Ekonomi basını Escort Computer'e her zaman destek verdi. Şirketin sahibi Halil İbrahim Özer adlı Boğaziçi Üniversitesi mezunu genç işadamı belki de gereğinden fazla ilgi gördü. Elif Ergu'nun haberlerini okuduğunuzu sanıyorum. Özer, gümrüklerde naylon fatura marifetiyle vergi kaçırdığına dair ortaya aülan iddialar çok ciddi. Ergu'nun haberini yayınlama konusunda tereddüt ettiğimi itiraf etmeliyim. Acaba birileri bizi kullanıyor muydu? Muhtemelen evet. Ancak bilgilerin inandırıcılığı nedeniyle, habere gözlerimizi kapatmak mümkün değildi.
VATAN'ın reklam müşterisi olup olmadığına bakmadan haberi yayınladık. Özer'in yaptığı açıklamayı da aynen kullandık.
Haberde dikkatimi çeken en önemli unsur, Escort Bilgisayar'ın ve naylon fatura ürettiği iddia edilen Bekom ve yine Özer'in ortak olduğu TNB şirketinin evraklarının lağım suyu altında kalmasıydı. Bu şirketlere ait (1999'dan 2004 yılına kadar) gelir-gider makbuzları, faturalar vs lağım suları (Mahkemeye bu ifade ile başvurulduğunun altını çizmeliyim) altında kalmış, mahkemeye başvurulmuş ve "zayi belgesi" alınmış.
Yani Maliye "Getir belgelerini" dediğinde, karşısına "zayi belgesi" çıkıyor ve geriye doğru inceleme yapamıyor.
Gerçekten iki ayrı depoda tutulan evrakların, iki ayrı lağım suyu baskını ile kullanılamaz hale gelmesini tesadüfi bir olay olarak görebilir miyiz?
Maalesef ben bu kadar iyi niyetli olamıyorum. Neden mi?
Elif Ergu dün yeni bir belge daha getirdi. Buna göre, Escort Computer'in deposunu 1997 yılında yine lağım suyu basmış! Ve 1997 yılında 1258 sayılı karar no ile istanbul Asliye Ticaret Mahkemesi de kendilerine "zayi belgesi" vermiş.
İnsan sormadan edemiyor.
Bir şirketin deposu her iki yılda bir lağım suları altında kalır mı? Başka bir deyişle, lağım suları dönüp dolaşıp, hep bu genç işadamının deposunu mu buluyor? Bir patron hiç mi lağım sularından ders almaz?
Yavuz Semerci/Vatan
Vatan'ın konuya ilişkin haberi İbrahim Özer'e yeni suçlama