Patronlar


 

SABAH, terör örgütünü silah bırakmaya zorlamayı hedefleyen ve devletin zirvesince de onaylanarak sessizce uygulamaya sokulan stratejiyi açıklıyor.

1- TÜRKİYE'NİN önemli güvenlik kuruluşlarından üst düzey bir yönetici Barzani'ye PKK'yı dağdan indirmenin bölge için önemini anlatarak desteğini aldı. Cumhurbaşkanı Talabani de ikna edildi.

2- TÜRKİYE'DEKİ Kürt siyasetçiler de Barzani ve Talabani ile görüşerek PKK'nın silahlı mücadelesine karşı olduklarını ve örgütün silah bırakması için baskı yapmalarını istedi.

3- BARZANİ ve Talabani, Kuzey Irak'taki 2 bini aşkın militanın silah bırakarak Türkiye'ye dönmesi için örgüte baskıya başladılar.

4- TALABANİ, PKK'ya, Kuzey Irak'ta rahat hareket edemeyeceğini, kamplarının sarılacağını ve kentlere ulaşımlarının engelleneceğini ve tecrit edileceklerini bildirdi.

5- ARACILAR genel af önerdiler. Genel affın şu an için mümkün olmadığını ancak yönetici kadro dışındakilerin sessiz sedasız Türkiye'ye dönmelerinin kabul edilebileceği söylendi.

6- TALABANİ, Türkiye'ye dönmesi mümkün olmayan 450 kişilik yönetici kadronun bir Kuzey Avrupa ülkesine yerleştirilmesini önerdi ve bu yönde temaslara başladı.

7- PLAN MGK'ya sunuldu. Cumhurbaşkanı Sezer, Başbakan Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Özkök "Denemekte fayda var" dediler.

8- BİR yandan demokratikleşme çabalarının sürdürülmesi ve diğer yandan Öcalan'ın örgüte "silahı bırak" demesi söz konusu.

PKK'yı dağdan indirme planı

PKK'yı bitirmek amacıyla uygulamaya konan bu en kapsamlı proje ile bir yandan Barzani ve Talabani'yle yapılan gizli temaslar, diğer yandan önde gelen Kürt kökenli siyasiler aracılığıyla PKK silah bırakmaya zorlanıyor.

Türkiye, yaklaşık 1 yıldır, kapalı kapılar ardında Kuzey Irak'lı Kürt gruplarla sürdürülen çok gizli temaslar sonucu, PKK'yı dağdan indirmek için çok boyutlu bir plan geliştirdi. PKK'yı silah bırakmaya zorlayarak "Akan kanı durdurmayı" hedefleyen gizli plan, Çankaya ve MGK'nın da onayıyla devletin çeşitli kurumları tarafından sessiz sedasız uygulamaya kondu. PKK'nın dağdan indirilmesi yönündeki inisiyatif, son bir yıldır geliştirilen Güneydoğu'ya yönelik kapsamlı eylem ve kalkınma planları ve hükümetin demokratikleşme açılımlarını "tamamlayıcı" nitelikte. Şu ana kadar terör ve PKK'yı bitirmek amacıyla uygulamaya konan, bu en kapsamlı proje, örgütün dağdan inmesi için uluslararası baskı ve bir dizi dolaylı temas sonucu gerçekleşti. Devletin çeşitli kurumları arasındaki hazırlıklar, son 4 ayda Kürt asıllı siyasetçilerin ve Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin ayrı kanallardan devreye girmesiyle ivme kazandı. Geçen Ekim ayında Kuzey Iraklı Kürt lider KDP lideri Mesud Barzani ile MİT Müsteşarı Emre Taner arasındaki görüşmenin ardından, iki hafta önce Barzani'nin Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani ile ortak mutabakata varıp "PKK'yı tecrit" için düğmeye basmasıyla kritik bir aşamaya geldi. Barzani ve Talabani, iki hafta önce PKK'nın dağ kadrosuna, "Ya silahı bırak, ya da Kuzey Irak'taki varlığını imkansız hale getireceğiz" mesajını ilettiler.

NASIL İKNA EDİLDİLER?
Barzani ve Talabani'nin bu noktaya gelmesinde ise, Washington'un tavrı ve gizli misyonla Kuzey Irak'a giderek silahlı mücadeleye karşı olduklarını anlatan Kürt siyasi figürleri de etkili oldu. Kürt kökenli siyasetçiler, bizzat Talabani'ye Türkiye'deki Kürt sorununun silahlı yöntemlerle çözülemey