Borsa


Borsa DEDEKTİFİ

Petrol fiyatındaki yükseliş ve ABD’de yeniden güçlenen faiz artışı beklentisi Türkiye piyasasına nasıl yansıyacak?

Öğle saatlerinde ilk cevap Borsa İstanbul’dan geldi.

PD’nin canlı piyasa ekranında BIST 100 saat 13.00 civarında 14 bin puanın altına gerilerken kayıp yüzde 2 civarına ulaştı.

Bu rakam gün içi işlemlere ait bir fotoğraf. Seans devam ettiği için değişebilir.

Ancak asıl önemli olan yalnızca endeksin kaç puanda olduğu değil.

Türkiye’nin aynı anda karşı karşıya kaldığı üç dış fiyatlama baskısı.

PETROL 108 DOLARI GÖRDÜ

Brent petrol salı günü yüzde 2’nin üzerinde yükselerek 108,18 doları gördü.

Yükselişin arkasında Ortadoğu’daki gerilim ve özellikle Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı petrol boru hattındaki kesinti nedeniyle artan arz endişeleri bulunuyor.

Türkiye açısından petrol fiyatındaki yükseliş yalnızca akaryakıt fiyatı anlamına gelmiyor.

Net enerji ithalatçısı Türkiye için yüksek petrol; enerji ithalat faturası, cari denge, enflasyon ve şirketlerin ulaştırma ve üretim maliyetleri üzerinden ekonomiye birden fazla kanaldan yansıyor.

İKİNCİ ŞOK ABD TAHVİL PİYASASINDAN

Petrol yükselirken küresel piyasaların ikinci kritik göstergesi de yüzde 5 eşiğini geçti.

ABD’nin 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 5,03’e kadar çıkarak 2007’den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.

Tahvil faizlerindeki yükseliş, gelişmekte olan ülkeler açısından ayrı önem taşıyor.

ABD’de risksiz kabul edilen getirinin yükselmesi, gelişmekte olan ülke varlıklarının küresel sermaye karşısındaki rekabetini zorlaştırıyor.

Türkiye de bu fiyatlamadan bağımsız değil.

FED’DE YÜZDE 94’LÜK FİYATLAMA

Üçüncü baskı ise çarşamba günü açıklanacak Fed kararından geliyor.

Piyasalar Fed’in politika faizini 25 baz puan artırması ihtimalini yüzde 94 civarında fiyatlıyor.

Petrolün yeniden enflasyon baskısı yaratması ve ABD tahvil faizlerinin yükselmesi, birkaç hafta öncesine göre küresel para politikasının görünümünü değiştirmiş durumda.

Dolayısıyla Borsa İstanbul’daki bugünkü satışları yalnızca;

“Petrol yükseldi, Borsa düştü” şeklinde okumak eksik olur.

Ortada aynı anda çalışan üç mekanizma var:

108 dolarlık petrol, yüzde 5’in üzerindeki ABD 10 yıllık faizi ve Fed’den faiz artırımı beklentisi.

TÜRKİYE’NİN FATURASI AKŞAM DAHA NETLEŞECEK

Günün ikinci yarısında asıl bakılması gereken nokta BIST 100’ün 14 bin seviyesinin altında kalıp kalmayacağı olacak.

Bunun yanında bankacılık endeksi ile Türk Hava Yolları, Pegasus, Tüpraş, Petkim ve otomotiv şirketlerindeki ayrışma, küresel şokun hangi sektörlerde daha güçlü fiyatlandığını gösterecek.

Özellikle havacılık ile rafineri şirketlerini aynı kefeye koymamak gerekiyor.

Yüksek petrol havayolları açısından yakıt maliyeti baskısı yaratırken rafineri şirketlerinin performansı yalnızca ham petrol fiyatına değil, ürün marjlarına ve rafineri marjlarına da bağlı.

Bu nedenle günün sonunda ortaya çıkacak tabloyu şirket şirket okumak daha doğru olacak.

Sabah konuştuğumuz risk artık yalnızca senaryo değil.

Küresel piyasalar Türkiye’ye aynı anda hem enerji maliyeti hem de daha yüksek dolar faizi gönderiyor.

Borsa İstanbul’daki bugünkü hareket bunun ilk fiyatlaması.

Kesin fatura ise kapanış rakamlarıyla ortaya çıkacak.

patronlardunyasi.com