Küresel piyasalarda gözler devlet tahvil faizlerinde. ABD ve İsrail’in İran’a savaşıyla hareketlenen tahvil faizleri, savaşta bir türlü sona ulaşılamaması ve petrolde 100 doların üstü fiyatlamaların etkisiyle yükselişini sürdürüyor. ABD, Japonya, İngiltere gibi gelişmiş ülke tahvil faizleri son yılların en yüksek seviyelerini görürken bu durum gelişen ülke piyasalarında da yaşanıyor. Savaşın ilk günleriyle birlikte sert satış yiyen TL devlet tahvilleri tarihi en yüksek seviyelerine yakın fiyatlanıyor.
ENFLASYON RİSKİ FİYATLANIYOR
Şubattan bu yana yeni ihracı olmayan 10 yıl vadeli gösterge tahvil faizi yüzde 35,85 ile tarihi en yüksek seviyesini gördü, 5 yıl vadeli gösterge tahvil faizi yüzde 39,52, 2 yıl vadeli gösterge tahvil faizi de yüzde 43,74 ile geçen yılki zirvelerine yaklaştı. Uzmanlar tahvil faizlerinin enflasyon riskini fiyatladığını haziranda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz artırımı yapmak zorunda kalabileceğine işaret etti.
Savaşın 28 Şubat’ta başlamasıyla birlikte yabancı yatırımcıların yoğun çıkışları sonucu Türkiye’nin gösterge tahvil faizleri yönünü yukarıya çevirdi. Ateşkes ve müzakere süreçlerinde bu yukarı yönlü hareket frenlense de son günlerde çözümsüzlüğün sürmesi nedeniyle küresel çaptaki endişeler TL devlet tahvili fiyatlamalarında da etkili oldu. 27 Şubat son işlemlerde yüzde 36,53 seviyesinde olan Türkiye’nin 2 yıl vadeli gösterge tahvil faizi 7.21 puan, 5 yıl vadeli gösterge tahvil faizi 6.15 puan, 10 yıl vadeli gösterge tahvil faizi de 5.27 puan arttı.
GELİŞMİŞ ÜLKELERDE FAİZ ARTIŞI
Ekonomim’den Şebnem Turhan’a konuşan bir yabancı kurum analisti küresel çapta savaş bugün bitse bile lojistik problemleri, arkada birikmiş petrol stoku ile petrol fiyatlarının uzun süre yüksek seyredeceği, bunun enflasyonu yukarı çekeceği ve merkez bankalarının rahat hareket edemeyeceği varsayımının fiyatlandığını vurguladı. Savaşın ciddi anlamda devam etmesinin ise petrol fiyatlarında 120-130 dolar bandı değil çok daha ciddi seviyelerin konuşulacağına işaret eden analist bunun da şu an görülen faiz oralarını bile masum bırakacağını dile getirdi.
Analist şu anki senaryoda piyasalarda Amerikan Merkez Bankası Fed’in bu yıl faiz indirmeyeceği, gelecek sene faiz artırımı yapabileceğinin fiyatlandığını belirterek bu kadar uzun fiyatlama ciddiye alınması bile Avrupa Merkez Bankası için bu yıl 4, İngiltere Merkez Bankası için 2 faiz artırımı fiyatlandığına dikkat çekti. Gelişmiş ülkelerde faiz artırım trendinin başladığına vurgu yapan analist bunları takip eden küresel piyasalarda da tahvil faizlerinde yönün yukarı olduğunu söyledi.
YÜKSEK FAİZ İHTİYACI DOĞABİLİR
Analist, petrol fiyatları 150-200 dolar bandına gitmesi durumunda Türkiye’de piyasanın bugün konuştuğu yılsonu yüzde 30 senaryosunun bile iyimser kalabileceğine işaret ederek Merkez Bankası’nın son enflasyon raporunda tüm ihtimallerin masada olduğunu söylediğini ve gerekirse faiz artırabileceğini belirtti. İçerisi değil yurtdışı kaynaklı sorunlar yaşandığı için enflasyon etkilerinin tartışılacağını söyleyen analist tüm dünyada tahvil fiyatları yukarı giderken Türkiye’de de faizlerin carry trade mekanizmasının çalışabilmesi için mutlaka yukarı gitmesi gerektiğini dile getirdi. Analist Merkez Bankası’nın b senaryosunun ise tüm bu işlerden vazgeçip kuru biraz daha bırakarak enflasyonun gittiği yerden döndürmeyi düşünerek bu durumu fırsat olarak kullanabilmek olduğunu ifade etti.
SAKİNLEŞME İÇİN ANLAŞMA ŞART
Black Sea Advisory Kurucu Ortağı Eren Kuru da, şubat ayının son haftasından bu yana herkesin de takip ettiği gibi ABD-İran savaşı nedeniyle Brent petrol fiyatların çok hızlı şekilde 100 doların üstüne genişlediğini hatırlattı. Bu genişleme ile birlikte kurumların yılsonu enflasyon beklentilerinde yukarı doğru revizeleri gerçekleştirdiklerini belirten Kuru, “Revizeler ile birlikte doğrudan tahvil faizlerini yukarı taşımasına neden oldu. Sadece enflasyon revizeleri değil, major merkez bankalarının genişlemeci faiz politikalarını ertelerken ve büyüme tarafında endişelere yol açtı. Böylece tahviller tarafında baskıyı iyice arttırdı. Diğer taraftan piyasadaki kredi koşulları sıkılaşmaya devam etti. Yurt dışında private credit fonları tarafında çıkışları hızlandırırken, VC ve PE'lerde yeni yatırım düşüncelerini geri plana atmışa benziyor. Yurt içi tarafta da ÖST tarafında maliyetlerden dolayı hacimlerde azalışı görebiliriz. Kısaca ABD-İran tarafındaki haber akışı tahvil faizlerindeki görüntüyü bozarken, genel olarak piyasanın sakinleşmesi için anlaşmanın şart olduğu düşünebiliriz” diye konuştu.
BORSALARDA FAİZ BASKISI YAŞANIYOR
Tahvil faizlerindeki yüksek seyir hisse senedi piyasalarında da baskı yaratıyor. Uzmanların değerlendirmelerine göre tahvil faizlerindeki yükselişin yanı sıra petrol fiyatlarının jeopolitik risklerle yüksek seviyelerde kalması ve Fed başta olmak üzere önde gelen merkez bankalarının yeniden daha sıkı bir politika çizgisine yaklaşabileceği beklentisi, son dönemde zirve seviyelere ulaşan endeksler üzerinde baskı yaratmayı sürdürüyor. Kritik bir gösterge olarak izlenen 10 yıl vadeli ABD tahvil faizi yüzde 4,60’ın üzerine çıkarken uzmanlara göre bu bölgede kalıcı olunması enflasyon endişelerinin canlı kaldığı bir ortamda hisse senetleri açısından zorlu bir zemin yaratmayı sürdürebilir. Borsa İstanbul endeksleri dün dalgalı bir gün yaşarken yurtdışında ise büyük teknoloji şirketlerinin bilançoları takip edildi.
patronlardunyasi.com