demek doğru değil.
Daha doğru ifade şu
Devlet, şirketin ödeyeceği verginin bir bölümünü artık daha erken tahsil edecek.
1 MİLYAR TL’LİK KASADA ASIL MALİYET: ZAMAN
Yukarıdaki yüzde 40’lık varsayımsal getiri örneğinde şirketin fon kazancı 400 milyon TL.
Eski uygulamada fon bozulurken bu kazanç üzerinden stopaj kesilmiyordu.
Yeni uygulamada ise 40 milyon TL daha fon bozulduğu anda kesilecek.
Şirket daha sonra bu tutarı hesaplanan vergisinden mahsup edebilse bile, 40 milyon TL’yi o tarihten itibaren işletme sermayesinde kullanamayacak.
Milyarlarca liralık nakit yöneten holdingler ve büyük şirketler açısından düzenlemenin gerçek ekonomik etkisi de burada ortaya çıkıyor:
Verginin miktarından çok ödeme zamanı değişiyor.
ŞİRKETLER NEDEN PARA PİYASASI FONUNU SEVİYORDU?
Para piyasası fonları özellikle kısa vadeli nakit yönetiminde şirketlere önemli bir esneklik sağlıyor.
Şirketler maaş, tedarikçi ödemesi, vergi veya yatırım harcaması için kısa süre sonra ihtiyaç duyacakları parayı uzun vadeli bir yatırım aracına bağlamak yerine, yüksek likidite sağlayan para piyasası fonlarında değerlendirebiliyor.
Bu nedenle fonlar yalnızca bireysel yatırımcıların değil, büyük şirketlerin hazine ve finans departmanlarının da önemli nakit yönetimi araçlarından biri haline geldi.
Yeni karar bu mekanizmayı ortadan kaldırmıyor.
Ancak bundan sonra finans yöneticilerinin karşılaştıracağı tek rakam brüt getiri olmayacak.
Fonun getirisi, stopaj nedeniyle oluşan nakit çıkışının zamanı ve alternatif kısa vadeli yatırım araçlarının vergi yapısı birlikte hesaplanacak.
BÜTÜN FONLARA YÜZDE 10 GELMEDİ
Karar bütün yatırım fonlarını aynı kapsama almıyor.
Sermaye şirketlerinin para piyasası fonları ve unvanında “para piyasası” bulunan serbest fonlardan elde ettiği kazançlarda oran yüzde 10’a çıkarılırken, karar kapsamındaki diğer kazançlarda yüzde 0 oranı devam ediyor.
Bu ayrım önümüzdeki dönemde şirketlerin nakit yönetiminde hangi fonları ve finansal araçları tercih edeceği açısından önem taşıyor.
Portföy yönetim şirketleri açısından da kurumsal müşteriye sunulan ürünlerin vergi ve likidite yapısı yeniden rekabet unsuru haline gelebilir.
ESKİDEN ALINAN FONLAR DA TAMAMEN KURTULMUYOR
Karar yalnızca 5 Eylül’den sonra satın alınacak fonları ilgilendirmiyor.
5 Eylül 2026’dan itibaren iktisap edilen kapsamdaki fonların kazançlarında yeni oran uygulanacak.
Bu tarihten önce alınmış para piyasası fonlarında ise geçmişte oluşmuş kazancın tamamı geriye dönük olarak vergilendirilmeyecek.
Ancak 5 Eylül’den fonun elden çıkarıldığı tarihe kadar geçen döneme isabet eden kazanç kısmı yüzde 10 stopaja tabi olacak.
Dolayısıyla karar öncesinde milyarlarca liralık para piyasası fonu pozisyonu bulunan şirketler de 5 Eylül sonrasında oluşacak kazançları bakımından yeni sistemin içinde.
ŞİRKET KASASINDA YENİ HESAP
11734 sayılı karar ilk bakışta küçük bir stopaj oranı değişikliği gibi görünüyor.
Oysa şirketlerin finans departmanları açısından soru artık değişti.
Düne kadar:
“Kasadaki parayı en likit ve en yüksek getirili nerede tutarım?”
sorusu öne çıkıyordu.
Şimdi buna bir soru daha eklendi:
“Vergiyi ne zaman öderim ve bu para kasamdan ne kadar erken çıkar?”
1 milyar TL’lik fonda yüzde 40 yıllık kazanç varsayımında 40 milyon TL’nin daha erken şirket kasasından çıkması, yeni dönemin ölçeğini gösteriyor.
patronlardunyasi.com